ÇİÇEK DUYGU BESİNİ

Çiçek insanın besin kaynağıdır bir bakıma.Onunla duygularınızı beslersiniz.Gönderdiğiniz çiçekle duygularınızı paylaşır karşınızdaki insanın duygularına ortak olursunuz.Çiçekler bu konuda büyük rol oynar.Çiçekçiye gitttiğinizde tarif ederken dahi duygularınızı paylşaırsınız.Anneme dersiniz yada sevdğime doğum günü yada yıl dönümü ona göre hazırlar çiçekçide çiçeği size bu da bir duygu aktarımı duygu beslemesidir.Çiçek gönderin mutlu edin.




ÇİÇEKLİ DÜĞÜN

gelin arabları çiçekçilerin olmazsa olmazları arasındadır.Her çiçekçinin reklamını yaptığı en akılda kalıcı süslemerden bir tanesidir.Çok özen gösterilerek hazırlanan bu araçlar insanların hislerine ortak olur.Gelin çiçeğide o özel günün olmazsa olmazlarındandır tabikide.Bu çiçeği ister canlı ister yapay yapıp daha önceden provarda kullanabilmek için dahi kendinize daha önceden gönderebilirsiniz.Eskisi gibi standart olmayıp tasarım halindedir bu çiçekler.




ÇİÇEKTE BEBEK

Doğumlarda artık bebeğe ne hediye alsam düşüncesine son veriyoruz gün geçtikçe kızına erkeğine ikizine üçüzüne renk renk desen desen ayıcıklısı bebeklisi bir çok çiçeklerle tüm çiçekçiler karşınızda.Çiçekçiye girdiğinizde bebekli çiçekler hemen dikkat çeker.Sevdiklerinizin o en mutlu gününde yanında olurken onlara gönderdiğiniz o bebekli çiçekler bir süre hastanede daha sonrada evlerinin güzel köşelerinde yer alır.Baktıkça sizi hatırlatır.




Çiçek gönderin gülümseyin

Çiçek dünyada kendiliğinden yetişen en güzel hediye en güzel nimettir.Kendiliğinden oluşan renk renk çiçeklere çiçekçinin dokundurduğu sihirli parmaklarıyla çiçekler büyüleyici bir hediye halini alır.Çiçekçiden alıcıya en taze en güzel en kaliteli halde ulaşan çiçekler çiçekçiyi göndereni ve alıcıyı mutlu eder.Çiçek göndererek bir şey kaybetmezsiniz.Sadece sevdiklerinizi mutlu eder onların yüzündeki gülümseyi görmenizi sağlar.Çiçek gönderin sevdiklerinizi mutlu edin.




Çiçek göndermekten çekinmeyin

Çiçek göndermekten çekinmeyin.Sevdiklerinizi mutlu etmekten onların yüzlerindeki gülümsemeyi görmekten çekinmeyin.Onları doğum günlerinde düğünlerinde saygı değer günlerinde mutlu etmekten çekinmeyin.Özel günlerde yanlarında olamadığınız zaman onları mutlu etmek isminizi hatırlatmak için onları güzel hissettirmek için onları çiçekle hediyeleyin.Sevdiklerinizi hoşnut tutun onlardan da bunun karşılığını beklemeyın.Karşılıksız mutluluğu çieçkle onlara hissettirin.




Çiçekçiler insanların elinin altında

Çiçekçiler insanların ayağına kadar geliyor artık.Teknoloji geliştikçe çiçek göndermekte kolay hale geliyor.Çiçek göndermek eziyet değil zevk haline geliyor.Erkekler artık çiçek taşımaktan utanmıyor.Onlar için kuryeler çiçeklerini yerlerine ulaştırıyor.Çiçek gönderilen insanları daha mutlu ediyor ve heyecanlandırıyor.Çiçek göndermek için sadece bir kaç işlem uygulayıp tuşa basmak yetiyor.Sevdiklerinizi mutlu etmekten asla kaçınmayın.




ÇİÇEK GÖNDERMEK EN BASİTİ

Çiçek göndermek insanları önceden zorlayan bir işti. Hazır hediyeleri almak insanlara daha kolay geliyordu.Çiçekçiye gidip dakikalarca beklemeye zamanı olmayan insanlar sevdiklerini çiçekten mahrum bırakmaya devam edebiliyordu.Bir tuşla çiçek göndermek basit hale dönüştüğü için insanlar sevdiklerinin evlerinin iş yerlerinin cam önlerini çiçeklerle süslemeye devam ediyor.




ÇİÇEKSEL

İnsan çiçeğe verilen parayı boşuna gitmiş gibi görüyor ama yanlış bir yanılgı. Çiçek insanı rahatlatır. Evinizin bahçenizin her yeri çiçekçi rengârenk çiçeklerle dolduğunda içiniz huzurla gözleriniz şevkle dolar. O rengârenklik insanın gözlerini ruhunu açar ve de güne daha pozitif başlamasını sağlar. Çiçekler en güzelidir.




ÇİÇEK GÖNDERMEK EN BASİTİ

Çiçek göndermek artık en kolay işlerden bir tanesi oldu. Bir tuşa basarak dünyanın en ucundan diğer ucuna çiçek gönderebiliyorsunuz. Karşınızda ki insana gönderdiğiniz çiçek bir tuşla en taze en güzel şekilde dünyanın diğer ucuna gönderiliyor.Teknolojinin gelişmişliği artık çiçek işine de kolaylıklar getirdi.Çiçek göndermek artık en basiti.




ÇİÇEK VE MUTLULUK

Çiçek, denilince akla hemen hediye gelir.Evinizde de çiçek olabilir.İlla size çiçek gönderilmesi gerekmez.Çiçek beklenmemeli gidip kendine alınmalıdır.Çiçek insan huzur veren insanı rahatlatan bir canlıdır.Çiçeklerinizle konuşabilir onlarla mutlu olabilirsiniz.




14 Şubat Sevgililer Günü

Mevsimler kışı ve karı gösterse de en çok ısındığımız aydır on dört şubat Aşkın, sevginin günüdür Her yıl kutlanan 14 Şubat Sevgililer Günü ise, sevginin ete kemiğe bürünmüş halini serer gözler önüne. Bugüne özel olarak sevgiliye çiçek en çok tercih edilen hediyelerin başında gelir. Bunun nedeni ise gayet açıktır aslında seven kişi nezdinde. Çiçekler farklı renkleri ve farklı kokularıyla kelimelerin ifade edemediği anlamları kolaylıkla dile getirirler. Çünkü çiçeklerin tarihi insanlık tarihinden daha eskilere dayanır. Onlar sevginin dilini ilk keşfeden varlıklardır. 14 Şubat Sevgililer Günü çiçeklerinin başında kırmızı gül gelir. Rengini kendisini büyük bir tutkuyla seven bülbülün kanından aldığı söylenerek, aşkı efsaneleştirmiştir. Büyük bir tutkunun, ölümsüz bir aşkın simgesi olmuştur kırmızı gül. Çiçeklerin kraliçesi orkide ise asaletin ve zarafetin simgesi olmuş, asil bir aşkı temsil etmiştir. Lale beyaz rengiyle masum sevginin simgesi olmuştur Değerini ve anlamını yıllarca koruyan çiçeklerin yanında özgün hediyeler de tercih edilmiştir. Son yıllarda yenilebilir çiçek bu tercihlerin başında gelmiştir. Meyve çiçek kek buketi ve çikolata çeşitleri ağızları tatlandırırken, gönüllere sevgiyi aşılamıştır. Çiçeksatiş olarak en güzel Sevgililer Günü hediyesi çeşitlerini bir araya getirdi ve bu özel günü daha özel hale getirmek için en büyük yardımcınız.çiçekgönder Sevgilinizin eşinizin kalbini bir kez daha kazanmak için iş başında




sarılıcı çiçeklerin kısa ömürlüleri

Kısa ömürlü olan sarılıcı çiçekler bahçelerde du var keu arlarıua e kılen veya dikilen, yahutip, tel, parmaklık gibi sarılabilecek yerlerin önüne dikil en çiçeklerdir. Bunların t ohumları veya bazılarının yumruları baharda ( mayıs s onuna kadar) eki l i r veya di kilirse temmuzdan teşrinlere kadar çiçeklenirler. Mesela latin çiçekği (hançer) veya (capuc ine) nevinin Lobb çeşitleri , muhtelif çeşitl eri olan süs kabak40 ları (c ol oqu i o te), muhtelif çeşitleri Lul ı ı .ı :ı.u İspanya çiçek fa sulyeleri, mor renkli Çın çiçek fasu l yu.,ı (to h u m u s i y u h ve beyaz kenarl ı d ır), çiçek sarw işiği( V o l u b i l is), sonbahar ve ilkbaharda ekilen kokul u bezelya ( Kazende ) veya (Latyrua) çeşitleri, kahkaba çeşitleri ( ıpomea).




sağdan soldan saran çiçekler

Bu gi bi nebatların bir çokları sagda n ve sola doğru sarılarak büyürler. Bir kısmı da soldan sağa doğru sarılırlar. Bunların tabii istikarnetlerin iskatiyen bozmarnalıdır. Mesela: sağdan sarılanı sola ve soldan sarılanı sağa çevirip sardırmak isterseniz çiçek hayat alışkanlılığını sarsmış olursunuz. Bu haldeya, yine kendi kendilerine eski si gibi sarılma vaziyeyetlerine dönemezlersern ulak kurumaya yüz tutarlar. Tırman anlar için böyle bir hal olmarnakla beraber bu gibilerin de tutunma cihaziarı olan filiz lerini (sülük), koparacak olursanız ömürlerini azaltmış olursunuz. Surılıcı veya tırmanıcı olanlar arası oda uzun ömür! ü lı irçok ağaçlar vardır. B unlar yaşlandıka. muhteş em b i r manzara hus u l e getirirler. Bilhassa sıcak iklimlerde yaşıyanlar yüzlerce metre u z anan dall arile sarılmış bir orman haline g i r e ı ler. M a v i salkım ve vanalya gibi.çiçek çiçekgönder




sarılan çiçek ve ağaç türleri

Bu cinsler arasında çiçeği kıymetli olmıyanlar da vardır. Mesela: Arnpelopsis, yabani fre n k üzürnü, Hedera sarrnaşık39 ları, İrlanda srrrnaşığı ve çiçekli ola nlarda:: Akebia, Virjini yasernini, Oelastrus, fil balırın Hybrid denilen büyük çiçekli nevileri, sarı ve beyaz yaseminler, hanım eli, çarkı felek, Polygonorn, sarılıcı muhtelif cins ve nevi güller, Japonya böğür tleni, yasemin çiçekli Solan rn, tırmanıc!çiçek ortarca salkım çeşitleri, Aristoloc hia, acem borusu denilen Bignonia, kanarya gülü (Kerya), menekşe gülleri gibi.çiçek çiçekgönder




UZUN ÖMÜRLÜ SARILICILAR:

Bu cinsler nisbeten azdir. Fakat kökleri dayanıklı olduğu için mutedil iklirnli yerlerde çiçek kök ve savanları topraktan çıkarılmadan kışı geçirirler. Soğuk iklimli yerler için kışın muhafazalı camekanlara veya sera alınmak lazırngelir. En güzelleri: Oobea, şebetçi otu cinsinin Humulus çeşitleri, 5 - 6 metre kadar uzanan sünger veya lif ağacı denilen Lufalar, Arapların Lahlah dedikleri Dolikos çeşitleri , bilhassa geniş karneriyeleri örtrnek için kullanılır. Örnürlü bezalya çiçekği de oldukça sarılıcı ve makbul bir nevidir.çiçekgönder




sarılıcı çiçekler

Tabiatın güzel ve değişrnez hayat kanunlarını daha ziyade nebatların çiçek yaşama tarzları üzerinde görürüz. Ömrü bir sene süren nebatların büyüme, çiçekten me ve tohum verme hallerini tetkik edersek ölçü mevzuunun dışında k alan tabiat kudretinin sonsuz varlığı karşı sında hayran kalırız. İ klim ve muhit şartlarına oysailaşmak mecburiyeti de tabiatİn sarsılmayan kudret ö lçüsünün tesiri ile olur. Yaşayabibıek için aydınlığa, havaya rnühtaç olan sıcak iklim nebatlarının kesif, yüksek orma:rıların gölgeleri altında barınabilmeleri güçtür. Binlerce senelik uzun ömürlü yüksek büyüyen ağaçların köklerı arasından kendilerini baliye bilecek kadar gıda teminin38 deki müşkülatı gozonune alırsak yanyana bulunan n e batlar arasında da varlık ve yaşama mücadelesinin mevcudiyetini tahmin edebiliriz. İşte bu sebeplerledir ki, tabiat; nebltların bu gibi şartlar altında mahvolmamaları için bunlardan bir kısmının yanlarında bulunan diğer ağçlara sarılıp, güneş görebilmeleri i çin tırmanmalarına ve çürümüş nebat ve hayvan ü rnüslerin i n bulunabi leceği çukur ve delikler yanında arızi k ökler husule getirerek beslenebilrnelerine imkan vermiştir. B n kaideye i ntibak etmiş nebatlara sarılıcı veya tırmanıcı adı verilmiştir. Fakat yalnız sarılan veya sarılmadan yalnız tırmanan nebatlar da vardır. Sarılicı ve tırmanıcı n e b atların b u bassasından istifade ederek duvarları , tahtaperdeleri, balkonları, karneriyeleri, Pepgola ve damları çiçekler ve çiçeksiz n e hatlarla süslerneye üzeniyoru z. Japon sarrnaşığı p embe sarrnaşık ( Lythospermun ) , ( Morandia ) , portakal topacı (Mornordica), rn i n alobala, garip şekilde meyve veren beyaz çiçekli Trichosantes, Turnbergia gibi çiçekçi çiçekgönder.




güneş sevmeyen çiçekler

Güneneşi sevmeyen çiçeklerin hiç biri ikilli, kumlu, kireçli toprakları sevmezler. Bunların hepsi funda toprağı ile ümüs · 37 l ü toprak dediğimiz yaprak ve ağaçın çürümesinden huf'lule gelen toprağı severler. Bu gibi topraklar Asidli olduğundan nebatlara en iyi gelen bir topraktır. Bazıları yalnız funda toprağını, bazı!arı yaparak ve ağaç çürüğünü, bir kısmı da ince mil denilen tatlı suların taşıdığı, çay, ırmakl arın getirdiği çok küçük zerreli kurn i l e karışık yaprak ve ağaç çürüğünden hoşlanırlar. Bundan dolayıdır ki; bu gibi topraklara dikilrniyen veya ekilmiyen çiçek  fıdan ve tohumlar bü yümeyip bozulurlar. Yukarıda yazdığımız çiçeklerin hepsi için ve fidanlardan eğreti otları, fu.i erler, p almiye fidanları, kuşkon mazlar için kullanılacak toprak şu tarzda hazırlanmalıdır. lk i kısım kumsuz funda toprağını kalbur dan geçirip liflerini ayırdıktan sonra bir buçuk kısım kalborlan mış yaprak veya ağaç çürüğü ile karıştıtıkan sonra üzerineyarım kısım ince mil ilave ederek bir harç yap malıd ı r. Bu harca artık başka hiç bir nevi gübre konulrnarnalıdır. Bunlardan gayri olan gölgelik fidanlar için killi kumlu ve çürümüş koyun gübresile karışmış bir toprak kullanılır.çiçekgönder çiçekçi




