ROSE Gül hastalığı yetiştirimesi bakımı

ROSE Gül Soğuk, serin iklime sahip olan hatta Kuzey Avrupa ve yine düşük ısılı ve kurak kış¬ları olan Doğu Ülkeleri ile, iklimi çeşitli olan diğer memleketlerde yetiştirilme¬si mümkündür. Bununla bir-likte nadir çeşitler ayrı ayrı iklim şartlarına ihtiyaç gösterir¬ler ve taşıdıkları çanak yapraklarının değişmez ve aynı ka¬rarda kalan ve az yağmurlu yerlerde fevkalâde açarlar, yağ¬mur seviyesi yüksek olan bölgelerde ise genellikle çiçekleri bozulur. Birçok gül çeşidi dikkat isterler. Güller hiç bir za¬man çok gölgeli, dalları elle tutulabilecek kadar düşük olan ağaçların altına ve kötü drenajlı topraklara ekiimemelidir. Ihtimamlı bir bakım yapılarak kaliteli çiçek elde edilebilir. Orta derecedeki açıklıklar arzu edilirse de hafif gölgelikte önemli değildir. Toprağın drenajh olması çok önemlidir. E- ğer su toprak yüzünde bir çok hafta kalırsa nazik olan gül kö¬kü çürüme gösterir ve büyüme zayıf olur. Bu hal ağır top¬raklarda olur ve bir veya iki gün devam ederse endişe edil¬memelidir. Son yıllarda yetiştirilen çeşitler eskilerine göre daha gü¬zel kokuludurlar. Hava şartları ve hava elverişli olduğu za¬man ve ısı ile nem temin edilince bütün gül çeşitleri güzel kokulu olurlar. Soğuk ve nemli şartlarda fazla koku veren çe¬şitleri dahi kokulalım kısmen veya tamamen kaybederler. Melezleme yolu ile elde edilen yeni çeşitlerde ise koku domi-nant karakteristik vasıf olmayıp kaybolabilir. Eğer tohum kuvvetli ise renklenme ve çiçeklenme serbest olup diğer iyi hassalara sahip olur, ancak koku azalır ve melezleşmiş bitki sıhhatsiz olup çabuk solar. Yetiştirilmesi Çok renkli çeşitlere sahip olan gülün bir ve birçok renk¬li türlerini elde etmek mümkündür. Bir renkli çalı gülü, stan¬dart tırmanıcı minyatür, ağaççık güller ve çardak gülleri mevcuttur. Birçok yeni varyeteler her yıl elde edilmektedir. Çoğaltma çelik ve tohum yolu ile olursa çelikle çoğaltma bitkinin köklenip uzun müddet yaşaması daha az olup; hayat¬larım idame ettirmeleri tohumdan yetişenler gibi olmayıp sı-nırlıdır. Bilhassa bu durum, melez ve flouribundas?larda iyi vasıfların kaybolduğu görülür. Orijinal türler veya yabani güller, eski moda ağaççık çe¬şitlerinde Bourbons gibi basit soydan gelenler de vardır. Bun¬lar modern güller gibi yetiştirilmezler, çoğunlukla eski kuv-vetli hallerini korurlar. Melezler muntazaman yeni çeşitler ve¬rirler. Önemli bir nokta da aynı yaştaki cinslerin, her durum¬da daha önceki atalarından daha dayanıklı ve daha iyi form¬lu çok geniş çiçek verdikleri ve daha fazla çiçek açtıklarıdır. Bodur Gül (Çalı Gülü) Yüksekliği çeşidine ve budama metoduna göre 30 cm. den 75 cm.?e kadar değişiklikler gösteren bir türdür. Hybrid teas ve Floribundas?a benzer türde ve ağaççık şeklindedirler, ay¬rıca örnek olarak tek büyütülebilme özelliği olan bir çeşittir. Büyüme bilinen normal yastıklarda olmayıp Hybrid teas gül bahçelerinde sarılıcı olarak kullanılan ve çiçeklerini 1-2 ve üçlü şekilde taşıyan bir türdür. Kaliteli çiçek elde etmek iste¬niyorsa halen birinci kaliteyi temsü eden bu tür tercih edil¬melidir. Yüksekliği 45 veya 120 cm. arasında değişebilir. Floribundas?lar şeklen hybrid Piliantalara benzerler. Çi¬çekleri demet ve salkım