GÖLGELİ ÇİÇEKLERİ ÇİMELERİ

Bahçe ve parkların gölgelik yerini çimenliyeı!ek çim tohumu vardır. Bu tohum gölge yerlerde yaşıyan n e batlardan yapı l m ı ş bir mahluttur. Fakat d iğer çimen tohumlarından daha pa halıdır. Bu ç i m enlere gölgelik Lawngras derler. Konvolaria çiçekği de gölgeli yerlerden hoşlanır. Güneşte bozulurlar. Gölgeli yerler için kenarlık yani bordür olarak şimşir veya ş i rn şir taflanı denilen Bodur kalan taflan dikilir. Çit gibi dikil ecek yüksek B o rdürler için yabani frenk üzümü veya Ligustrurn, hudanmak şartile gürgen, Çin leylağı, çiçek kurdbahar dikmelidir çiçekgönder çiçekçi




gölge sevmeyen çiçeler

Güneşten hoşlanmıyarak gölgede yaşarnayı tercih eden çiçek 3 6 fidanlar da vardır. Mesela; çam sınıfının bütün cins v e çeşitleri 4 - 5 yaşı na kadar gölgede yetiştirilir. Küçük yaşta gü neşten korkarlar. Güneşte bırakılan genç çarnlar mutlaka kururlar . Japon Aucuba , şimşirler , kocayemiş , Ootonaster, Ohamecerasus, defne, Hypericum, porsuk (İf), İrland ve orman sarmaşığı, Mahonia, Mersin ağacı (Ruscus), Spirea, gelin çiçeği Symphori u , kurt boğan (Troen), kar topu ( Viburnum) Santoliua, Veigelia ile salonların süslen mesinde kullanlan çiçeksiz nebatlardan fujerler, eğrelti otları çeşitleri gibi . Gölgeele yaşıyan bu fi danların suya i htiyaçları da azdir. Bunlar bahçenin hiç veya az güneş gören yerlerine büyük v e gölge yapan ağaçların altına dikililir. Yalnız çarnların H l tıııa çam cinslerio den başka hiç bir fidan veya çiçek dikmemelidir. Zira d ökülen çam yaprakları toprakta çürüdüğü zaman orada bulunacak nebatların köklerin ezarar verir, onları sol Jurup kurutabilir.çiçekgönder çiçekçi




güneş sevmeyen çiçekler

Güneş hiç sevilrnez olur mu? bunu her hangi bir bahçivana sorsanız, güneş olmıyan yerde ot bitmez derler. Halbuki çiçeklerin bir çokları güneşten hoşlanrnazlar. Güneşte bulundukça şekillerini, renklerini kaybederler. Yoprakları sararır. çiçekleri sörpülür. Mesela: Ortaneayı günaşli bir yere d ikerseniz yaprakları soluk yeşil, çiçekleri donuk olur. Fidanın bastalandığına hükmeder, b o l bol sularsınız. Bu defa da kökleri fazla rutubetten çürümeye başlar. Halbuki; Ortanca tropikal bir iklim nebatıdır. Kesif ormanların gölgesi altında 2 3 mdre yükselen bir fidan olur. B i r kökte 50-60 çiçek açar. Ortaneayı kölgeye dikerseniz parlak koyu yeşil yaprakları, gürbüz çiçeklerile zevkinizi okşar. Fazla olarak yazın haftada 2 - 3 defa sularnakla kanaatkarlığını gösterir. Haseki küpeleri, Katmerli küpeler, renkli yapraklarile göz alıcı Kolyoslar, Azalea, çiçekli ve yaprak begonyalar, sovanlı B egonyalar, salonları süsleır.ek için yetiştirilen suitani Kına çiçekleri, İberis ve Perillalar, Ürkide çiçekleri, Rodadendren çiçekleri Siklamen ( Buhururneryern ) , Gloksina, Helyotrop, Çin çuba çiçeği, mozayikler ( Alte.rnatera ), Jeneralyalar, Jerbera, M imülüs, salon fidanlarından Palınİyelerin hemen hepsi, kuşkonmaz ( Asparagüs) ler, Gü ve yi feneri (Phyaalis), Veronika gibi.




Ömürlü çiçekler

Yaz çiçeklerinin en iyileri ömürleri uzun olan ve senelerce yaşıyan cinslerdir. Bunlara ömürlü veya Vivas çiçeklerdenir. Hepsi de toprakta daimi kökler meydana getirirler ve Ömürlü çiçtkltrden Aster her sene bulundukları yerde kendi kendine çoğalarak toprağı süslerler. Vivas çiçek leri n çeşitleri çoktur. Bunların arasında öyleleri vardır ki, hiç bir itinaya, bakmıya ihtiyaç gös· termeden yetişirle r. Eks erisi tohum ve bir kısmı köklerile çoğalırlar. Tohumlarını, köklerini Avrupa müesseselarİnden getirtmelidir. Avrupa ve Amerikada ömürlü çiçeklerin yetiştirilmesi geniş bir merak l a artmıştır. Her bahçede yalnız bu çiçeklere yer verilmi Eenelik çiçekler bir tarafa bırakılmıştır. çiçekcilik ilm ini n çok ileri götürülmüş teçrübelerile her sene yeni yeni çeşitler çıkarılmaktadır. Ömrü bir mevsim 32 süren çiçeklerin b i r çoğunun örnürlü olan çeşitleri bile elde edilmiştir. Örnürlü çiçeklerin son ve ilkbaharlarda ekilen veya dikilen cinsleri vardır. Bunlar toprak hususunda zorluk göstermezler. Tohumlarını yastık, t ava, kasa, saksı gibi her türlü harçlı bir toprağı havi yerlerde ekmeli ve şaşırtmaları aynı harçlı toprağa dikilerek 5 · 10 santimetre kadar büyüdükten, kuvvetlendikten sonra, tarlaya, bahçaye dikmelidir. Yıldız T1·itoma Ömürlü ç-içekler Sovanlı çiçeklerden başka olan b u c inslerin en makbulieTi şunlardır: Haseki küpeleri ( Aquilejia), gümüş sepet (Arabia), Sonbahar yıldızı ( Aster), A rap çiçeği (Geum), Japon gülü (Bocconia), Çan çiçeği (Campanula), Peygamber çiçeği (Centaurea), Hezeran (Delphinium), Ciğerci sırığı (Dielytria), Yüksük çiçeği (Digitalis), Mavi dünya (Echinops), Portakal menekşesi (Epervier), Herdem taze (Erigeron), sarılıcı, kokulu bezelyanın Vivas çeşitleri, gayret çiçeği (Gayardia), Çoban sakalı (Ohelone), Bahar yıldızı tGypsophila), Heleni· um, Gün çiçeği (Heliantus), Heliopsis, Kaya çiçeği (Hemerocalis ) , Ateş fene ri ( Heuchera ) , Sarı kız ( Hypericum ) , 33 Bahçe j uliyeni ( Hesperis ) , !{ır margariti ( L e ucante m u m ) , Bahçe yoncası ( Lupiııus ) , Floksya, Çin şakayıkı ( Pi voin ), Potentilla, Çuha çiçeği (Primula), Pembe pire otu (Pyrethrum), Hatmi ( Altea ) , Rudebekia, uyuz çiçeği ( Scabiosa ), Altın başak ( Solidago ), tspi rea, S tatice, Ağaç yeni dünya (İberis), Kandılli minare ('I' ri torna), V eroni ca, k okul u menekşeler ( Viola ) , Ka3ımp atı ( C hrysantlıeme ), Kara n fil cinsleri gibi z e n g ı n ç q i ı l i ç ç e k lerden seçmel isiniz . M avi saliı mı Ömürlü çicklerden iris Vivas çiçek ler:n bir çoğu koparılarak vazoları süslemiye, 3 34 sepet, çelenk yapmaya elverişlidir. Aralarında 15 - 30 gün taze kalan cinsleri vardır, Altın ba şak, Herdem taze, Ateş feneri, gün çiçe ği, İspirea, Statice gibi . . Bazıları da 5- 1 0 gün kadar çiçeklerinin tazeligini korurlar. Fidanlarının boyl arı 30- 90 sant imetre k a d ardır. Aralarında bir metreden fazla yükselen c i n sleri vard ı r : Altın ba şak, Hatmi, Bahçe yoncası, Aster gibi .. Brzıları yaygın, bir kısmı b odur, aralarında Bahar yıld ı z ı gibi ince, nazik olanları da vardır. Hepsi de bol çiçek veri rler. Cinsler i ne göre Mayıstan Teşrinlere kadar çiçek a çar l ar. Son b aharda dikilenler Mayı stan, İlkbaharda ekilerı ler ğostostan itibare n çiçe k l e nmiye başlarl ar. Sonh a b arda ekilmiyenler İlk bah arda ve İ l kbaharda yetiştirilmiyen tohu mlar Son ba hard P- d a e k i l e b ilir. Ömürlü çiç• kle ri o h e psi k u rni n ve gübreli toprakları s c ve rler. Gerçi her ne v i toprakta kolaylıkla yetişirler, toprağa bir az i nce dere k u m u , biraz da koyun gübresi karıştırmak fidanltırıo kar de şlen mesi ni , bol çiçek vermesini temin eder. Kullan ılacak k u m deniz kumu olmamalıdır. Gübrenin m utlaka çürümüş olm ası lazımdır. Diğer gübreler de kullanılabilir. Fidanlar ar asında hiç olmazsa 40 - 50 santimetre bırakmalıdı r. Ö m ürlü çiçek ler arasın da bahçenin B ordür dediği miz k enarlıklarma d i k i l e c e k olan bodur cinsler vardır: Çuha çiçeği, Gümüş se pet, gayret çiçeği, Kaya çiçeği, Sarı k ız , Pire otu, kokulu m e nekşeler gibi Diğerlerinin yük selen cinslerden olması, bu nların tarhlarını, parterieri n arkalarm a doğru d i kilme sini icıı p ettirir. Ömürlü çiçeklerin h e m e n hepsi tohum verirler. Tohumlarını toplnyıp kese k a ğ ı t içinde sakla malıdır. Tohum verm i yenleri v e y a tohumları üzgara tabi olarak v e kemale gelme den u çarak k ay b olanları da vardır. Köklerinden ayrılmak suretile bunları urtır m ak mümkündür. Fakat umumiyetl e her fidan kolayca k ardeşlenere'k bir kök üzerinden 5 · 10 dal sürdüğü i çin bu süren dalların her birini ana kökün bir p arçası ile 35 b irlikte ayırıp ayrı ayrı fidanlar yetiştirilir. Altın. b a şak, Aster, Bahçe juliyeni, Floksiya, Çuha çiçeği, Kandilli minare, Kokulu menekşe, Kasım patı gibi Fidanları kökten ayırmak i çi n en müsait zaman B i rinci ve İ kincikanundur. Kışın karla örtülü olan bahçeler için yani yayla iklimi olan yerlerde bu işi ancak Mart ortalarında, Oenup i kl i m i olan yerlerde ise Teşrinlerde yapmalıdır.çiçekgönder çiçekçi




Bir kaç Söz İle Çiçek

İçinde çiçegı, ağacı, gölgesi, çimenliği olan her bahçe güzeldir. Fakat bu güzellik devamsızdır. Zaman ile, bilgisiz bakımla yavaş yavaş o güzellik kaybolur. Çiçekler boylanır, ağaçlar çatallaşır, dallar şekillerini değiştirir, Çimenler seyrekleşir, etrafı ot basar, fidanların birçokları intizamdan uzaklaşır. lstanbulun bütün köşklerinin, sayfiyelerinin ev bahçeleri hep bu intizamsız güzellikler içinde bunalmış birer manzara arzeder. Vaktile  Çiçek bahçe yapılan bu kıymetli yerler bugün güneşi esirgiyen birer orman, rütubet saçan birer çalılık, birer sivrisinek yatağı olmuştur. Buna sebep; plansız bahçe yapmak, bilgisiz kimselere iş gördürmektir. Biraz resim bilen, doğru, düz, çizgi çizen, beş on çiçeği ve üç beş ağacı tanıyan, herkes bahçe yapabileceğini zan eder. Fikrinde tasarladığı şekilleri arneleden başka bir şey olmıyan kimselere tatbik ettirir, işletir, belietir diktirir ve sulattırır. Artık bahçe yapılmıştır... Münevverlerimiz dahi ayni tarzda hareket ederler. Kendilerini bahçe mimarlığının inceliklerine vakıf zannederek esaslı bir plana ihtiyaç görmezler. Ya bahçevan geçinen kimselerin bilgisizliklerine kurban olurlar. Yahut kendi arzularını tatmin edici şekillerde b ahçe yaptırırlar. Çiçek yerlerine ağaç, ağaç yerlerine çİmen, Çimen yerlerine yol, yol bırakılacak kısırnlara da ağaç diktirirler. Kabul etmek lazımdır ki, her işin bir mütehassısı vardır ve o işi yerinde ve yardamında ancak mütehassıs yapabilir. İhtisasa kıyınet vermek usulünü benimsemcdikçe hiçbir iş iyi neticeler vermez. Bahçe mimarlığı öyle ince ve öyle ehemmiyetli bir iştir ki, ne. apartıman, n e han, ne de hamam yapmıya benzer. Bu İş zamanla eserını gösteren, zamanla güzelliğini artıran, zamanla kendin i b eğendiren bir iştir. M ühendis, mimar, avukat, doktor, tüccar, amir ve memur hatta ve hatta ziraatçi işi bile değildir. Bahçe mimarlığı bahçe mütehassıslığı demektir. Bunda dikilecek bütün nebatların ayrı ayrı hayati faaliyetlerini, boylarını, ömürlerini, yaşama ve muhite uyma kabiliyetlerini çİçeğİnİn, yaprağınin, dalının, gölgesinin yapacağı tesirler, renkler ara: aında imtizacı, k endi aralarında şekilce, vaziyetçe münasebet ve müvazeneyi, binaya verecekleri gölgeyi, m anzarayı, yaş, landıkça alacakları şekli, toprak nevilerine taham mül dereceJerini, rüzgar ve güneş, kar, gölge ve rütubet altında ne hale gireceklerini, dikilen ağaçların on sene sonraki vaziyet ve .neşvünemalarını birer birer bilmek, hesap etmek, tamamile bir ihtisas i ş idir. Bu meslekte tahsil görmemiş kimseler bu işi yapamazlar. Yapmak istemeleri aifedilmez bir kabahat ve hatta bir cürümdür. Çünkü hesapsız dikilen nice ağaçlar fazla· gölge vermelerinden güneşi kapadıklarından veya manzarayı bozduklarından dolayı kesilmiştir. Nice bağçelerin fazla ,gölgeden çiçeksiz kalmamaları için ağaçları sökülmüştür. Ağaca kıymak bir cürümdür. Bunun için her işi mütehassısına yaptırmalıdır. Bahçe yapmak kolay bir iş değildir. Muhtelif i klimlerde yaşamıya uysallaşmış çiçeklerin yaşama şartlarını bilmeyenler bahçe yapamazlar. İşte bundan dolayıdır ki, bahçe yapmaktan ziyade, onun iyi muhafaza edilmesine çalışmak lazımgelir. Herhangi Styl de bahçe veya park yapılırsa yapılsın, mutlak a Stylin icaplarına uymak, dikilecek çiçek ve fidanların hayat tarzlarını bilmek zaruridir. Aksi halde, sık sık görüldüğü gibi bin bir itina ve ma9rafla yapılan bahçe ve parklar bir iki sene içinde güzelliğini kaybeder, bozulur. Bunun sebebi; nebatların fen bakımından yapılışını, hangi nevi toprağa dikileceğioi, nasıl ve ne vakit sulanacağı, güneş veya gölgeden 5 hoşlanıp hoşlanmadığını, nerelere dikilmesi münasip olacağını bilmemektir. İtiraf etmeliyiz ki, memleketimizde tek bir tane bahçecilik tahsil etmiş diptomalı bahçevan yoktur. Mevcutlarm çoğu da ne nebat tanır ve ne isim bilirler. Bu bilgisizlik yüzünden her sene kıymetli ve milyonlarca nebat kuruyor. Ekimini bilmedikleri, tanımadıkları tohumları hep bilirim iddiaaile ekerler. Diktikleri fidanlar tutmazsa kababati hiç bir vakit üzerlerine almazlar, ektikleri tohum çıkınazsa derhal tohumun hayat olduğunu iddia ederle. İşte bunun içindir k i bizde bahçe ve çiçek işleri daima pahalıya m a l olur. Tabiatİn nebati güzelliklerinden zevkalanlar için bu gibi vaziyetlerle karşılaşmak cidden acıdır. Bahçecİlik gibi ziraatİn güzel ve en ince bir sanatinin şarlatanlığa hiç tahammülü yoktur. Çünkü foyası çabuk görülür. Çiçekler solar, kurur. Çiçek Fidanlar tutmaz, bozulur . • Bahçevan hiç bir vakit bunun mesuliyetini üzerine almaz. Mutlaka bir bahane ve sebep bularak i şin içinden çıkar. Bunun çaresi, bahçe meraklılarını çiçek ve fidan sevgisi kadar onları yetiştirmek ve bakmak usullerini öğrenmek için okuma sevgisine alıştırmaktır.