şeklinde veya büyük demet halinde¬dir, ayrıca çiçekleri bol olup kesme çiçekçilik için idealdir-ler. Sert iklim şartları buna engel olur. Yükseklikleri fark¬lıdır, orta kuvvetteki çeşitlerde 60 cm. kadar olup bunlar bordürlerin ön kısımları için elverişlidir. Uzun boylular 120 cm. kadar yükselirler ve hafif budanırlar. Floribundas?lar bo-durlaştırılabilir ve bunların varyetelerinin yükseklikleri 20- 37,5 cm. dir ve bordür kenarları için idealdirler. Hybrid Teas ve Floribundas standart ölçüde yetişirler. Gonca aşıları veya gözler tercih edilen çeşitlerden alınır. Çok dayanıklı olan Hybrid teas, end Harkness, Gail Borden, Peace Perfecta gibileri teşhir için gösterişli güller yaparlar, büyür-lerken çalı manzarasında ağaççık şeklinde olup yayılırlar. Çardak ve Tırmanıcı Güller Bu tip güller genellikle yavaş büyürler ve en az iki yıl¬dan aşağı bol miktarda çiçek vermezler. Bununla birlikte çok uzun ömürlüdürler. Tırmanıcı güller ise sütün ve direkler ü- zerinde yetişebilirler. Kemer şeklinde, pergolalar veya çit siperi olarak duvarlara tırmandırılır. Tırmanıcı güller bu po¬zisyonda mildiy (küf) hastalığının yerleşmesine elverişli de¬ğildir. Çardak ve tırmanıcı güller arasında önemli farklar vardır: Çardak gülleri çok kuvvetli ve dinç olup biraz za¬yıf büyür, salkım şeklinde küçük çiçekler yapar. Bunlar bir yıl devam eder, gevşek yumuşak güller gelecek yıl içinde esaslı olarak büyürler. Tırmanıcı güller ise az fakat esaslı filizler yaparlar, bü¬yüme şekilleri dik ve serttir. Çiçekler tek olup çok büyüktür¬ler. Bazı varyeteler devamlı olarak az veya çok çiçeklenirler. Minyatür Güller Bu gurup 15 cm. den 40 cm.?e kadar yükseklikler gösterip tek ince çiçekleri fevkalâde şeküde olup yaprakların ölçü ve oranları hybrid teas?e benzer. Bütün çeşitleri Floribundas veya hybrid teas yastıkları¬nın kenarlarına şerit olarak, pencere kenarlarına, kaya bah¬çelerine ekilmeye elverişlidirler. Minyatür güller oturma odasında saksı içinde veya muay¬yen zamanlarda yetiştirilir. Kuru havayı sevmezler ve kalo¬rifer sıcaklığında, tomurcuklar belir inceye kadar camekân veya çerçevelerde tutmak ve daha sonra serin odalara alarak sabah ve akşam temiz su ile yağmur şeklinde sulamalıdır. ilk çiçekler sona erince yeniden camekânlara veya yer came- kânlarına yerleştirilerek tekrar yetiştirilmelidirler. Her sak¬sı geniş maden veya topraktan yapılmış kaplar içinde veya 2,5 cm. nemli peat ihtiva eden fincan tabaklarında tutulur. Kış mevsimi hariç peat oldukça nemli tutulmalı ve saksılar yazın dışarda bırakılarak yaz yağmurlarından faydalanması sağlanmalıdır. Gül Yastıkları Bu yastıklar her şekilde olabilirler, uzunlukları önemli değildir fakat çalışma kolaylığı bakımından genişliklerinin pratik olması gerekmektedir, çok geniş bir yastık yapmaktan- da kaçınılmalıdır. Yastık 180 cm. genişlikte ve üç sıra hybrid teas ve Floribundas türlerinden rahatlıkla alabilmelidir. Ekim Zamanı Bütün gül tipleri Ekim aymın sonundan Mart sonuna ka¬dar, toprağın donlu ve fazla ıslanmış olmadığı zamanlarda ve ağır topraklarda ilkbahardan önce rutubet bulunduğundan dikimleri başarılı olur. Bununla birlikte hafif kumlu toprak¬larda çoğunlukla ilkbahar bitiminde başarılıdır, bu durum kasım aymda yapılan dikimlere kadar devam eder, Mart ayı rüzgârları fazla olup uzun müddet kuraklık yapacağından cid¬di hasarlara yol açarlar. Dikim Hazırlığı Dikim için her tip toprağın çok dikkatli olarak hazırlan¬ması gerekir. Toprak hazırlığının toprağın yerleşmesini te¬min için dikimden üç hafta önce bitmiş olması önemlidir. Bütün saha iki bel derinliğinde bellenir, eğer dip kısım balçık¬lı, sert ise (hydra det) kumlu toprak ile kireç ilâvesini bol olarak yapmalıdır. Bu karışım dip kısmının işlenmesini sağ¬lar ve toprağın yapısını düzeltir. Hafif ve orta topraklarda da dip, kısım belleme yolu ile parçalanır, belleme esnasında iki bel toprağın birbirine karışmamasına dikkat edilmelidir. Ust kısımdaki toprağın itinalı hazırlanması, humus madde¬sinin, kök kompostosu, ısıyı temin eden gübre, nemli yaprak ve mahrukat çürüğü, yaşlı küflenmiş yaprak veya kıyılmış yaşlı çayır tezeğinin bol miktarda ilâvesine dikkat edilmeli¬dir. Muhtelif materyaller toprakla iyice karıştırılır. Ayrıca kemik unu gıdası veya balık gübresi de her çeşit toprağa faydalıdır. Topraklarda genellikle potasyum noksanlığı gö¬rülür, potasyum sülfat ise bilhassa kumlu topraklara çok ya¬rarlıdır. Çiftlik hayvanlarının gübreleri de iyi bir kök gelişi¬mi sağlar, gübre üst toprakla birlikte iyice karıştırılmalıdır ki gül kökleri gübre tezekleri üe temas edebüsin, aksi halde bitki kökleri yanabilir. Bitkinin Nakli Gül fidanları alındıkları fidanlıklardan köklerinin etra¬fı piramit şeklinde samanla ve nemli yosun veya karton kutu ile ve polythene tabakaları ile örtülerek veya üç, dört katlı çuval üe örtülerek muhafaza edilerek nakledilebilir. Bu du¬rumda ve bu materyaller kullanılarak don ve diğer etkenler¬den zarar görmeden garaj, kiler veya camekânlarda 10 gün iyi bir şekilde muhafaza edilebilirler. Fidanlar alındıktan 10-14 gün sonra dikilemiyecekse ambalâjsız olarak bahçenin bir kenarına dikilir. Bel ile krizma yapılıp fidanlar tek sıra ha-linde yerleştirilir, birkaç zaman için kaldırılabilirler fakat diğerlerine zarar verilmemelidir. Ekilen fidanların kök çev¬resi ve sapın alt kısımları çok sık olmayacak şekilde toprak¬la örtülür, fidanlar hafif yan yatık olarak yerleştirilir ve bu işleme (yana yatırma) adı verilir. Dikim Nasıl Yapılır Dikimden önce köklerin kurumasını önlemek için her fi¬dan kökü su dolu kovalara daldırılmalıdır. Bazı yaprak, to¬murcuk veya çiçeklerle zayıf filizler çürüyüp bozulmuşsa kesilebilirler, saplar kurumuş ise veya büzülmüşse bitkiye tazeliğini yeniden kazandırmak için birkaç saat tümünü su¬da bırakmalıdır. Fidan dikilecek çukur 35-40 cm. çapında olmalı ve or¬tasına iki avuç dolusu nemli mahrukat çürüğü, kemik unu karışımı ve iyi toprak yerleştirilmelidir. Fidan eğrilmeden çukurun ortasına kökleri yaygın bir halde sarsılmadan ve bükülmeden yerleştirilir, bol miktarda iyi toprak hafif sars¬ma suretiyle bitki köküne kadar ulaştırılmalı, bu arada hava deliği veya yarığı olmamasına dikkat edilmelidir. Köklerin etrafının sıkı bir şekilde olması için toprak ayakla bastırıl¬mak, yalnız aşı yerinin birleştiği kısmın toprağın yüzünde olmasına veya 2,5 cm. den daha aşağıda olmamasına itina edilmelidir. Bunlar yapılmayıp sıkı tesbit edilmeyen fidan-lar da gevşek dikim