Bir kaç Söz İle Çiçek

İçinde çiçegı, ağacı, gölgesi, çimenliği olan her bahçe güzeldir. Fakat bu güzellik devamsızdır. Zaman ile, bilgisiz bakımla yavaş yavaş o güzellik kaybolur. Çiçekler boylanır, ağaçlar çatallaşır, dallar şekillerini değiştirir, Çimenler seyrekleşir, etrafı ot basar, fidanların birçokları intizamdan uzaklaşır. lstanbulun bütün köşklerinin, sayfiyelerinin ev bahçeleri hep bu intizamsız güzellikler içinde bunalmış birer manzara arzeder. Vaktile  Çiçek bahçe yapılan bu kıymetli yerler bugün güneşi esirgiyen birer orman, rütubet saçan birer çalılık, birer sivrisinek yatağı olmuştur. Buna sebep; plansız bahçe yapmak, bilgisiz kimselere iş gördürmektir. Biraz resim bilen, doğru, düz, çizgi çizen, beş on çiçeği ve üç beş ağacı tanıyan, herkes bahçe yapabileceğini zan eder. Fikrinde tasarladığı şekilleri arneleden başka bir şey olmıyan kimselere tatbik ettirir, işletir, belietir diktirir ve sulattırır. Artık bahçe yapılmıştır... Münevverlerimiz dahi ayni tarzda hareket ederler. Kendilerini bahçe mimarlığının inceliklerine vakıf zannederek esaslı bir plana ihtiyaç görmezler. Ya bahçevan geçinen kimselerin bilgisizliklerine kurban olurlar. Yahut kendi arzularını tatmin edici şekillerde b ahçe yaptırırlar. Çiçek yerlerine ağaç, ağaç yerlerine çİmen, Çimen yerlerine yol, yol bırakılacak kısırnlara da ağaç diktirirler. Kabul etmek lazımdır ki, her işin bir mütehassısı vardır ve o işi yerinde ve yardamında ancak mütehassıs yapabilir. İhtisasa kıyınet vermek usulünü benimsemcdikçe hiçbir iş iyi neticeler vermez. Bahçe mimarlığı öyle ince ve öyle ehemmiyetli bir iştir ki, ne. apartıman, n e han, ne de hamam yapmıya benzer. Bu İş zamanla eserını gösteren, zamanla güzelliğini artıran, zamanla kendin i b eğendiren bir iştir. M ühendis, mimar, avukat, doktor, tüccar, amir ve memur hatta ve hatta ziraatçi işi bile değildir. Bahçe mimarlığı bahçe mütehassıslığı demektir. Bunda dikilecek bütün nebatların ayrı ayrı hayati faaliyetlerini, boylarını, ömürlerini, yaşama ve muhite uyma kabiliyetlerini çİçeğİnİn, yaprağınin, dalının, gölgesinin yapacağı tesirler, renkler ara: aında imtizacı, k endi aralarında şekilce, vaziyetçe münasebet ve müvazeneyi, binaya verecekleri gölgeyi, m anzarayı, yaş, landıkça alacakları şekli, toprak nevilerine taham mül dereceJerini, rüzgar ve güneş, kar, gölge ve rütubet altında ne hale gireceklerini, dikilen ağaçların on sene sonraki vaziyet ve .neşvünemalarını birer birer bilmek, hesap etmek, tamamile bir ihtisas i ş idir. Bu meslekte tahsil görmemiş kimseler bu işi yapamazlar. Yapmak istemeleri aifedilmez bir kabahat ve hatta bir cürümdür. Çünkü hesapsız dikilen nice ağaçlar fazla· gölge vermelerinden güneşi kapadıklarından veya manzarayı bozduklarından dolayı kesilmiştir. Nice bağçelerin fazla ,gölgeden çiçeksiz kalmamaları için ağaçları sökülmüştür. Ağaca kıymak bir cürümdür. Bunun için her işi mütehassısına yaptırmalıdır. Bahçe yapmak kolay bir iş değildir. Muhtelif i klimlerde yaşamıya uysallaşmış çiçeklerin yaşama şartlarını bilmeyenler bahçe yapamazlar. İşte bundan dolayıdır ki, bahçe yapmaktan ziyade, onun iyi muhafaza edilmesine çalışmak lazımgelir. Herhangi Styl de bahçe veya park yapılırsa yapılsın, mutlak a Stylin icaplarına uymak, dikilecek çiçek ve fidanların hayat tarzlarını bilmek zaruridir. Aksi halde, sık sık görüldüğü gibi bin bir itina ve ma9rafla yapılan bahçe ve parklar bir iki sene içinde güzelliğini kaybeder, bozulur. Bunun sebebi; nebatların fen bakımından yapılışını, hangi nevi toprağa dikileceğioi, nasıl ve ne vakit sulanacağı, güneş veya gölgeden 5 hoşlanıp hoşlanmadığını, nerelere dikilmesi münasip olacağını bilmemektir. İtiraf etmeliyiz ki, memleketimizde tek bir tane bahçecilik tahsil etmiş diptomalı bahçevan yoktur. Mevcutlarm çoğu da ne nebat tanır ve ne isim bilirler. Bu bilgisizlik yüzünden her sene kıymetli ve milyonlarca nebat kuruyor. Ekimini bilmedikleri, tanımadıkları tohumları hep bilirim iddiaaile ekerler. Diktikleri fidanlar tutmazsa kababati hiç bir vakit üzerlerine almazlar, ektikleri tohum çıkınazsa derhal tohumun hayat olduğunu iddia ederle. İşte bunun içindir k i bizde bahçe ve çiçek işleri daima pahalıya m a l olur. Tabiatİn nebati güzelliklerinden zevkalanlar için bu gibi vaziyetlerle karşılaşmak cidden acıdır. Bahçecİlik gibi ziraatİn güzel ve en ince bir sanatinin şarlatanlığa hiç tahammülü yoktur. Çünkü foyası çabuk görülür. Çiçekler solar, kurur. Çiçek Fidanlar tutmaz, bozulur . • Bahçevan hiç bir vakit bunun mesuliyetini üzerine almaz. Mutlaka bir bahane ve sebep bularak i şin içinden çıkar. Bunun çaresi, bahçe meraklılarını çiçek ve fidan sevgisi kadar onları yetiştirmek ve bakmak usullerini öğrenmek için okuma sevgisine alıştırmaktır.




Çiçek Düzenleme

Devamlı sürtünme yaprakları kahverengileştirir. Çiçek düzenlenirken daima uzun olanlar arkaya ve kısa olanlar ön tarafa konulmalıdır ve yaprak şekli ile renk kontrası iyi ayarlan-malıdır. Aynı zamafıda şekli, rengi ve biçimi de önemlidir.  Hava soğuk ve fırtınalı olmadığı sürece arasıra bitkilerinizin bahçede nefes almasını sağ-layın. Bir ya? yağmurundan bitkilerin zevk almasına izin verin. Bunun bitkileriniz için ne kadar iyi olacağını hemen farkedebilir- siniz. Sulama: Eğer birisi ayakla¬rınıza bir kova soğuk su boşalt- saydı, bundan hoşlanmazdınız, öyleyse bitkiniz neden hoşlansın? Bitkiler ılık suyu tercih eder. Kaktüsler ve Etli Yapraklılar: Bol güneş ışığı alabilirler. Tek ayrıcalıkları, diğer ev bitkilerinin korunmasında olduğu gibi direkt güneş ışığından korunması gereken yapraklı varyetelerdir. Tüm kaktüsler zaman zaman suya ihtiyaç gösterirler. Kışın bunları serin ve kuru bir yere koymak gerekmektedir. Sulama Kapları: Bunlar her şekil ve büyüklükte olabilir. Buna karşın bazı kişiler halâ eski çaydanlıklarını kullanmayı tercih ederler. Birçok kereler gidip gelmeden kaçınmak için kendinize birkaç litre su alabilen bir su kabı edinin. Sardunya Çelikleri: En iyi Ağustosta alınırlar. Fakat bunlar çok kolay büyüyen bitkiler oldukları için büyüme mevsiminin herhangi bir zamanında dikilebilir ve genellikle de başarılı sonuçlar alınabilir. Çiçek Saksıları: Bütün şe kil ve büyüklüklerde mevcuttur. Bunlardan en hoşa gideni seçilir fakat çok fazla renkli olanlardan kaçınılmalıdır. Bu gibi saksılar bitkinin kendi güzelliğini azaltabilirler. Sepet İçindeki Bitkiler: Tamamen su geçirmez kalın plastik kutulara dizildiği sürece güzeldir. Sepetteki bitkilerin etkileri, özellikle bitkileri kendi saksılarında bırakıp sepetler gruplar halinde değişik yüksekliklerde, örneğin duvara asılırsa, çok de¬koratif olabilirler. Kirli Saksılar: Saksılar boşaltıldığı zaman daima iyice te- mizlenmelidir. Saksı ister plastik ister toprak sası olsun daima içinde soda tuzu bulunan sıcak su ile fırçalanmalı vc durulanmalıdır. Kirli saksılar bitki hastalık bakterilerinin uygun gelişme yerleridir.  Prımulalar: Deri kaşıntıla¬rının tekrarlanmasıa neden olurlar ve bazı kişiler bunlara allerji duyarlar. Her ne kadar diğer varyetelerde daha az oranda buna neden olurlarsa da bu durum özellikle “Primula Obcorııca” için doğrudur. Isıtma: Yapıldığında hava nemi ciddi olarak düşer. Bu insan üzerinde başağrısına ve göz-lerde iğnelenme hissine neden olur ve emin olabilirsiniz ki havanın kurumasından bitkiler de zarar görecektir. Bu durumda su püskürterek ve buharlaşma için su temin ederek bitkilere yardımcı olunmalıdır. Eğer bitkinizi sıcaklıkları farklı bir odadan diğerine aktarmak zorundaysanız, bitkinin yeni yerine alışmasını sağlamak için bu işlem tedrici olarak yapılmalıdır. Daha önce de söylediğimiz gibi bitkinin ani sıcaklık değiştirmesi büyük zararlara neden olabilir. Evinize yeni bir bitki getirdiğinizde bunu yine aklınızda bulundurmalısınız. Bitkiyi serin bir yerden doğrudan doğruya çok ılık bir oturma odasına getirmemek daha iyidir. Bonsai, bodur ağacın Japonca ismidir. Her ne kadar bunlar bahçe ağacı olarak kabul edilmiş iseler de evde de güzel bir görüntü verirler. Işık, ılık yer ve yeterli suya ihtiyaç duyarlar. Su Adaları: Bitkilerin büyük bir çoğunluğu nemli bulundurulmaya ihtiyaç duyduklarından, Çiçek severler, sulama ve spreyleme konusunda çok titizdirler. Ve bunda da oldukça hak-lıdırlar. Eğer saksının alt taraından suyun buharlaşmaması için iyi bir sistem uygulanabilirse bu çoğu saksılar için uygun olur. Yapraklarda Kireç Lekeleri: Buna çok miktarda kireçli su püskürtülmesi neden olur. Bunlar göze hoş görünmezler ancak çaresi basittir. Bunlar piyasada sprey ya da tüp şeklinde bulunan yaprak parlatıcıların¬dan biri ile spreylenir. Ya da yap raklar silinir. ÖNERİLER Çakıl Üzerinde Çiçek Soğanı: Burada Eylül sonu Ekim başında çakıl yatağa dikebileceğiniz bir narcissus çeşidi olan “Paperwhite” söz konusudur. Cam kaseye bir kat çakıl konur ve tam soğanın’ alt düzeyine kadar su ilave edilir. Paperwhite soğanları karanlıkta tutulmaya ihtiyaç göstermezler ve çok ılık yerlerde tutulmalıdır. Birkaç hafta içersinde soğanlar çiçeklenecektir. Eğer çiçekler kuruma belirtisi gösteriyorsa çok sıcak bir yerde duruyorlar demektir. Ada olarak adlandırılan sistem ile yapılabilir. Bir tabağı ya da çay tabağını ters çevirip sığ bir leğen içine yerleştirin. Saksı ters olarak yerleştirilen tabağın üzerine konur ve leğene saksının alt seviyesine gelinceye kadar su dolduru¬lur. Leğendeki su bitkinin etrafında buharlaşacaktır. Gerektiğinde su ilâve etmek akıldan çıkarılmamalıdır. AÇELYALAR bol miktarda suya gerek duyarlar. En azından haftada bükere bir kap ılık su tam toprak seviyesi üstüne kadar verilir. SIKLAMEN’de tomurcuklanan çiçek soğa¬nının tepe kısmını ıslatmamak kaydı ile, aynı işleme tabi tutulur. Her iki bitki de gece için uygun bir serinliği severler.Çiçekgönder




Çiçek Saksı Değişimi

Bazı temel kurallara dikkat edildiği sürece saksı değiştirmek zor değildir. Saksının dibine birkaç taş koyarak bu işe başlanır. Saksı ve taşlar saksının tam olarak su doyum noktasına gelmesi için, en az 24 saat su içinde bekletilir. Saksı plastik ise tabii kural edinilmelidir, yani plastik saksıda büyüyen Çiçek gene plastik bir saksıya aktarılmalıdır. Saksı hazır olduğunda Çiçek eski saksılardan alınır. Çok dikkatli olunmalı ve bu işi yaparken sert ve sabırsız olmamalıdır. Bir elin parmakları kök kısmını örten toprağa yayılır, diğer elle saksı kaldırılır ve altı üste çevrilir. Şimdi saksının arka kısmının sert yüzeyine vurulursa kökler genellikle serbest kalacaktır. Fakat eğer serbest kalmazsa bunlar çekilmez, aksi halde bu bitkiye ciddi olarak zarar verebilir. Kökler serbest kalmıyorsa en iyisi saksıyı kırmaktır. Kırık parçalar daima bitki kutularının altına dizilmekte kullanılır. Çiçek eski saksısından çıkarıldığında eski toprağı mümkün olduğu kadar dökülmesi için hafifçe kökler sallanır ve bitki yeni saksısına yerleş-tirilir. Bitkinin etrafı yeni toprak ile doldurulur. Eğer bitki daha geniş bir saksıya gereksinim duyuyorsa bir ya da iki numara bü Bu Çiçek saksı değiştirmeye muhtaçtır. Kökler dipteki delikten dışarı büyümektedir. Bir elin parmakları tacın kök kosmına yayılır; Çiçek hafifçe çıkarılır, çekilmez. İlk önce saksı tamamen temizlenir; alttaki deliğin üzerine kırık saksı parçaları ve saksının içine 3 cm kadar saksıtoprağı konulur. Köklerin eski toprağı silkelenir, bitki yeni saksısına konulur ve saksı taze saksı toprağı ile doldurulur.Çiçekgönder




yüğünün seçilmesi yeterli olacaktır.çiçek yeni saksıya yerleştirildiğinde toprağı her taraftan hafifçe bastırılır ve saksının her tarafına parmakla sulama oluğu açılır. Saksı üst kenarından 1 ya da 2 cm aşağıda kalacak miktarda doldurulur. Saksı toprağı birçok bahçe merkezlerinden ya da dükkanlardan alınabileceği gibi, 2 kısım çiftlik gübresine 1 kısım kumlu toprak karıştırılarak da yapılabilir. Torf, suni gübre ve izelementler kullanarak diğer bir karışım yapılabilir. Bazı bitkiler bol miktarda yosun isterler ki orkideler için bu zorunludur. Mamanda, Aloe ve Oleander gibi diğer bitkiler biraz tınla toprak ya da killi toprağa ihtiyaç duyarlar. Saksısı yeni değiştirilmiş çiçek doğrudan güneş ışığı almayan aydınlık ve ılık bir yere yerleştirilir. Bunlar kendilerine gelmeleri için biraz zamana ihtiyaç duyarlar.çiçekçi çiçekgönder