yüzünden kökten ayrılarak tek başına büyüyen fidanlar veya ana dalın gövdesinden meydana ge-len yabaniler büyür. Bu arada derin dikimde zararlıdır, çün¬kü sonradan konulan gübre ve diğer gıda maddeleri ile mu¬hafaza gayesi üe konulan saman vesaire yavaş yavaş toprak seviyesinin üstüne yükselir. . Bodur Güllerin Dikim Bodur güllerin birçok çeşitleri 40-50 cm. aralıkla tek ola¬rak, dolgun büyüyenler oldukça sık 40-45 cm. ve çok kuvvet¬li çeşitler daha aralıklı 60 cm. olarak dikilmelidir. Dikim Şekli Dikimden önce toprak içine sırıklar dikilerek, dikim ya pıldıktan sonra her bir sırığa fidanlar üç yerinden sıkıca bağlanır. Bu bağların ilki aşının hemen altından, diğeri sa¬pın yarı yüksekliğinden ve üçüncüsü de en üstten konur. Çardak ve Tırmanıcı Güller Duvarlarda veya çitler üzerinde yetiştirilen fidanlar en az 3 metre aralıkla dikilmelidir, böylelikle uzun filizlerin rahatça yayılması sağlanır. Eğer bahçe duvarı üzerine tır¬manıp büyürlerse evden 50-60 cm. uzağa dikilmelidir, ya¬kın dikilmesi halinde ise nemin köklere ulaşmasına erıgel olunur. Bitkinin çevresi bütün yönlerden 40-50 cm. ölçüde açık olmalıdır. Gül, sütun üzerinde yetiştiriliyorsa sütun doğrultusunda ve 30 cm. uzağa dikilerek gevşek olarak hereklere bağlanır. Minyatür Güllerin Dikimi Minyatür güllerin dikimi için güneşli yerler elverişlidir ve toprak geçirgen süzek elverişli olup orta derecede nem tutacak cinsten seçilmelidir. Toprak kurak bir yerde ise bol miktarda nemli mahrukat çürüğü ve komposto ile işlenmeli- dir. Güllerin Dışarıya Nakledilmesi Gül, üzerinde çiçekleri olduğu ve toprağın kurak olduğu eamanlarda dahi önceden alınan tedbirlerle yılın her ayında bahçeye nakledilebilir. Tomurcuk ve çiçekler kısa saplı ola¬rak kesilir, her fidanın uzun kökleri kesilerek atılır. Kökler ve sapın alt kısımları normal dikim mevsiminden çok bilhas¬sa yaz mevsiminde ıslak çuval ile kaplanarak köklerin kuru¬masına müsaade edilmez. Kökler su ve toprak karışımı, yani çamurlu bir kova içinde bırakılır. Toprak kuru ise yeteri ka¬dar sulanır, bu durıım havaların kuraklığına göre devam etti¬rilir. iyi bir büyüme gösterinceye kadar haftada iki, üç gün yağmur şeklinde sulanır. Bu arada bitkinin esas kısımları çevresine veya civarına 5 cm. kahnhğında nemli nebat vo mahrukat çürüğü konulması yerinde olur. Yeni büyüme gö rülünceye kadar budama yapılmaz, daha sonra ölü, işe yara¬mayan filizler kesilip atılır. Budama Uyur ve durgun gözler ile tomurcuklar üstten budanma- h, yine gözlerin tam ve erken büyümelerinde muhtemel don¬lardan zarar gören kör ve az çiçekli odun kısımları da kesil-melidir. Dikilen Gülün Yeniden Budanması ilk yıl bodur hybrid teas budanır, Floribundaslar ise Şu¬bat sonu ve Mart başlarında budanabilir. Satın alınmış veya dikilmiş olan güllerin yumuşak geçen kışlarda, Aralık veya Ocak ayında budanması erken çiçek vermesine de yardımcı olur. Fakat kış sonu sert olursa vak¬tinden önce gelişme ve erken yapılan budama zararlı olabi-lir. Bu durumda yazın hiç bir sebep olmaksızın yaprakların aniden düştüğü görülür. Yeni fidanların tomurcuğun sapla .birleştiği yerlerden 12,5-15 cm. lik budanması yeni ve taze to-murcuklarla iyi gelişmiş bodur fidanların meydana gelmesi¬ni sağlar, ince kumlu topraklarda, ziyana sebep olmamak için şiddetli budama ikinci yıla bırakılmalı ve Mayıs ayına kadar iyi büyüyen bitkilerin ölü odun kısımları budanmalıdır. Aynı şekilde yeni tırmanıcı ve çardak gülleri de budanmadan bıra¬kılmalıdır. Yalnız Şubat ayında ölü odun kısımları temizlen- melidir. Standart haybrid teas?lar ise şiddetli budamayı sev¬mezler, bunlarm da zayıf ve şekilsiz filizleri ortadan ve üst kısımlardan budanır. Dikili Güllerin Budanması Hybrid Teas türünün budanması, normal büyümeyi sağ¬lamak amacıyla Şubat sonunda yapılır. Bu işlem ışık ve ha-vanın serbestçe akımını kolaylaştırarak yapraklar üzerinde yetişen çok zararlı mildiyö hastalığını azaltır, kötü hava şart¬larında ise bu hastalık çoğalır. Yine siyah benek hastalığı da çoğunlukla küçük, ince ve zayıf filizlerde görülür, budurum- da bu filizler hemen kesilip atılmak ve hastalıklı, donmuş ve kuvvetten düşmüş veya odunlaşmış kısımları hemen kesilme¬lidir. Yaşlı odun kısımlar ise mantar sporlarına barınak olur¬lar, aynı zamanda zararlı böcekler için de elverişlidirler. Teşhir amacıyla yetiştirilen olgunlaşmamış filizler, iyi bü¬yüyerek Ağustos ayı sonunda gelişirler. Budanmaları ol¬dukça basit olup bir yıl önceki mevsimde büyüyenler yarım uzunlukta kesilir. Eğer gerekirse üçüncü ve sonraki yıllar¬da esaslı büyümeyi teşvik için yaşlı filizlerden 7,5-10 cm ke¬silerek azaltılır. Floribundas?dan iyi sonuç almak için Şubatın ilk günle¬rinde budama yapılır. Önce faydasız dallar budanır, birbiri¬ne girmiş karışık filizler hemen kesilir ve çiçeğin devamını temin için muhtelif uzunluktaki filizleri kendi haline bırakı- ,lır. Bir yıl önceki olgunlaşmış odun kısımları yarım ve beş F. 9 cm. uzunluğunda kesilerek, esas kısımları da 7,5-10 cm. uzun¬lukta budanmalıdtr. Çardak ve tırmanıcı güller, yaşlı tip Wichuvcana, çardak ve geç çiçeklenen Crimson bir senelik odunlar üzerinde yalnız bir defa çiçeklerini gösterirler. Ye¬ni ve esas tomurcuklar ilkbahar sonu ve yazın görünürler, bunlar hafifçe bağlanmalıdır. Yaşlı odun kısım ise çiçeklendi- ği zaman kesilmeli, yeni odun kısım istenilen duruma getiril¬meye çalışılmalıdır. Bütün diğer tırmanıcı ve çardak gülle¬ri Şubat sonuna doğru üst kısımlardan 2,5-3 cm. kesilir ve yi¬ne yaşlı odun kısımlar da kesilerek atılır. Kuvvetli ve dinç cinsler başkalaştırılıp değiştirmek yo¬luyla devamlı çiçeklendirilirse de genel şart olarak budama yapılmamalıdır. Tırmanıcı güller sert budamadan zarar gö¬rür ve yukarı doğru büyümesine engel olunmalıdır. Ana fili¬ze yatay şekil verdirilerek yana doğru çiçek vermesi temin edilmelidir. Minyatür Güiier Minyatür gül çok az budanmaya ihtiyaç gösterir, arzu edilen, istenilen şekil verilerek kuvvetli filizler bırakılmak üzere budanma yapılır. Besleme, Gübreleme ve Gül Köklerini Soğuk ve Sıcaktan Korumak Güllerin az besili olmaları aphids ve diğer hastalıkların filizlere musallat olarak gelişmelerini önler. Bunun için ağır mineralli suni gübrelerden çok yumuşak gübreler kullanılır. Bitkinin büyümesine yardımcı olan diğer, gübreler Nitro¬jen Fosfor, Potas ve az miktarda magnezyumdur. Güllerde yeşil yaprak üzerlerinin enli çi2gilerle dolması ve zayıf bü¬yümesi nitrojen azlığına işarettir. Nitrojen azlığı seyrek ola¬rak bitkiye zarar verir ve gelişmesini yavaşlatır. Karakteristik işaretlerden diğeri de fosfor azlığıdır, bu¬nun belirtisi de küçük ve az çiçeklerle yaprak üzerindeki bronz veya erguvani renkteki işaretlerdir. 