Budama Nasıl Yapılır Çiçek

Oturma odasındaki çiçekkendilerinin doğal ortamda karşılaştıkları koşullardan çok farklı olan koşullara tahammül etmek zorundadırlar. Onlar soba ya da kaloriferden gelen yapay ısıya rağmen büyürler. Aynı zamanda hava kirliliğine de tahammül etmek zorundadırlar. Hiç kimse evde bitkilerin sigara içmenize aldırış edip etmediklerini sormaz- Onlar hava ceryanına ve kapı açıldığı zaman hızlı sıcaklık değişikliklerine karşı koymak zorundadırlar. Tüm bunlara karşı onlar, bu doğal olmayan koşullar altında birçok yıl yaşamlarını sürdürürler ve doğal evrelerini devam ettirirler. Salon bitkilerinin çoğu kış boyunca büyümelerini durdururlar. Dinlenme devresi, bahçedeki bitkilerde olduğu gibi Şubat ayında sona erer ve yeni Hfr büyüme mevsimi için uyanırlar. Saksıya alınırken ve saksı değiştirilirken bu doğal evrenin akılda tutulması önemlidir. Onları Şubat’ın sonlarına doğru temizlemek en iyidir. Ölü yaprak ve kollar ayrılmalı ve yabani şekilde büyümüş bitkiler eski şekillerine göre budanmalıdır. Budarken bahçecilerin kuralları izlenir ve çiçek çiçeklendikten sonra budanır. Budama yerine bazen az miktarda yaprak ve çiçekleri koparılır.çiçekgönder çiçekçi




Çelik Alma Çiçek

Sevilen bir saksı çiçeğinden neden bir tane daha üretilmesin? Bu da emeğe değer ve eğer başarılıysa kişiye büyük bir tatmin duygusu verir. Çelikleri alma, yeni ve sağlıklı bitkilerin gelişimini gözlemleme saksı bitkisi yetiştirmenin en güzel yönüdür. Dikilen minicik bir çelikten or jinali kadar güzel çiçek bir örneğinin tam olgunluğa doğru geliştiği izlenebilir? Seralarda çiçek çelik alma yöntemiyle yapılan çoğaltma artık bir bilim dalı haline gelmiştir ve uzmanların deneyimi ile sağlanan bilgiler sayesinde bu işlem daha kolay bir hale gelmiştir. Çelik almak için en iyi zaman nedir? Bitkiler kendi doğal ortamlarında kış sonunda öz ve sürgün verirler böylece bitkilerin büyük bir çoğunluğunda en iyi çelik alma zamanı kışı izleyen ilkbahardır. Kıştan sonra bitkileri yenilerken budanan parçalardan Şubatın ikinci yarısı boyunca çelik alınarak küçük bir fidanlık yapılabilir.  çiçek Çelik nasıl elde edilir? Her- şeyden önce çok keskin bir bıçağa ihtiyaç duyulur. Bitkiler yaşayan organizmalardır ve enfeksiyona hassastır. Mümkün olduğu kadar temiz ve düzgün bir yara yaparak bu risk azaltılır. Çeliklerin büyük bir çoğunluğu budanmış kısımlardan elde edilir. Alınan çelik 6-10 cm. boyunda olmalıdır ve boğumun hemen altından kesilmelidir. Boğum, gözlerin ve sürgünlerin geliştiği gövdenin kalınlaşmış kısmıdır. İkinci olarak çeliğin alt kısmı 1 cm. derinliğe kadar suya daldırılır,çiçekgönder çiçekçi




Çiçek Budama

Bazı bitkiler saksılarının kapasitesinden fazla büyümüş ve saksılardaki toprak besinsiz kalmış ise daha geniş bir saksıya ihtiyaç gösterebilir. İlkbahar gelmeden bakım işleri bitirilmelidir. çiçek Ne olursa olsun budama unutulmamalıdır. Bazı bitkileri çok uzun olarak, diğerleri, tersine çalışarak büyürler. Dikkatli bir budama onlara doğal şekillerini geri verir. Aynı zamanda, tırmanıcı’ çiçek fazla olan sürgünler de ayıklanmalıdır. Budama dikkatli bir düşünmeyi gerektirir. Bu konuda acele edilmemelidir. Her bir dal parmaklar arasına alınır, iyice incelenir ve ne kadar budamayı gerektirdiğine karar verilir. Tüm dallar aynı uzunlukta budanma- malıdır, fakat bitkilerin doğal şeklini koruduğundan emin olunmalıdır. Çok fazla büyüyenleri budamaktan çekinmemelidir. Bir yanda ya da diğer yanda birkaç santimetre, çok fazla farklılık yapmayacaktır ve bazen oldukça köklü bir budama zorunludur. Parçaları tek tek yan sürgünün ya da boğumun üzerinden budanır. Bu budama artıkları aynı zamanda çelik almada da kullanılabilir. Doğru olarak yapıldığı sürece budamanın çiçek hiçbir zarar getirmeyeceği genel kuraldır. Aksine, gerçekte budama devam eden büyümeye daha iyi gelişme şansı verir. Keskin bir budama makası ya da budama aletleri kullanılması gerektiği akıldan çıkarılmamalıdır. Budama yaralanmaya neden olur ve eğer keskin aletler kullanılırsa bu yaralar çabuk iyileşir.çiçekçi çiçekgönder




Çiçekten Çiçek Çelik Alma

Afrika menekşesi, Pepero mia ve Rex begonia yaprak çeliği ile çoğaltılabilen bitkilerdir. Bu iki yöntemle yapılabilir: 1. Ana çiçek alınan yaprağı sapı ile kompost dolu bir saksıya dikmek. 2. Yaprağı küçük kareler halinde keserek kumlu ve torflu Çiçek üzerine yerleştirmek çeliğin fazla suyunu atmak için iyice sallanır ve birçok bahçecilik merkezi ya da çiçek dükkanında toz halinde bulunabilen köklendirme hormonu içine daldırılır. Bu başarıyı önemli ölçüde artırır. Çelik artık dikime hazırdır. Saksı kompostu ince bir çubukla hafifçe delinir ve çelik deliğe dikkatlice yerleştirilir. 2 cm. derinlik yeterlidir. Yaklaşık 5 çelik için yeterli büyüklükte bir saksı kullanılır. Her çeliğin bir alana ihtiyacı olduğu hatırlanmalıdır. Çelik çiçek kenarından birkaç cm. içeriye dikilir. Köklendiği görülür görülmez çelikler hafifçe kendi özel saksılarına şaşırtılır. Belirli bitkilerin çelikleri Pelargonium, tüm kaktüsler, etli yapraklı bitkiler çürümeyi önlemek için dikimden bir kaç saat önce kurumaya bırakılmalıdır. Etli bitkilerde çalışırken çelikleri genellikle Mayıs ayından sonra almak en iyisidir. Çelikler düzenli olarak saksılarına dikildikten sonra biraz su verilir, çeliklere değmemesine dikkat edilerek üzerinden şeffaf bir torba geçirilir. Bu içeriye yeterli ışık verecek şekilde çelikleri hava cereyanı ve diğer tehlikelerden koruyacaktır. Saksı direkt güneş ışığı almayan ılık, aydınlık bir yere konulmalı ve başka bir- şey yapmadan orada bırakılmalıdır. Üç ya da dört hafta sonra yapılan işin başarılı olup olmadığını kontrol etmek ve ihtiyacı varsa su vermek için saksı kontrol edilir. Yeterli uzunlukta kök geliştiğinde bitkiler kendi özel saksılarına dikilebilir. Bu yöntem ile iyi gelişen bitkiler arasında şunlar sayılabilir; Aphelandra belirli begonia çeşitleri (Coralli na, Maculata, Semperflorens) Cyperus, Fucbsia, Impatıens, Passiflorave Pile a Cadierci. Diğer bitki çelikleri su dolu saksıya konulur ya da saplı yaprağı saksı kompostu ya da torflu toprağa yerleştirerek çoğaltılabilir. Bu durumda bitki yaprağın dibinden gelişir ve bu yöntem Peperomia, Saint Paulia (Afrika menekşesi) yeSiningia gibi bitkilerde iyi sonuç verir. Kaktüs ve etli yapraklı bitkilerden çelik alırken dal ana gövdeye yakın yerden kesilir. Çelik dikimden önce 24 saat kurumaya bırakılmalıdır. Eğer çiçek sütlü öze sahipse çeliğin açık ucu kesildikten sonra mangal kömürü tozuna batırılmalıdır. Daima keskin bıçak kullanmak unutulmamalıdır. Geraniumlan (Pélargonium’lar) çelikten üretmek kolaydır ve Chlorophytum (sağda) gibi çiçek kollarmdan üretmekte onun kadar kolaydır. Diğer çoğaltım yöntemleri ilerki sayfada gösterilmiştir. Tohum ekme, tepe sürgünü çelikleri ve gövde ve yaprak çelikleri, sevgi ve sabırla şaşırtıcı derecede güzel sonuçlar verir.çiçekçi çiçekgönder




ÇİÇEKTE KARŞILAŞILABİLECEK SORUNLAR

Eğer yapraklar rengini kaybediyorsa; buna parazitler, özellikle tripsler neden olur. Çare: çiçektamamen yıkanır ve Pyrethrum bileşiği ile muamele edilir. Eğer yapraklar pek kötü görünüyorsa ve şeklini kaybediyorsa; Afit (yaprak biti) kontrolünü yapınız. Bunlar yapraktan özsu emerler ve böylece yapraklar besinsiz kalır. Çare: Yapraklar güzelce yıkanır ve sabun alkol karışımı kullanılır. (Bak. Sayfa 96) Yapışkan yapraklar; çiçek zararlılarının bir diğer belirtisi olabilir. Çareler yukardaki gibidir. Yapraklarda beyaz toz; (Bu mildiyö (külleme) varlığını işaret eder. Tedavi etmek zordur. İlaç bayilerinde bulunan özel ilaçlar ve kükürt püskürtülmesi bazen yardımcı olur. Mealybugs; Bunlar larva olup, kendilerini kötü görünüşlü yumuşak peltemsi bir mumla örterler. Bitki yoğun püskürtme ile yıkanır ve pyrethrum eriyiği püskürtülür. İnce, zayıf yaprak şekilleri; Bu genellikle bitkilerin kışın, yüksek sıcaklıkta ve çok karanlık yerde durmaları sonucudur. Çare: Erken ilkbaharda yan dallar ya da sürgünler budanır ve aynı zamanda bitki daha aydınlık bir yere taşınır ve sıcaklık kontrol edilir. Örümcek ağı; Yaprağın altında ufacık örümcek ağı çiçek aşırı kuru olduğunu gösterir. Çare: Hava nemini artırmak ve pyrethrum bileşiği ile muamele etmektir. Eğer yapraklar gevşek olarak asılmış ise; Bunun iki ana sebebi vardır. Ya çok az su, ya da köklerin çürümesine neden olan çok fazla su. Çare: Nedeni araştırılır ve buna göre çözümlenir. Eğer yapraklar kendi rengini kaybediyorsa; Bitki yeterli ışık almıyor demektir. Yapraklar sarıya dönüyorsa; Bu beslenme eksikliği belirtisidir. Bitkiye daha fazla besin maddesi verilmelidir. Yapraklar üzerinde kahverengi lekeler bulunursa: Odanın havası aşırı kuru demektir, bununla birlikte hava ceryanı ve çok parlak güneş ışığı da bu belirtiye neden olabilir. Sağlıklı yapraklar düşüyorsa; Bitkiye çok fazla soğuk su veriliyor hava ceryanlı ya da sıcaklığı aşırı derecede fazla değişen bir yerde duruyor olabilir. Oda aynı zamanda çok kuru da olibilir. Parazitleri patent spreylerle defetmek oldukça basittir. Fakat ilaçların tehlikeli olabileceği hatırlanmalıdır. (Bak. Sayfa 96-97) Nedeninin hangisi olduğu araştırılır ve buna uygun olarak çare aranır. Çiçekler düşüyorsa: Görünür bir neden olmaksızın ço- kani sıcaklık değişikliğinin belirtisidir. Aynı zamanda saksı hareket ettirilmiş ya döndürülmüş olabilir. Bitki çiçekli iken hareket ettirilmemelidir ya da dön- dürülmemelidir. Yaprak uçlarında kahverengileşme oluyorsa; Bu hava cereyanından olabilir. Yaprağın sürekli olarak silinmesi ya da saksının çok küçük olması buna sebep olabilir. Saksı değiştirmek düşünüldüğünde çok kolaydır. (Bak. Sayfa 86) Kök tacı çürükse; Bitki aşırı derecede sulanıyor demektir. Su aynı zamanda çok soğuk olabilir. Maalesef bunun için duadan başka çok az çare vardır. Diğer taraftan bitki kuruyorsa; Bitki derin bir kova ılık suya batırılır ve hiç hava kabarcığı çıkmayıncaya kadar kök boğazı su içersinde tutulur veçiçek bir daha ihmal edilmemelidir. Dokunduğunuzda çiçek üzerinde küçük beyaz sinekler uçuşuyorsa; Sabun ve alkol solüsyonu püskürtülür ve her iki-üç günde bir tekrarlanır. Bu beyaz sineklerden kurtulmak çok zordur, fakat püskürtme ile çiçek üzerine yumurtaların yayılması engellenir.çiçekgöder çiçekçi




Zararlar İçin Evdeki Çiçek Çareleri

Bazı eski usul çareler salon çiçek zararlılardan korumada daha doğal ve oldukçIsırgan otu kompostu; Kokusu çok iyi değildir, fakat yaprakları beslemek ve zararlılara karşı yüksek etkili mücadelede saf ve doğal bir üründür. Isırgan otu kompostu püskürtme; Bu bitkiler için mükemmeldir, bir miktar ısırgan otu yaprağı ve sapı toplanır ve bir kova su içersinde fermente olmaya bırakılır. Birkaç gün sonra suyu süzülür ve içine püskürtme eriyiği formuna gelinceye kadar az miktarda sabun ilave edilir. Sabun ve Alkol; Bu çare bitki zararlılarına ve bahçe bitkileri düşmanlarına eskiden beri kullanılan iyi bir yöntemdir. 24 gr. sabun içeren 1 litre suda lOcc. alkol karıştırılır. Eriyik çiçek püskürtülür, bu sürekli tekrarlanır, karışım bitkiye zarar vermez. Pyrethrum; Bu afit (yaprak biti) ve thripslere karşı mücadelede organik bir bileşiktir. Bu madde belirli krizantem çeşitlerinin baş kısımlarından yapılan ve çeşitli ticari isimler altında da bulunabilir. Tavsiye olunur. Derris Tozu; (Eriyik ve sprey formları da vardır). Bazen Rotenon olarakta isimlendirilir. Aynı zamanda kullanılırken çok tedbirli olunmalıdır. Eski usul çarelerin çoğu tehlikesiz ve doğaldır. Fakat kimyasal haşere ilaçlarının zararsızlıktan uzak oldukları daima hatırlanmalıdır. Daha önce açıklandığı gibi her bitki, her köşede ya da çiçek için sizin seçtiğiniz bir yerde aynı seviyede çiçekgönder çiçekçi




ZARARLILAR,İÇİN,EVDEKİ,ÇİÇEK,ÇARELER,

Aşağıda resimlenen Saint paulia (Afrika menekşesi), çok fazla miktarda direkt  Çiçek güneş ışığı aldığında sarı yaprak geliştiren bir Çiçek  örneğidir. Eğer hava cer-yanı olan bir yere konulursa hemen yapraklarda çirkin lekeler görülür. Eğer saplar gevşek gelişirse bu çok fazla sulamanın işaretidir.