100 gr kemik unu 1 m2 kullanılması yavaş yavaş eksikliği giderir. Ağır veya asitli topraklara ise 200 gr 1 m2 kemik unu yerine esas ma¬den filizi tasfiyesinden artan curuf kullanılmalıdır ki, yağmur suyunun kaybolması önlenebilir. Hafif kumlu topraklarda po¬tasyum mevcut olup, fazlalığı yaprak kenarlarının kahveren-gi ve yanık, kavruk olmasına sebep olur. Bunu önlemek için 100 gr. 1 nı2. ye potasyum sülfat veya 250 gr 1 m2 odun külü tatbik edilir. Uzun süren yağışlı mevsimlerde ve hafif kumlu toprak¬larda büyüyen gülde ise Magnezyum azlığı görülür. Çünkü magnezyum toprakta kaybolmaya elverişlidir. Bu azlığın be¬lirtileri de genellikle yaşlı yapraklar üzerindeki erguvani ve sarı renkteki lekelerle yine yaprakların dip taraflarında mey-dana gelen damarlardır ve bunların aşağıdan yukardaki yap¬raklara geçtiği görülür. Önlenmeleri için magnezyum sülfat (Epsom Salts) 250 - 500 gr. hesabiyle 50 İt. su içinde muamele edilerek kullanılır. Mürekkep (Birleşik) Gübreler Genellikle nitrojen, fosfor, potas ve magnezyum ihtiva ederler. Gübre oranı gülün isteğine göre ve yapılış tarifesine uygun olarak bitkiye tatbik edilirse ki kuru havada yapılma¬mak şartıyla iyi sonuç alınır. Erimiş suni gübre püskürtme şeklinde ve ağaççık (fidanlar) arasına yapılarak bunların yı¬kanması ve besinin kökçüklere kadar ulaşması sağlanır. Bü¬tün suni gübreler, toprağa zarar gelmesini ve çürük gaz ve¬ya benzeri hallerin önüne geçilmesi için, çiftlik avlusu güb¬releri ve komposto gibi organik gübrelerle birlikte fazla ol¬mamak şartıyla kullanılmalıdır. Yaprak Çürüğü Besinleri Sıvı gübrelerin yapraklı besinlerle verilmesi, yaşlı yap¬raklara göre gençlerin daha fazla besin bulundurması sebe¬biyle bilhassa son yıllarda tatbik edilen bir metod olmuştur. Suni gübrelerden daha çok yapraklarda bitki büyümesine yar¬dımcı olan magnezyum ve demir gibi madensel besinler mev¬cuttur. Bitki Köklerinin Dış Etkenlerden Korunması Kış mevsiminde toprak soğuk ve nemli olmadan kompos¬to veya yaşlı çiftlik gübresi konulmamalıdır. Toprak ve bitki yazın nemli materyal ile en iyi şekilde korunur. Başarısız bir koruma sonucu toprak çabuk ısınmaz, bu durumda Mayıs or¬talarını beklemek gerekir. Koruma yapılmadan önce topraktaki bütün yabani otlar temizlenmeli ve hava dolaşımını sağlamak üzere 7,5-10 cm. de¬rinliğinde bellenerek, gübre gevşek olarak yayılmalıdır. Bu halde Ekim ayma kadar bırakılarak bu ayda toprak 5 veya 7,5 cm. derinliğinde işlenmelidir. Koruma için elverişli materyaller iyi kök çürüğü, çiftlik gübresi, yaprak çürüğü, şerbetçi otu mayası gübresi, kabuk lifleri, ıslak mahrukat ve biçilmiş çimen olup toprağın sıkı¬şıp yabani otların oluşmaması için çok gevşek ve 4-5 cm. de¬rin atılmamalıdır. Genel Bakım Sulama: Ağır topraklar kuru havalarda dahi seyrek olarak sulan¬maya ihtiyaç gösterirler. Hafif topraklar ise kurak ilkbahar zamanlarında ise ve uzun duyar kenarlarında büyüyen güller için sulanmaya ihtiyaç vardır. Yine bütün bitkilerin gece su¬lanması ıslaklığın buharlaşmaması bakımından faydalıdır. Eğer az veya hiç güneş yoksa gül günün her saatinde su¬lanabilir. Güneşli zamanlarda yapılan sulamada buharlaşma-yı önlemek için, yaprakların ıslanmamasına dikkat edilmeli ve her fidana bol miktarda ve serpme suretiyle su verilme¬lidir. Böylelikle küçük kökçüklerin kolaylıkla toprak yüzüne çıkmaları da sağlanmış olur. 20-25 cm. lik saksılar da bir kaç gül fidam büyütebilir, kuraklığa göre iki veya üç günde bir saksılar sulanır. Tırmanıcı güllerin her birine 15 litre standartlara ise en az 5 litre su verilmelidir. Çoğaltılması Aşılama: Aşılama arzu edilen çeşidin gözüne ve Rosa Canina veya Rosa Multiflora?mn kabuk kısmına uygulanır. İçine aşı bu-dağı konan dal 1 sene sonra yeni ve köklü bir bitki meydana getirir. Standart Aşı Karışık menşeli ve (Erica Arbore) Standart aşı için kul¬lanılırlar. Aşılar farklı durumlarda bitkiye tatbik edilir. Eri¬ca Arbore bitki dikildiği zaman tatbik edilir. En üstteki kar-şılıklı ve ayrı ayrı bulunan gözler hariç diğer gözler orta¬dan kaldırılır. Bunların ilkbaharda yanlara doğru verdikleri saplar içine birer tane aşı tomurcuğu konur ve bunların müm¬kün olduğu kadar ana dala yakınlığı ile T şeklinde olmaları¬na dikkat edilir. Rose Rogosa standartlarda ise ana sapın her iki yüzüne ve doğrudan doğruya büyüyen üst kısmm altına aşılama ya¬pılır. Rose Rogosa menşeli gövdeler, Erica Arboralara oranla kuraklığa çok daha dayanıkhdırlar, fakat kireçli topraklar için durum aynı değildir. Çelikleme Aşı yolu ile çoğaltma pratik olduğundan ve bir filiz bir¬çok aşı gözü meydana getirdiğinden ticari bakımdan aşl ile üretme tercih edilir. Bu sebeple çelikle çoğaltma aşı yolu ile çoğaltma kadar başarılı değildir. Çelikler köklenseler dahi, meydana gelen iyi tomurcuklar düşer veya ölürler. Çelikle- menin Hybrid Teas?lara uygulanması genellikle başarısız olur¬sa da Floribundas?lar için başarılması ihtimal dahilindedir. Crimson - Scarlet Frensham gibi çelikler ise çoğunlukla normal bitki meydana getirirler. Tırmanıcı ve sarılıcıların eski çeşitleri olan Albas, Cantifolias, Gallicas, ve Bourbons?- lardan iyi fidanlar elde edilir. Çelik almak için en iyi aylar Haziran ve Ağustostur. Çelikler 15 ay toprakta bırakıldıktan sonra gelecek yaz için çiçeklenecekleri geçici yerlere alınırlar Hastalık ve Zararlılar Güller için zararlı olarak Aphids ve Tyrips ile uçarken gök gürültüsü gibi ses veren bir haşare en zararlılarıdır. Bunlar sıcak ve güneşli günlerde, ilkbaharın geç ve yazın er¬ken günlerinde faaldirler. Ayrıca Caterpillars ve yaprak obur lan da güllere çok zarar verirler ve bulaşıcı hastalıkları da yayarlar. Mücadele için sprey şeklinde haşare öldürücü ilâç¬lar kullanılır. Mahalli bahçelerde mantar nevinden olan ve süngere benzeyen şişkinlikler meydana getiren hastalığın te¬davisi için temiz havada ilâçlama da iyi sonuç verir, bazı çeşitleri bulaşıcı olduğu gibi dayanıklı da olabilirler. Ani ısı değişimi sonunda ve kuru mevsimlerde hemen he¬men her bahçede mildiyö hastalığına rastlanır. Parlak yap¬raklı cinsler çoğunlukla bu hastalığa dayanıklıdırlar. Müca¬dele için bunda da sprey yapılması gereklidir. Bu işlemde de Caratane Funguside kullanılır. Bu arada pas hastalığı da güllere zarar verici olarak sayılabilir.