BİTKİLERİN,ÇİÇEK,IŞIK,VE,ISI,İSTEKLERİNE,GÖRE,SINIFLANDIRILMASI,

Bu tablolar hangi bitkinin  Çiçek nereye konması gerektiği hususunda çok yardımcı olurlar. Mesela, doğuya bakan bir pencere kenarınız varsa ve oda sıcaklığı da ılıman ise 5 numaralı “yarı gölge ılıman ısı” tablosuna bakın. Burada birçok bitkiye seçme imkânını bulursunuz. Tabii, bitkilerin isimleri altındaki açıklamaya bakıp ısı, nem, dinlenme dönemi gibi özel isteklerini de dikkate almak gerekir. Birden fazla tabloda ismi olanlar kendilerini her tablodaki şarta kolayca uydurabilen bitkilerdir. 1. Tam güneş ve yüksek ısı: Aşağıdaki bitkiler güneye bakan ve perde konmamış pencere kenarında yetişebilirler. Minimum yaz sıcaklığı 16-20 C° olmaktadır. Bu demektir ki bu bitkilerin hiç birisi ılıman bir iklimde dışar- da yaşayamaz. Ananas Caphalocareus Careus Ceropegia Coleus Echinocactus Epidendrum radicans Espostoa Ferocactus Gloriosa Haworthia (some species) Hippeastrum Kalanchoe blossfeldiana Lithops Musa Opuntia Pachystachys Parodia Persea Plectranthus fruticosus Rebutia Sansevieria Senecio (some species) Stapelia 2. Tam güneş ve orta ısı: Bu bitkiler perdesiz ve güneye bakan bir pencere kenarında yetişebilirler. Yazın asgari sıcaklık 10-16 C° olmalıdır. Bu bitkiler ÇİÇEK yukarıdaki ısılar hiçbir şekilde aşağı düşmediği takdirde dı- şarda yetişebilirler. Aeonium Agapanthus Agave Aporocactus Bougainvillea Callistemon Capsicum Catharanthus Citrus Conophytum Cordyline Cotyledon Crassula Cuphea Datura Echeveria Euphorbia (Bazı türler çiçekçi) Faucaria Gasteria Haemanthus Hibiscus Hymenocallis Hypocyrta İmpatiens İresine Jasminum Kalanchoe daigremontiana Kalanchoe tomentosa Kalanchoe tubiflore Lampranthus Mikanis Neoporteris Nerium Olea Opuntia Oreopanax Oxalis Pelargonium Phoenix dactylifera Sedum Setcreassea Thunbergia Vallota Washingtonla Yucca Zantedestchia 3. Tam güneş ve az ısı: Bu bitkiler için yazın ideal yer dışarsıdır. Bol güneş görsün. Asgari ısı 3-10° olmalıdır. Gece donları başlamadan içeri alın. Acacia Aloe Eugenia Euonymus Hebe Larus Lobivia Mammillaria Passiflora caerulea Phoenix canareiensis Pittosporum Podocarpus Solanum Valtheimia 4. Hafif gölge ve yüksek ısı: Bu bitkiler, bol ışıklı fakat direkt güneş almayan yerlerde yetiştirilmelidir. Bilhasas güneş 11. 00-18.00 saatleri arasında üzerine gelmemelidir. Doğu ve batıya bakan pencere idealdir. Güneye bakan pencere gölgelenmen veya perde çekilmelidir. Asgari sıcaklık istekleri 16-20 C° olup, bu bitkiler çok sıcak tropik memleketler hariç dı- şarda yetiştirilemezler. Acalypha Achimenes Aechmea Aeshynanthus Aglaonema Allamanda Alocasia Anthurium Aphelandra Astrophytum Bégonia Billbergia Calladium Calanthe Calathea Chlorophytum Cissus discolor Clerodendrum Cocos Codiaeum Codonanthe Coffea Coleus Columnea Crossandra Cryptanthus Ctenanthe Dieffenbachia Dipladenia Dipteracanthus Dracaena Episcia Exacum Ficus (Pekçok türü) Fittonia Gardénia Guzmanla Gynura Haworthia (tanınmış türleri) Hedera canariensis Hoya bella Hypoestes Sacobinia carnea Kohleria  Maranta Medinilla Microcoelum Nonstera Neoregelia Nepenthes Notocactus Pandanus Pedilanthus Pellionia Peperomia Perilepta Philodendron Phlebodium Phoenix roebelinii Piper crocatum Pisonia Playtcerium Plectranthus Oertendahlii Plumbago İndica Polyacias Pasuderanthemum Rechsteineria Rhaphidophora Rhipsalidopsis Sansevieria Scindapsus Scirpus Siderasis Sinningia Smithiantha Sonerila Spathiphylium Stenandrium Stephanotis Stromanthe Syngonium Tillandsia (Pekçok türü) Vriesea Zebrina 5. Hafif gölge ve orta ısı: Yukarda bahsedilen yüksek ısı ile ilgili şartlar aynı olmakla beraber, asgari ısı 10-16 C° ol-malıdır. Buna göre bu bitkiler üzeri örtülmüş ve doğrudan güneş ısısından korunmuş dış şartlarında yetişebilir. Isı çok düşerse içeri almalısınız. Abutilón Araucaria Ardisia Asparagus Aspidistra Begonia (tuberous) Begonia semperflorens Browallia Brunfelsia Callisia Chamaedorea Chamaerrops Chrysanthemum Cissus antarctica Cissus rhombifolia Cleyera Clivia Cyperus Dizygotheca Duchesnea Echinopsis Epidendrum (Pekçok türü) Epphyllum X Fatshedera Ficus rubiginosa Fuchsia Grevillea Gymnocalycium Haemanthus Hederá helix Howea Hoya carnosa Jacaranda Liriope Mimosa Nephrolepis Odontoglossum Ophiopogon Oplismenus Pilea Piper nigrum Plumbago auriculata Primula Pteris Rhododendron Rhoeo  Rhoicissus Saintpaulia Saxifraga Schefflera Senecio mikanioides Soleirolia Sprekelia Streptocarpus Tetrastigma Tillandsia usneoldes Tolmiea Torenia Tradescantia Vanda Zygocactus 6. Hafif gölge ve az ısı: Bu bölümdeki bitkiler yukarda tarif edilen, hafif gölgeli yerlerde yetişebilir. Asgari sıcaklık 3-10 C° olup, yaz döneminde bunlar için ideal yer dışarı ortamdır. Gece donları başlamadan içeri alınmalıdır. Acorus Calceolaria Campanula Cyclamen Cymbidium Cytisus Erica Fatsia Lycaste Nertera Sauromatum Senecio cruentus Skimmia Sparmannia Stenocarous 7. Tam gölge ve yüksek ısı: Aşağıdaki bitkiler doğrudan güneş ışığı almadan gayet iyi büyüyebilirler. Kuzeye bakan bir pencere veya biraz pencereden uzak bir pozisyonda asgari ışık ihtiyaçları karşılanmış olur. Aynı zamanda suni ışıklan¬dırmaya da çok uygundurlar. Bu gruptaki bitkiler sıcağı sever. Kışın sıcaklığın 16-20 °C den aşağı düşmesine fırsat ver-meyiniz. Adiantum Aglaonema Anthurium Billbergia Calathea Dieffenbachia Didymonchlaena Dracaena Ficus (Bazı türleri) Howea Maranta Microlepia Monstera Phlebodium Phoemix roebelinlii Platycerium Rhaphidophora Siderasis Spathiphylium Syngonium Zebrina 8. Tam gölge ve orta ısı: Bu gruptaki bitkiler yukarıda tarif edildiği şekilde gölgede iyi yetişirler. Asgari sıcaklık 10-16 °C olup, yazın iyi gölgelemek şartıyla dışarıda yetiştirilebilirler. Asparagus Aspidistra Asplénium Blechnum Chamaedorea Chlorophytum Cissus antarctica Cissus rhombifolia Clivia Cyrtomium xFatshedera Hypocyrta Nephrolepis  Odontoglossum Ophiopogon Pellaea Peperomia Pteris Rhoicissus Schefflera Soleirolia Tetrastigma Tradescantia 9. Tam gölge ve ısı: Aşağıdaki bitkilerin çok ısıya ve yüksek ısıya ihtiyaçları yoktur. Yazın asgari sıcaklık 3-10 C° dur. Buna göre bu bitkiler don olmadıkça dışarda yetiştirme tercih edilir. Aucuba Calceolaria Fatsia Hedera helix Hydrangea Odontoglossum (Bazı türleri) Paphiopedilum (Bazı türleri) Phyllitis scolopendrium Skimmia




Bitkilerin İşik Ve Isı İstekleri Göre Sınıflandırması

Bitkilerin İşik Ve Isı İstekleri Göre Sınıflandırması Odontoglossum Ophiopogon Pellaea Peperomia Pteris Rhoicissus Schefflera ÇiçekSoleirolia Tetrastigma Tradescantia 9. Tam gölge ve ısı: Aşağıdaki bitkilerin çok ısıya ve yüksek ısıya ihtiyaçları yoktur. Yazın asgari sıcaklık 3-10 C° dur. Buna göre bu bitkiler Ve Çiçekk don olmadıkça dışarda yetiştirme tercih edilir. Aucuba Calceolaria Fatsia Hedera helix Hydrangea Odontoglossum (Bazı türleri) Paphiopedilum (Bazı türleri) Phyllitis scolopendrium Skimmia Çiçekçi




BAŞKA,ÇİÇEK,DESTEK,ÇEŞİTLERİ

Demir çember, stephanotis veya passiflora gibi ince sürgün verenÇiçek bitkiler için uygundur. Fakat Phılodendron daha büyük bir destek ister. Bu tırmanıcı bitkilerinÇiçek terbiyesinde zorluklarla karşılaşılmıştır. Fakat şimdi yosunla veya süngerle sarılmış sopalarla beraber satılmaktadır. Eğer bitki yerini severse, çok geçmeden bu sopalar da kısa gelecek ve siz uzayan sürgünleri duvara veya pencereye tutturmak zorunda kalacaksınız. Ayrıca yosunu da rutubetli tutmak zordur. Bu problemi, yosunlu sopayı kendiniz yapmak suretiyle şöyle çözebilirsiniz. Önce kamış veya plastik sopanız üzerinde ufak delikler açar sonra üzerini yosun veya süngerle kaplarsınız. Saksıya yerleştirdikten sonra sopanın üstteki deliğinden su koyarsanız bu su yanlardaki ince deliklerden süzülür akar, yosun veya süngeri ıslatır.




TIRMANAN,BİTKİLERİ,ÇİÇEK,ÇİÇEKÇİ,NASIL,DESTEKLEMEL,

Bazı tırmanıcı bitkiler Çiçek duvar üstünde sağlam bir pençeye sahiptirler. Fakat pekçok tür yardıma muhtaçtır. Bu yardım, duvara bazı vidaları monte edip sürgünleri ince tellerle bunlara tutturmak suretiyle olabilir. Duvara tel gerebilir, ağaç direkler de koyabilirsiniz: Ne yaparsanız yapınız, bitkinin yaptığınız düzenlemede yeterli ışık almasının gerektiğini unutmayınız. Bitkiyi duvara tırmandırdığınız zaman, dekoratif bir manzara ortaya çıkar. Fakat bazı mahzurları da vardır. Eğer duvarınız suya karşı korunmuş değilse, duvara su püskürtemezsiniz. Tırmanıcı bitki taşınamaz. Bu nedenle temizleme ve saksı değiştirme işlerini olduğu yerde yapmak zorundasınız.




HANĞİ ÇİÇEÇEĞİ SEÇMELİ

Hangi çiçek seçileceğine karar verirken kişisel zevklerinizi ve çiçeler  ne kadar iyi bakabileceğinizi dikkate almalısınız. Eğer bitkilere büyük dikkat ve ihtimam gösteriyorsanız, bir süre unutulmaktan etkilenmeyecek bitki arıyorsanız o zaman “Chlorophytum, Cissus, Cype rus, Fatshedera, Philodendron, Sansevieria veya Tradescantia ” gibi dayanıklı çeşitler seçmelisiniz. Açıkça bellidir ki bu dayanıklı tipler bürolar ve düzenli çalışmayan diğer yerler için uygundurlar. Bütün bu kriterler hangi çeşit ev çiçekleri  satın alınacağına karar vermekte bize yardım ederler. Diğer önemli bir faktör de bitkilerin doğru yerlere yerleşti-rilmesidir. Eğer yanlış bir yer seçilirse hem kişi hem de bitki mutlu olmayacaktır. Örneğin: değerli bir mobilyanın üzerinde düzenli püskürtme gerektiren bir bitki istenmez. Bundan sonraki sayfalarda evinizde çeşitli bö lümler için uygun bitkilerin seçimi için ilgili bazı öneriler bu-lacaksınız. Ev bitkilerinin masalar ve ki-taplıklar gibi mobilya parçalarının üzerine yerleştirme isteği fazladır. Bu yerleştirme cazip görülse de eğer mobilyalar ağaçtan veya ağaç kaplama ise bazı sakıncaları vardır. Püskürtme veya sulama mobilya üzerinde görünmeyen lekeler bırakabilir. çiçeklerin ışığa ihtiyaçları olduğu için bit-kilerin üzerine konulduğu mobilyaları da ona göre yerleştirmek zorundasınız. çiçekler sağa sola pek çok hareket ettirilip dolaştırılmaktan hoşlanmadıkları için pencere eşiği veya raf gibi devamlı sabit noktalar seçilmelidir. Daima hatırlamalısınız




GÜNÜMÜZDE ÇİÇEK BÜYÜTMEK

Günümüzde salon  çiçek başarılı şekilde yetiştirmek 20 veya 30 yıl öncesine kıyasla çok daha kolaydır. Son yıllarda çok daha üstün kaliteli pek çok çeşidin bulunması yanında, çiçekler hakkında geniş bilgi ve yeni bakım teknikleri, istendiğinde herkes tarafından kolayca elde edi-lebilir hale gelmiştir. Salon bitkisi yetiştirmek çiçekçi ve onlar için gerekli zaman ve bakımı göze alan herkes, başarılı bir bahçevanlık için gerekli “yeşil parmakların” içgüdüsel hünerini artırabilir. Ancak çiçek  çeşit sayısındaki artış, kendine özgü zorlukları da birlikte getirmektedir. Uzun zaman sadece geranium veya begonya yetiştirmek oldukça koaydır denebilir. Bir zaman sonra, onlar için neyin iyi olduğunu, yumanızda hangi yerin onlara uy-gun düştüğünü, nasıl çelik alındığını bilirsiniz. Oysa bugün kullanılan yüzlerce bitki çeşidi vardır. Bunlardan bazıları çok ışık isterken diğerleri az ışıktan hoş lanmakta, bazıları ise bol suya gereksinim duyarken diğerleri az su istemektedir. Keza bu bitkilerden bir çoğu düzenli bitki besin maddelerine gereksinim duymaktadırlar. Bu bitkilerin tümü hakkında ayrıntılı bilgiler edinerek her çiçek için neyin yararlı neyin yararsız olacağını bilebilmek için bahçe çiçekleri konusunda uzman olmak gerekir ki çoğumuz bu işin dışında kalıyoruz demektir. çiçek bakımı için, gerekli literatürün olması çok güzel bir imkândır. Eğer bütün maklelerin salon çiçekler  üzerine yazılmış kitaplarla doldurmayı arzu eder ve onların hepsini okumaya uğraşırsanız çiçeklerin  bakımı için zamanınız olmayacaktır. Temel fakat hayati önemi haiz, bilinmesi gereken bilgiler arasında çiçeklerin  nerede bulunmaları (yer konumu), uygun sıcaklık ve beslenme özellikleri gelmektedir. çiçeklerin sağlıklı büyümesi açısından bu bilgiler çok önem




Çiçek Hastalıkları Ve Çareleri

Çiçeklere gelen hastalıklar ve Çiçek saldıran böcekler o kadar fazla değildir. Çünkü esasen bunların ömürleri uzun olmadığı için böceklerin ve mantar hastalıklarının zararları azdır. Çiçeklerin başlıca düşmanları: Kabuklu ve kabuksuz sümüklü böcekler, yeşil veya üzeri kahve renginde mor çizgili tırtıllar, karıncalar, Çiçek zina böceği, elma böceği, Basra denilen yeşil, siyah ve kırmızı bitler, çeşitli renkte kelebekler, arılar, küçük bir sineğe benziyen güvelerdir. Mantar hastalıklarından külleme, karaballık, pas, beyaz mantar gibi hastalıklardır. Kabuklu ve kabuksuz sümüklü böcekler: Bunlar genç fidanlara saldırırlar. Geceleri dolaşırlar. Sabah erkenden fidanların üzerinde ve etrafında, duvar ve diğer kuru eşyanın arasında, güneş görmiyen yerlerinde saklanmış olanları toplayıp ezmek lâzımdır. Çiçeklerin etrafına toz kireçten, bu hayvanların geçmesine mâni olacak yollar yapmak faydalıdır. Tırtıllar: Her ne cins tırtıl olursa olsun, gündüz çalışanları Çiçek birer birer toplamak veya üzerine piyasada satılan tırtıl ilâçlarından birini serpmekle yokedilir. Karıncalar: Fidanın üzerine çıkmalarını önlemek için fidanın gövdesini piyasada satılan yapışkan tuzak ilâçlariyle sarmak gerekir. Zina böceği: Yeşil renkli büyük bir böcektir. Çiçeklerin petallarını kemirir. Bu böcek geceleri çalıştığı için sabah erkenden, güneş henüz ortalığı ısıtmadan çiçeklerin göbeğinden tutup bunları ezmelidir. Eima böceği: Güllere de saldıran kahve renginde, ince tüylü ve bir cinsi de üzeri esmer, siyah renkte ve beyaz benekli böceklerdir. Bunlar da Zina Böceği gibi yaşar ve zarar verirler. Zina Böceği gibi toplayıp ezmelidir. Basralar: Bunlara Füseron derler. Yeşil kanctlı ve kanatsız, siyah renkte olanları vardır. Daima koncalarla yeni sürmüş narin filizlerin suyunu emerler. Bir çift basra on beş günde binlerce yavru meydana getirir. Tarif edeceğimiz ilâç¬la fidanlar üzerine gelen Basraları ısiatmalıdır. Bu ilâç Bas- raların ıslanmış olanlarını öldürür. Bir kilo su içinde 8-10 gram Arap sabununu eritmeli, iyice eridikten sonra içine azar azar dökmek ve daima karıştırmak suretiyle bir kahve fincanı zeytinyağı ilâve etmelidir. Hazırlanan bu ilâcı filit tulumbası gibi suyu buğu gibi serpen bir püskürücü araç ile bitlerin üzerine serpmelidir. Bunda dikkat edilecek iki nokta vardır: Biri ilâcın ara cın içinde köpükleşmemesi ve topaçlanmaması için aracı daima sallamak, diğeri ilâcı sabah güneş doğmadan veya akşam güneş çekildikten sonra kullanmaktır. Aksi halde ilâç tesirsiz kalır. Kırmızı renkli ve Koşniy cinsinden olan üzeri pamuk veya sert kabuklu böcekleri ve güveleri de aynı ilâçla veya ezerek öldürmelidir. Kelebekler: Gece uçanlardan kurtulmak için: Kuvvetli ışık veren bir elektrik lâmbasının altına bir tepsi koymalı ve içini su ile doldurmaiıdır. Işıktan gözü kamaşan gece kelebek ve böcekleri lâmbaya çarparak suya düşüp ölürler. Gündüz kelebeklerini de .kelebek ağı ile, yumurtlamağa başlamadan evvel, yani Nisan’dan Mayıs ayının on beşine kadar yakalayıp öldürmelidir. Arılar: Arıların çiçeklere büyük bir zararı yoktur. Bununla beraber, yabani arıların çiçeklerden uzaklaştırılması için, üzerlerine Basralara serpilen ilâçtan serpmek yeterlidir. Mantar hastalıkları: Yapraklar üzerinde kül serpilmiş gibi görülen külleme hastalığına karşı daima yağmurlardan sonra ve sabah çiğ kalkmadan, kükürt tozu serpmek, Kara-ballık denilen siyah lekelere karşı ve beyaz mantar denilen (Taflanlarda ve güllerde çok olur) hastalık ile pas renginde lekeler yapan mantara karşı en iyi çare bordo bulamacıdır. Bu ilâcın nasıl hazırlandığını «Gül Bahçesi» kitabımdan okuyunuz.  Çiçek tohumları fidanın üzerinde olgunlaştığı zaman tohum keseleri, ya birdenbire çatlıyarak tohumlarını saçar (Menekşe gibi), veya çatlıyan tohum keseleri güneşte kuruyun caya kadar olduğu gibi kalır ve yavaş yavaş dökülür. Çatlıyan ve çatlayıp dağılan tohumları tamamiyle kurumdan toplamalıdır. Diğerlerini rüzgârların tesiriyle uçmadan devşirme- lidir. Toplanan tohumları keseleri ile birlikte gölgeli bir yerde ve karıncalardan uzak tutarak iki gün kadar havalandırıp keseleriyle birlikte her çeşidi ayrı ayrı olarak teneke kutulara' koyup kapaklarını kapamalıdır. Eğer teneke kutu bulunmazsa bez keseler içinde nemsiz yerlerde saklamalıdır. Tohumları ekileceği zaman, tohum keselerinden çıkarılmalıdır Bu usulle tohumlar çimlenme kuvvetini kaybetmemiş bulunurlar.Çiçekçi




ORCHİDACEAE (Orkideler)

Familya adı: Orchidaceae Türleri: Bletia hyacinhina (Blatilla striata) Cattleya tabiata (Melez) Cymbidium türleri Cypripedium calceolus (Venüsün pabucu) Dendrobium (Melez) Paphiopedilum (Slipper Orchid) Phalaenopsis türleri (Moth Orchid) Stanhopea oculata Yayılışları ve Üretimi: Bletia hyacirıthirıa: Bu ad İspan- ya’da Algeciras’da bir botanik bahçesi sahibi olan Luis Blet tarafından konmuştur. Vatanı Çin’dir. Avrupa’ya 1802’de gel¬miştir. Bu orkide türü, yere, çok yakın olarak ve iklimi yumu¬şak olan yerlerde yetişebilir. Pek çok çeşidi vardır. Yüksekliği yerden en fazla 30 cm. kadardır. Çiçekleri pembe, yaprakları keskin kılıç gibidir. Çiçekleri ilkbaharda açar. Nemli gölgede kalan ve odun çürüntüsü bulunan yerlerde yetişir. Toprağı tın- lı gübreli, kumlu ve özellikle çürüntülü olmalıdır. Bol su ister. Üretimi çiçek açtıktan sonra, kökten sürgünleri ayrılarak yapı¬lır. Cattleya tabiata (Melez): Bu ad İngiltere’de Barnet şehrin¬de oturan ve botanik bahçesi sahibi olan William Cattley tara¬fından 1832’de verilmiştir. Vatanı GünÖy ve Orta Amerika, Batı Hindistan’dır. Bu çiçek ilk kez 1818’de Brezilya’dan İngil¬tere’ye getirilmiştir. 60’dan çok çeşidi vardır. Bu orkide türü, tek başına yaşamak ister. Çiçekleri çok nefis güzellikte oldu¬ğu İçin, her zaman en pahalı çiçeklerden biridir. 20-25 cm. boyundaki çiçekleri kadife yapısında olur. Çiçek açımı sonba¬harın bitimine yakındır. Camekânlarda askıya alınmış saksılar¬da veya doğal olarak tropik bölgelerde ağaç budaklarında yetişir. Toprağı kara yosunları ve ağaç çürüntüleriyle birlikte hazııianmalıdır. Çiçek açarken suyunu kesmelldir. Bu da kök¬lerinden ayrılarak üretilir. Cymbidium sp.: Adı eski Yunanca (tekne) ve (kayık) anla¬mına gelir. Vatanı Asya ve Avustralya’dır. 1838’de Avrupa’ya gelebilmiştir. Camekânlarda yetişebilir. En kolay gelişen bir türdür. Çiçekleri bir dal üzerinde 15-25 adet olarak kışın açar. Bu çiçekler camekânlarda 3 ay süre ile yaşar. Kesilmiş olanları da evlerde 8-9 hafta taze olarak yaşayabilir. Dondan kaçınır. Toprağı diğerleri gibidir. Az su ister. Püskürtme su verilmelidir. Üretimi, her üç yılda yeni saksılamada köklerden sürgünler ayrılarak çoğaltılır. Cypripedium caiceoius (Venüs’ün pabucu): Bu ad da eski Yunancadır. Vatanı Avrupa, İngiltere, Kuzey Asya ve Kuzey Amerika’dır. Çiçekleri açık sarı, lekeli ve benekli, kah¬verengi ya da kırmızı petalleri vardır. Meyvemsi bir kokusu vardır. Yazın çiçek açar. Yarı gölgeli, suyu süzen yapıda lifli, kara yosunlu ve çürüntülü toprağı olmalıdır. Çok su verilmeli¬dir. Bu çiçeği kuru hava ve çok sıcaklardan uzak tutmalıdır. Dendrobium(Melez): Vatanı Hindistan’dan Çin’e ve Japonya’ya, Avustralya ya da Pasifik adalarına kadar yaygın¬dır. Yapraklan deri gibi, her zaman yeşil, çiçekleri değişik büyüklükte ve çoğu kez pembemsidir. Bunun 'D. nobile" melezi 1836’da elde edilmiştir. Çiçeklenme ilkbahar ile kışın sonunda olur. Bu orkideler, yeterli sıcaklıkta ya da sıcak evlerde sepetlere konularak askıda tutulmalıdır. Tropiklerde ağaç oyuklarında doğal olarak yetişir. Toprağı ötekiler gibi olmalıdır. Çok suya gerek yoktur. Üretimi öncekiler gibidir. Paphiopedilum (Slipper Orchid):Vatanı tropikal Asya’dır. Elliye yakın çeşidi vardır. Yaprakları derlmsi bir yapıdadır. Çiçekleri gösterişli ve birçok renklerde olur. Çiçeklenme zamanı çeşitlere göre değişik zamanlarda olur. Sıcak ve nem¬li camekânları sever. Üretimi öncekiler gibidir. Phalaenopsis (Moth Orchid):Buna 'Kelebek orkidesi‘ de derler. Çiçek yapıları kelebeğe benzer. Vatanı Filipinler, Bur¬ma, Doğu Hindistan, Bornea ve Yeni Gine'dir. Çiçekleri beyazdan başlayarak pembe, menekşe ve mor olabilir. Yap¬rakları seyrek ve etlidir. Çiçek açımı çeşitlere göre farklı zamanlardadır. Sıcak ve çok nemli seraları sever. Doğrudan güneş ışınlarına bırakıl¬mayı sevmez. Çiçek açımına kadar püskürtme sulaması yapıl¬malıdır. Çiçekten sonra su verilmemelidir. Üretimi öncekiler gibi¬dir. Ancak bu kök ayırma işini çok dikkatli olarak yapmalıdır. Yoksa üretimi gerçekleştirmek kolay olmaz. Stanhopea oculata:Vatanı Meksika olup, Avrupa’ya 1829’da gelebilmiştir. Yaprakları geniş, çiçekleri kısa ömürlü, ama son derece gösterişlidir. Limon sarısı ve üzeri benekli olan çiçekler yazın açar. Sıcak camekânlarda ve askıdaki saksılarda yetiştirilir. Çok nemli havaları sever, toprağı öncekiler gibi olmalıdır. Üretimi de öncekiler gibidir. Bitkisel Bakteri Hastalıkları BAKTERİK YAPRAK ÇÜRÜKLÜĞÜ Bacterium oncidii Belirtileri: Yaprakların üzerinde, orta yerleriyle uçlarında soluk sarımtırak lekeler oluşur. Bu lekeler çabucak yayılırlar. Hastalıklı yaprak dokusu yağa batırılmış gibi görünür. Sonra bu görüntü kahverengine dönüşerek solar, buruşur. Daha sonra da yaprak orta yerinden kırılarak yere dökülür. Bu hastalığı gidermek için, hastalıklı bitkileri yok etmeli ve çiçek de kesilen yerlere 1/1000’lik süblime eriyiği gibi dezen¬fektanlar sürülmelidir. Önlenmesi: İlâçlı önlemi yoktur. Fiziksel önlemler öneri¬lir. BAKTERİK YAPRAK SAP ÇÜRÜKLÜĞÜ Bacillus cypripedii Bacillus carotovorus Belirtisi: Yapraklar üzerinde çabucak büyüyen ve yayılan kahverengi lekeler belirir ve sonra da yapraklar çürür. Hasta¬lık buradan sapa doğru yayılarak bütün bitkiyi kaplayabilir. Bu hastalığın Japonya’da "Cypripedium., phalaenopsis"ve "Acrides"türü orkidelerde büyük zararlar verdiği görülmüş¬tür. İtalya’da da aynı zararları "Bacterium dendrobii"bakterisi yapmaktadır. Bu hastalığı önlemek için evvelkisi gibi önlem alınmalıdır. Önlenmesi: İlâçlı önlemi yoktur. Fiziksel önlemler öneri¬lir. YAPRAK ÇÜRÜMESİ Phytophora omnivora Belirtisi: Bitkinin büyüme noktalarında önce sararmalar belirir. Bir süre sonra yaprakların alt yüzleri kararır. Hastalık daha da ilerleyince, tüm yapraklar çürümeye başlar. Özellik- le, Vanda ve Cattleyatürü orkidelere zarar vermektedir. Camekânlardaki orkideler, bu mantarın zararından daha çok çekerler. Kanada’da çok görülmüştür. Üretimde orkideleri olabildiğince kuru tutmalıdır. Bir mantar hastalığına karşı önlemler daha kolaydır. önlenmesi: Bkz. VI. Fungisitler grubu a, e, f türleri. SAP ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI Sclerotium rolfsii Belirtisi: Bu da bir mantar hastalığıdır. Hastalığın başlan¬gıcında, bitki bozuk bir renk ve solmayla başlar, giderek kısa sürede kurur. Çoğu kez saplar bükülerek kendiliğinden kırılır. Çiçek sapları çürür. Beyazımtırak sarı, parça parça bir örtü gibi mantar miselleriyle kaplanır. Yüksek dozdaki nemlilik, aşırı sıcaklık bu hastalığın yaygınlaşmasına neden olur. Alına¬cak ilk önlemlerde camekânlarda nemi ve ısıyı düşük seviye¬de tutmaya dikkat etmelidir. Önlenmesi: Bkz. VI. Fungisitler grubu e, f türleri. YUMRU ÇÜRÜME HASTALIĞI Nectria ochroleuca, Nectria bulbicola, Nectria bulbophylli Belirtileri: Birbirlerine çok yakın olan bu mantarlar, bitki¬de önce kahverengi lekelerle kendini belli ederler. Sonra buruşma başlar, çiçek ve kökteki yumrucukları çürütür. Has¬talıklı olan yumrucuklar balmumu yapısında beyaz spor yığın¬larıyla dolu olduğu görülür. Sonunda bitkiyi tümüyle kurutur. Önlenmesi: Bkz. VI. Fungisitler grubu a türü. PAS HASTALIĞI Hemilela americana Belirtisi: Bir mantar hastalığıdır. Önce altın sarısı rengin¬de tozuyan birçok meme uçlarının, yaprakların alt yüzünde belirmesiyle başlar. Bu mantar hastalığı en çok Cattleya türü orkidelerde görülür. Mantarın bir başka türü olan Hemileia oncidii de benzer zararı yapar. Ancak, bu ikinci tür mantarın meydana getirdiği meme uçları daha açık sarı renkte olduğu gibi, bunlar alt yüz¬lerde olmayıp yaprağın üst yüzünde oluşur. Önlenmesi: Bkz. VI. Fungisitler grubu a, d, e, f türleri. YANIK LEKE HASTALIĞI Bu hastalığı yapan mantarlar iki türdür. Bunlardan birinci¬leri "Gloeosporium" ötekisi ise "Colletotrichum'türüdür. Buna göre, : "Gloeosporium affine",ile Gloeosporium onci¬dii, diğeri "Colletotrichum orchidearum" ve "Colletotrichum orthianum" dır. Belirtileri: Her iki mantar türleri de yapraklarda ve kısmen yumrucuk¬larda yuvarlak, şekli belirsiz, kenarları belirli ve derin gömük esmer lekeler meydana getirirler. Bu lekelerin ortalama yarı¬çapları 1 mm. ya da 2 cm. kadar olabilir. Hastalığın yaygın oluşunda tüm yaprağı kaplayabilir. Hastalığın ilerlemesiyle yapraklar kurur ve aynı zamanda yumurcuklar da ölür. Bu lekelerin içinden, kırmızımtırak kahverengine dönük sporlar yayılabilir. Şimdiye kadar orkidelere bu şekilde zarar veren 35’I aşkın mantar türü bulunmaktadır. Bu mantarların gösterdiği belirti¬ler birbirlerine çok benzemektedir. Hastalığa yardımcı olan nedenler, toprağın aşırı beslenmiş olması, özellikle azotlu gübreyi aşırı kullanma, yüksek sıcaklık ve yüksek nemdir. Bunlara ışık yetersizliği ile püskürtme suyunu da katmalıdır. önlenmesi: Bkz. VI. Fungisitler grubu a, d, e, f türleri.




EV DEVAMLI YEŞİL ÇİÇEK NEBATLAR

AGAV (Agave) Geniş, kalın ve kenarları dişli yapraklarıyla bir rozete benzer. Otuz yılı aşmayan ömründe bir defa çi¬çek verir. Mart ayında ana nebatın etrafındaki sürgün¬leri ayırıp, 12 cm kutrundaki saksılara dikmekle ürete-bilirsiniz. Bazı nevileri çok büyüyen bu etli nebata, güneşli bir pencere önünde yer veriniz; kışın az, yazın fazla sulayınız




Başlıca Ev Çiçek Nebatileri

Ev çiçeği nebatları Çiçek diye bir tasnif yaparak ortaya bir liste koymak oldukça güçtür. Çünkü, netice itibariyle, bir nebati Çiçek evimizde yaşatabilme imkânı verdik mi, onu böyle bir listeye alabiliriz. Ötedeııberi evlerde veya apartımanlarda yetiştirdiğimiz süs Çiçek nebatlarını, başlıca iki grupta toplamak mümkündür: Birinci grupta bulunanlar, yaz kış evimizi canlı bir yeşil den mahrum bırakmayan sıcak memleket nebatlarıdır. Mutedil bölgenin nebatları olan ikinci grup ise, ancak muayyen mevsimlerde evimize Çiçek renk ve koku saçıyorlar. Şimdi sizlere her iki gruptan en makbul ne batların kısaca yetiştirme bilgilerini veriyorum.Çiçekçi Çiçekgönder




Ev Çiçek Nebatilerimizin Yaşama İstekleri

Ev Çiçek Nebatilerimizin Yaşama İstekleri Toprak Su  Işık Hararet  Rutubet Tabiattaki canlı mahlûkların en mütekâmili olan biz insanlar, normal olarak bir yuvada gözlerimizi dünyaya açarız ve yine bir yuvada ebediyyete göçüp gideriz. Ömrümüzün çoğu evimizde geçtiğine göre, kazancımızın büyük payını yuvamıza ayırmaktan daha tabiî ne olabilir?. İşte bunun içindir ki hayata atılan bir insan, herşeyden önce, rahat ve huzûrun bağdaştığı bir yuva tahayyül ediyor.  Fakat sâdece rahat ve huzur da kâfi gelmiyor: Çünkü, insânî tarafımız, ruhî ihtiyaçlarımız, bizi, güzellik ve zerafet bulutlarının dolaştıkları “zevk” iklimlerine sürüklüyor. Bir an için bu zevklerin evinize taallûk eden kısmını düşünürseniz; tezyinât, tefrişat ve de-korasyonla ifâde ettiğimiz güzelleştirme’nin, yaşayışımızda büyük bir yer tuttuğunu siz de kabul edersiniz sanıyorum... Evet, aziz okuyucularım... Bir hayat beşiği, bir sevdâ kucağı ve tabiatın en güzel eseri olan çiçekler; pencerelerimize bahar güzelliği dağıtan birer canlı biblo gibidirler. Canlı dedim; yani onların da yaşamak için gıda, ışık, hararet ve su ya ihtiyaçları vardır. Fakat ne yazık ki nebatlar, bu isteklerini, biz insanlar gibi söylemek veya temin etmek hassasından mahrumdurlar. Onların dilinden anlıyamadığımız için, hevesle büyütmeğe çalıştığımız bazı süs Çiçek nebatları bir müddet sonra kurumaktadırlar.  Bir nebatın ilk hayat isteği olarak aklımıza gelen, onun, üzerinde beslendiği topraktır. İyi bir saksı toprağında bulunması arzu edilen hassalar nelerdir, biliyor musunuz?. Bu hassaları kısaca üç noktada topluyoruz: ı) Saksı toprağı nebata yetecek kadar besleyici maddeler ihtiva etmeli, 2) Hava ve suyu geçirebilecek bir yapılışta olmalı, 3) Sulandığı zaman uzunca bir müddet suyu tutabilmelidir. Bunlar umumî kaideler. Fakat takdir edersiniz ki hattıüstiivadan kutuplara kadar ne- kadar değişik iklim varsa, o kadar da değişik toprak ve nebat örtüsü vardır. Nebatlar da insanlar gibi anavatan toprağını veya ona benzer bir toprak seviyorlar. İşte evinize bir saksı çiçek alırken ilk işiniz, o nebatın toprak, ışık ve su isteklerini öğrenmek olmalıdır. Bir saksı toprağında başlıca şu dört maddenin karışımı bulunabilir: 1. Funda veya kestane toprağı 2. Yaprak çürüntüsü 3. Çürümüş gübre 4. Bahçe toprağı Bu harca geçirgenlik temin etsin diye bir miktar kum da ilâve edilebilir. İşte yetiştirdiğimiz çiçeklerin saksı toprakları, bu dört maddenin muhtelif nisbetler de karıştırılmasıyla elde edilir. Funda toprağı az besleyici, az su tutan ve hafif bir yapılışta olup; bilhassa kireç sevmeyen Acelya ve Ortanca saksılarına bolca konmalıdır. Yaprak çürüntüsü de funda toprağı gibi hafif ve süzek bir yapılıştadır. Funda toprağı ile karıştırılmak suretiyle Kuşkonmaz, Begonya Rex, Ortanca ve Eğrel- iıler için uygun harçlar hazırlanabilir. Yaprak çürüntüsü her zaman ele geçmez; böyle vaziyetlerde onun yerine saksı harcına çürümüş ahır gübresi karıştırılır. Fakat ahır gübresinin bazı mahzurları var; kireç ihtiva ettiği için Acelya ve Ortanca saksılarına gelmiyor. Keza fazlaca konursa nebatı yakar veya yapraklarda sarılık yapar. Nihayet dördüncü unsur Çiğ bahçe toprağı dır; yerine göre kil, kum, kireç ve- ümüs ihtiva eder. Bugün Avrupa’da, saksı toprakları, turb’lu veya Sphagnumdenen yosunlu bir harçla hazırlanıyor. Türbin toprak suyu ve besleyici maddeleri daha uzun müddet tutabiliyor. Her türlü çiçeğe uygun düşen bir saksı toprağı formülü vermek oldukça giiç- tiir. Bu maksatla her çiçeği anlatırken, kısaca toprak isteğine de temas edeceğiz. Yalnız, takdir edersiniz ki bir nebat aynı saksıda ilelebet büyüyemez. Her sene veya iki senede bir kışa girerken veya bahara çıkarken, nebat çiçekte bulunmadığı bir zamanda, onu, eskisinden biraz daha geniş bir saksıya naklediniz. Şöyle yapabilirsiniz: Nebatı sol elinizin parmakları arasına alarak saksıyı sol eliniz üzerine ters çeviriniz. Toprağı bozmadan yeni saksıya naklediniz; altını ve etrafını yeni harçla doldurarak su veriniz ve gölge bir yere alınız.  Canlı olup da suyun hasretine dayanabilen mah-luk var mıdır? Bizim için olduğu kadar, su, nebatlar için de hayatın esasıdır. Evinizi süsleyen çeşitli nebatların su istekleri aynı değildir. Kaktüsler ve etli nebatlar su ihtiyaçları en az olanlar... Bunları sırasıyla yapraklar, çiçekler ve su nebatları takip ediyorlar. Acaba kaç günde bir defa su verelim? diye, sık sık sorulan sualin cevabını kesin olarak vermek mümkün değildir. Çünkü, bir nebatın su isteği bulunduğu yere, ve mevsime göre değişir. Kuru havalarda, sıcak mevsimlerde, ilkbaharda su ihtiyacı ve sarfiyatı çoğalır. Buna mukabil kışın ve rutubetli havalarda sulama süresi uzar. Saksıya su verme zamanı gelmiş midir? Bunu anlamak için toprağı iki parmağınız arasında eziniz; toprak ufalanıyorsa sulama zamanı gelmiştir. Saksıya su verirken bolca; su dibinden sızacak şekilde sulayınız. Yaprakları sudan müteessir olan Begonya Gloksiniya ve Afrika menekşeleri gibi saksıları suya batırarak suyu içiriniz. Fitil usulü ile suyu otomatik olarak nebatın em rine veren şekil her evde kolayca yapılabilir. (Şekle bakınız). Saksılarınızı suya boğmayınız; köklerin çürümemesi için toprağın suyu süzüp süzmediğini kontrol ediniz. Sulama şeklinde saksılarınıza kimyevî gübre şerbeti verirseniz gelişmeyi ve çiçeklenmeyi hızlandırmış olursunuz. Pek meraklı iseniz şu tertipler işinize yarı- yabilir: Çiçekli saksılar için: Gram Amonyum Sülfat 175 Şili Nitratı 75 Potasyum Klorür 350 . Süperfosfat 400 2-3 gramı bir litre su içerisinde haftada bir defa. Yapraklar için: Amonyum Sülfat Şili Nitratı Potasyum Klorür Süperfosfat 2- 3 gramı bir litre su içerisinde haftada bir defa. Çiçeklerin hafif kesafette kimyevî gübre şerbetlerinden hoşlandıklarını unutmayınız. Bolca verirseniz nebatı yakma tehlikesi vardır.  Su kadar nebata faydalı bir unsur da hava rutubetidir. Evimizde, ser’lerdeki kadar güzel çiçek yetişAmarillis: Çok hercaisiniz!.  tiremeyişimizin sebebini, nebata yeteri kadar hava rutubeti verememişimizde aramalıyız. Nebatların rutubet istekleri bizimkinden pek yüksek. Bununla beraber saksılar altına geniş kaplar içerisinde su koyarak rutubet verebilirsiniz. Yalnız saksının tabanı devamlı olarak suya batmamalı; aksi halde kökleri havasız bırakarak boğulmalarına ve çürümelerine sebep olursunuz. Yaşıyan mahluklar arasında ışığa en fazla nebatların muhtaç olduklarını kim inkâr edebilir?. Çünkü, ışık olmazsa nebat yaşaması için lâzım olan gıdasını imal edemez; yapraklar renkten mahrum kalır ve nebat hasta bir görünüşle solup gider. Ev nebatlarımızın ışık istekleri birbirine uymuyor: Etli nebatlar, Kaktüsler, Palmiyeler, Hurmalar ve Limonlar ışık isteği bakımından başta geliyorlar. Lâstik ağacı da hemen aynı sırada yer alıyor. Eviniz bol ışıklı olsa dahi bu nebatlara pencere önünde yer veriniz. Orta derecede ışık isteyen nebatlardan ise Deve Tabanı, Sarmaşık, Begonyalar, Maranta, Peperomya ve Sanseviyera’yı sayabiliriz. Nihayet tropik ormanların en alt örtüsünü teşkil eden Eğreltiler; keza Arokarya, Siklamen ve Küpe çiçeği âdeta süzülmüş bir ışıktan hoşlanıyorlar. Saksıları yazın doğrudan doğruya güneşe karşı koymayınız; hassas yapraklı nebatlar aşırı ziyâdan müteessir olurlar. Yıldız: Sizi, sizden çok seviyorum!. Keza cihetin de önemini kaydetmeliyim: Evinizin ce¬nuba bakan pencerelerine Etli Nebatlar; Yılbaşı yıldızı, Cam güzeli; Doğu ve Batı pencerelerine ise Çuha çiçeği, Küpe çiçeği, ekseri Begonyalar, Siklamen ve Koleus saksıları koyunuz. Şimale bakan pencere önlerinde ise Eğrelti, Sarmaşık, Afrika Menekşesi, Begonya Rexve diğer yapraklı süs I nebatları yetiştiriniz. Fakat nebatların muntazam büyümelerini istiyorsanız, saksıları pencere önünde çevir-meyi de ihmal etmeyiniz. ★ ★ ★ Nebatların başlıca hayat unsurlarından biri de ha-, rarettir. Ana vatanları lıattıüstüva olan birçok yapraklar, yaz-kış yeşilliklerini muhafaza edebiliyorlar. Halbuki mutedil iklimin mahsûlleri olan birçok çiçekler, yumrular ve soğanlar muhakkak bir istirahat devresi geçirmek istiyorlar. Bunları kışın da yeşil tutalım diye gayret etmeyiniz. Ev nebatlarımızın normal hararet ölçüsü diye i5'20°C kabul ediyoruz. Şurasını söyliyelim ki nebatı müteessir eden şey, fazla sıcak veya fazla soğuk değil; âni suhunet tahavvülleridir. Kışın havalandırma mak-sadıyla pencereleri açarken dikkatli olunuz. Keza sak- Acelya: Sevilmekle bahtiyarını!..  Mİarınızı, kok la veya kaloriferle ısıtılan evlerde sıcak menbaına yakın koymaktan sakınınız. Kışın fazla sıcak ve kuru hava, soğuk ve karanlık kadar nebata za¬rarlıdır. Hava rutubeti vermek için su dolu tepsiler veya ıslak yosun bulundurunuz; nisbî rutubeti % 40 tan aşağı düşürmeyiniz. Bir ev nekadar temiz olsa da, zamanla yaprakları bir toz tabakası sarar. Teneffüse mâni olan bu hâli gidermek için miisit havalarda saksılarınızı hafif yağmur altına çıkarınız. Büyük yapraklı salon nebatlarınızı ıslak bir süngerle siliniz. Bu olmadığı takdirde temiz bir filit tulumbasıyla su püskürtünüz. Nebatların havagazı, gazyağı veya filit gibi havayı zehirleyen maddelerden müteessir olduklarını da hemen ilâve edelim. Saksılarınızda haşere veya hastalık zararları görünebilir. Haşerelere karşı bir litre suda 7-10 Gr. Lizol'ü eriterek veya bir litrede bir gram nikotin ihtiva edecek şekilde sabunlu su püskürtünüz. Piyasada hazır haşere öldürücü ilâçlar da mevcuttur; •tarifnamelerine göre kullanınız. Hastalıklara karşı ise kükürtlü veya bakırlı ilâçlar kullanılıyor. Fazla malûmat için en yakın ziraat teşkilâtı hizmetinize hazırdır. Gök, mâvi mâvi gülümsüyordu Yeşil yeşil dallar arasından. Altın sesi birdenbire sordu: “Ne haber eski aşk yarasından?.” “Kapandı” dedim. “Bitti karanlık, Vuslatla sona erdi o çile!. Bu huzur şelâlesi aydınlık, Yeni bir çağdır başlar seninle!.” Mevsim bahar devamı bir yaz’dı, Okşamak devresindeydi rüzgâr.. Yukarda bulutlar bembeyazdı Gelinlik elbisesi bulutlar... Nihayet bahtiyar başımızı Bir yastığa attığımız günden Aşkın hayata verdiği hazzı Neden sonra tatığımız günden... Bir ömür sürüyoruz bihaber Dehrin beyhude dağdağasından Gök, hâlâ mâvi mâvi gülümser Yeşil yeşil dallar arasından.Çiçekçi




Bahçe Süs Bitkilerinin Hastalık ve Zararlılarıyla Mücadele

yazımızın I. Bölüm’ünde tanıttığımız bahçe süs bitkilerine dadanan zararlı ve hastalıklarla zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele edilmesi gerekmekte¬dir. Mücadele için en yakınınızdaki tarım koruma ilaçları satıcısı firmaya başvur¬manız, oradaki uzmanların tavsiye edeceği uygun tarım koruma ilaçlarını alarak uygulamanız gerekir. Doğallıkla bu uygulamada dikkate alınacak kurallar şöylece sıralanabilir: • Tam tanı konulabilmesi için bitkiden, şikâyete konu olan örnekleri alıp uzma¬na göstermelisiniz. • Bu işi mümkünse şikâyete konu olan durum ortaya çıktığı zaman, en erken dö¬nemde yapıp uygun ilacı sağlamalı ve ilacı zaman geçirmeden bitkiye uygula-malısınız. • Bitkiye uygun doğru ilacı, ambalajının üzerindeki etiket bilgilerine göre tam do¬zajında kullanmalısınız. Aksi takdirde ilaç bitkiyi yakabilir ve çevreye zarar ve¬rebilir. Bahçenizdeki süs bitkilerine tarım koruma ilacı verirken şu kurallara da uyma¬nız gerekir: • İlaçlama, ya sabahları çiy ya da kırağı ortadan kalktıktan sonra veya akşam se¬rinliğinde yapılmalıdır. • İlaçlama işi kuru, yağışsız ve sissiz havada yapılmalıdır. • Güneşli havada ilaçlama kesinlikle yapılmaz. • Rüzgârlı havada da ilaçlama yapılmaz. • İlaçlamayı yapan kişi, eldivenle ve varsa maskeyle kendini korumalıdır. ¿t. Dikkat: Tarım koruma ilaçlan kullanılmadan önce ambalaj etiketle¬ri dikkatle okunmalı, yapılan uyarılara uyulmalı; acil durumlarda Zehir Danışma Merkezi’nin parasız 0800-314 79 00 no.lu telefonuna başvurulmalıdır. (Verdikleri bu duyarlı bilgilerden ötürü Syngenta Tarım İlaçları Antalya Bölge Müdürlüğünden Sayın Murat Antmene büyük gönül borcu duyuyorum.) Sözlük Ağaç: Genellikle 5 metreden daha yüksek boylara ulaşabilen, dış görünüşüyle tacı top, pi-ramit ya da sütun biçimi alarak dikkati çeken odunsu bitkilere verilen addır. Ağaççık: Gövdeleri hemen toprak yüzeyin¬den başlayarak dallanmayan ve boyca ağaçlardan kısa olan bitkilerdir. Almaşık dizili: Bir bitkide yaprak ve çiçekle¬rin sapın iki yanında karşılıklı değil de, bir sağda bir solda bitmesi demektir. Anaç: Gelişmiş serpilmiş ağaç demektir. Bir daldırma dalını anaçtan, köklenmiş bir daldırma dalını ana kök ya da gövdeden ayırma işlemleri¬ne de anaç denmektedir. Badıç (Bakla): Baklagiller familyasındaki bit¬kilerin meyvesidir. Bu meyve, kuru ve yarılgan kabuklu olur. İki yerinden açılır ve tohumlar (ta¬neler) ortaya çıkar. Bileşik yaprak: Birden fazla yaprakçıktan oluşan yapraklar için kullanılan terimdir. Bitek: Genellikle bitkilere bol çiçek açtıran ya da bol bol ürün verdiren, organik madde yönün¬den zengin, verimli topraklar için kullanılan te¬rimdir. Bordür: Bahçelerde yaya yollarım yeşil alan¬dan ayıran ya da bahçe düzenlemelerinde yeşil ala¬nı sınırlayan, genellikle dar ve uzun alanlardır. Bürgü: Bir çiçeğin sapının dibinden çıkan basit biçimli küçük yapraklar topluluğudur. Bun¬lara çiçek yaprağı da denmektedir. Cansuyu: Çiçek fidelerinin toprakta yeni yer¬lerine dikildiğinde fıdelere verilen ilk suyun adı-dır. Çalı: Fazla boylanmayan (1-4 m.), genelde toprak yüzeyinden başlayarak dallanan odun¬su bitkilerdir. Çalımsı bitki: Aslında otsu bitki olduğu hal¬de çalı formunu alan türler için kullanılan te¬rimdir. Çelik: Bitkinin kök, gövde, sap, dal ve yaprak gibi bölümlerinden kesilen ve yeniden köklenme yeteneği taşıyan canlı parçalarıdır. Çenet: Olgunlaştığı zaman çatlayan meyvele¬rin parça halindeki yapraklarıdır. Çiftlik (Ahır) gübresi: Tarımda en çok kul¬lanılan doğal gübredir. At, inek, manda, keçi ve koyunların katı atıklarından oluşur. Buna kümes hayvanlarının ve kuşların atıkları da eklenebilir. Çöğür: Tohumundan yetişmiş ve henüz aşı¬lanmamış fidana denir. Daldırmak: Bitkilerden alınan kök, gövde, sap, dal ve yaprak parçalarının (yani çeliğin), o bitkiye uygun toprağa sokularak çoğaltılması de¬mektir. Bu işlemde, çeliklerin alt kısmı ile yap¬rakların sapı toprağa daldırılır. Erdişi (Erselik): Hem erkek hem de dişi olan çiçeğe, böyle çiçeği taşıyan bitkilere denir. Etli sulu (Sukkulent) bitkiler: Bütün dal ve yapraklarında özlü su biriktiren bitkilerdir. Funda toprağı: Ormanlarda çeşitli bitki ar¬tıklarının çürümesiyle oluşmuş topraklardır. Besin maddesi yönünden zayıf ama suyu ve ha¬vayı geçiren nitelikli olurlar. Gençleştirme budaması: Yaşlanıp üründen düşmüş ağaçlardan bir süre daha ürün alabilmek için yapılan budamadır. Halka (sarmal) dizili: Bir bitkide sap üzerin¬de art arda gelen iki yaprak arasında ayırım açı-sının sap çevresinin beşte ikisine eşit olduğu yap¬rak dizilişidir. Harç: Değişik nitelikteki toprak ya da benze¬ri maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış, bitki yetiştirmeye elverişli topraktır. Havai kök: Bazı bitkilerin gövdelerinden uzayan köklerdir. Kimi süs bitkilerinde böyle köklere gübreli su verilerek bitkinin daha iyi bes¬lenmesi sağlanabilir. Hepyeşil bitki: Bütün yıl boyunca üzerinde yeşil ya da özgün yaprak renginde canlı yaprak bulunduran bitkilere denir. Herek-Herekleme: Gövde, sap, dal ve sür¬günleri doğal olarak dik duramayacak kadar za¬yıf olan bitkilerin bağlandığı sırık ve benzeri des¬teklere herek, böyle desteklenen bitkiyi bağlama işlemine herekleme denilir Hevenk: Bir sap üzerinde bir arada bulunan meyvelerin salkımıdır. Humus: Bitkisel döküntülerin (ölü yaprak, dal ve kök gibi) içindeki organik maddelerin ay-rışması ve dönüşmesi sonucu oluşan koloidal ya¬pıdaki toprak bileşenidir. Kapçık: Bitkilerde döllenmeden sonra mey¬dana gelen tohumu az ya da çok örten eğreti yap-raklardır. Kapsül meyve: Kabukları kendiliğinden çat¬layıp açılan kabuklu meyvelerdir. Karşılıklı dizili: Bitkilerde sapın üzerinde ve iki yanında yaprakların karşılıklı olarak ikişer iki-şer yer almasıdır. Kavlamak: Deri, kabuk vb.lerinin kabarıp soyularak dökülmesidir. Bir ağacın kabuğunun ince tabakalar halinde dökülmesi, olaya örnek gösterilebilir. Kayalık bahçe: Üzerinde yer yer kayalıkların, taşlı tümseklerin bulunduğu; bu gibi yerlerde ge¬nellikle dağ kökenli bodur bitkilerin yetiştirildiği süs bahçeleri için kullanılan terimdir. Kesek: Herhangi bir toprak kazma aletiy¬le topraktan koparılan ve nemli oluşu yüzün¬den yapışkanlığını koruyan az ya da çok iri top¬rak kütlesidir. Komposit (Kompost): Bahçedeki yaprak, ya¬bani ot, mutfaktaki sebze ve meyve artıkları, kül ile tahta talaşlarının karıştırılıp çürütülmesiyle yapılan ve çiftlik gübresine yakın besleyici değer¬de olan organik gübredir. Kompoze gübre: Bitkiler için ürün verimi¬ni artırıcı üç elementi (azot, fosfor ve potasyum) içeren gübredir. Kökten bölme (ayırma): Bazı bitkilerin ço¬ğaltılması ya da hasırlaşmış kök kısımlarının çı¬karılıp yenilenmesi için o türe uygun zaman di¬liminde bitkinin kökünün kürek ucuyla kesi¬lerek bölünmesi ve bitkinin parçalara ayrılma¬sı demektir. Kömeç: Bileşikgiller familyasındaki bitkiler¬de sapın genişleyip yassılaşmış ucu üzerinde bi-leşik çiçeklerin yan yana toplanarak açması de¬mektir. Loplu (Loblu): Derince yarılmış parçalı yap¬rak ya da çiçek demektir. Malçlama: Toprağı ya da bitkileri korumak üzere toprak yüzeyinin kuru ot, saman ya da plastikle (polietilen) kaplanması işlemidir. Nukus: Çok sert kabuklu, kolaylıkla açılama¬yan meyve ya da tohum demektir. Obur dal: Bir bitkinin gövdesinde ya da dal¬larının arasında süren, ürün vermeyen ve yalnız-ca bitkinin dalını sıklaştıran gereksiz dallardır. Ocak: Ekim-dikim amacıyla içine birden çok tohumu atmak ya da fideyi dikmek için toprakta açılan çukur demektir. Örnek vurgulama bitkisi: Bahçe sahiple¬rinin, ön plana çıkarmak ve güzelliğiyle gurur duymak istediği bitkilerdir. Bahçelerin en mer¬kezi, görünen yerlerine dikilirler. pH: Sörensen adlı bilimadamı tarafından ko¬nulmuş bir işarettir. Burada p, potansiyel ve H, hidrojen demektir. pH, bir ortamın asitlik-alka- lik (bazik) olma niteliğinin ölçüsüdür. Toprağın pH’ı önemlidir. Arı suda pH 7 iken, asitli or¬tamlarda 7’nin altında, bazik (alkali) ortamlar¬da 7’nin üzerinde olur. pH, genel olarak 7 ila 14 arasında değişir. Perlit (tncitaşı): Yanardağ kökenli camsı ka- yaçtır. Toprağa, havalandırma ve geçirgenlik ka¬zandırır. Piç: Bir bitkinin kökünden süren sürgün¬lerdir. Rizom: Bitkinin, toprak altında genellikle ya¬tay olarak gelişen ve besin depo eden sap ya da gövdesidir. Üzerinde pulsu yaprak ve çoğu kez saçak şeklindeki kökleri taşır. Türkçe’de rizoma kökgövde ya da köksap da denmektedir. Rüzgârkesen (Rüzgârkıran): Canlı ağaç ya da ağaççıklarla veya cansız malzemeyle (hasır, takviyeli plastik gibi) oluşturulmuş ve egemen rüzgârlara dikey olarak yerleştirilmiş az ya da çok geçirgen engel demektir. Saçakkök: Birbirinden fazla büyük olmayan ve pek çok kökten oluşan bileşik köktür. Sarmaşmak: Özellikle sarmaşık türü bitkiler¬de olduğu gibi, bir bitkinin başka bir bitkiye ya da dikine uzayan herhangi bir nesneye tutunup tırmanarak gelişmesi durumudur. Sert budama: Akdiken, gül, üzüm asması gibi bazı bitkilerde ilkbahar başlarında yapılan, nere¬deyse acımasız denecek budamalardır. Bu şekilde budanan bitki, daha çok çiçek açar ve ürün verir. Sıcak yastık: Fide yetiştirilmesinde gübrele¬rin kızıştırılması; kalorifer ya da elektrik direnç¬leriyle ısıtılmasıyla ortaya çıkan yastık (tava) tü¬rüdür. Soğuk (Kara) yastık: Bazı bitkilerin fıdeleri- nin yetiştirilmesinde kullanılan basit türden ta¬valardır. Üzerlerinde cam vb. koruyucu örtü bu¬lunmaz. Soğuklama (Soğuklanma): Bazı bitkilerin kendilerinin, kimi tohum, soğan ya da yumrula¬rın kış mevsiminde soğuk havada ya da soğuk or¬tamlarda belli süreleri geçirme gereksinimleridir. Spp. Latince olarak verilmiş bilimsel bitki ad¬larında Türkçe’deki “türler” anlamına gelir. Sülük: Bazı tırmanıcı bitkilerin, hereğe ya da benzeri desteklere tutunmasını sağlayan basit ya da dallı ipliksi organlarıdır. Sürgün: Bazı bitkilerden alınabilen ve ye¬ni bitki elde etmekte kullanılabilen köklü ya da köksüz filizlerdir. Süzek (Suyu iyi akıntılı) toprak: Suyu bün¬yesinde tutmayıp akıtan toprak tipi demektir. Kimi toprakların kendisi bu özelliği taşırken kim topraklara kaba dere kumu, perlit, funda topra¬ğı, yaprak çürüntüsü vb. maddeler katılarak top-rağa bu özellik kazandırılır. Şaşırtmak: Tohumundan yetiştirilen bitki¬lerin, daha güçlü kök, gövde ve sürgün verme¬lerini ve serbeste gelişip büyümelerini sağlamak üzere, bulundukları yerden örselenmeden sökü¬lüp başka bir toprakta daha geniş aralıklarla di¬kilmesi işlemidir. Şekil budaması: Ağaç vb. bitkilerden daha iyi ürün almak üzere bitkinin türüne ve yetiştirme amacına uygun olarak yapılan budamadır. Süs bitkilerinde bazı türlerde özel biçimler verilerek bitkinin daha hoş görünmesini sağlamak üzere şekil budamaları uygulanır. Taban suyu: Toprak altında, yüzeye yakın oluşan su birikintileridir. Taç: Bir ağaç ya da benzerinin, gövdesinin üzerinde dal, sürgün ve yapraklarıyla oluşan gü¬zel görünüşlü kütlesidir. Talkım: Her sapçığı ayrı bir çiçekle sona eren bileşik çiçek durumudur. Tm: Orta miktarlarda kum (yani % 52’den az), silt yani gevşek tortul kayaç (% 25-50) ve kil (% 7- 27) içeren topraklardır. Tınlı topraklar sertleşme¬den kolayca işlenebilir, süzek ve yumuşak olur. Torf: Bataklık bitkilerinin uzun zamanlar boyunca su altında kalarak çürümesiyle oluşmuş topraklardır. Turba (Yerkömürü): Toprak altında susever bitkilerin artıkları ile köklerinin tam çözülmemiş organik maddeler halinde oluşturdukları toprak¬lardır. Bunlar, katıldığı bahçe toprağına su tutma niteliği kazandırır. Tüp: Bitki üretiminde üzeri korumalı tava¬larda yetiştirilmiş fıdelerin içine bitkiye uygun toprağın konularak taşınmak ya da satılmak üze¬re yerleştirildiği, kara renkli, dar ve uzun naylon torbalardır. Tüysü biçimli yaprak: Aslında bileşik yaprak olan ve yaprakçıkları oluşturan minik yaprakçık- lardan meydana gelen yapraktır. Uç alma: Bir bitkinin dal ve sürgün uçlarının hafifçe kesilip kırkılarak budanmasıdır. Ürün budaması: Meyve ağaçlarından alınan ürünü artırmak için yapılan budama ve benze¬ri işlemlerdir. Vermikulit: Ilıman bölgelerde rastlanan killi mineral tipidir. Toprağa, bitkiyi besleyici özellik ve su tutma niteliği kazandırır. Yaprakçık: Bir bileşik yaprağı oluşturan çok sayıdaki yapraktan her biri. Yastık (Tava): Fide yetiştirmek üzere ince toprak ve gübreyle hazırlanmış yüksekçe yer. Kitapta Yer Alan Bitkilerin İngilizce Adları Abelya: Abelia Acemborusu: Bignonia Acıfmdık: Witchhazel Ağaçhatmi: Tree hollyhock, Tree mallow Ağaçküpesi: Flowering maple, Indian mallow, Parlour maple Ağaçminesi: Lantana Akasma: Virgin’s bower, White climbing rose Akasya: Wattle Akçaağaç: Maple Akdiken: Buckthorn Alevağacı: Pride of Barbados, Coral tree Alıç: Hawthorn, May, Ornamental thorn Altınçanı: Forsythia, Golden bell, Golden bell bush Amerikan sarmaşığı: Virgin’s creeper, American ivy, Woodbine Antepfıstığı ağacı: Pistachio tree Ardıç: Juniper Arokarya: Araucaria Atatürk bitkisi: Poinsettia Ateşdikeni: Firethorn Atkestanesi ağacı: Horse- chestnut tree Avize bitkisi: Yucca plant Avkuba: Spotted laurel Avokado ağacı: Avocado tree Bataklık servisi: Swamp cypress, Yew Bektaşiüzümü: Flowering currant, Gooseberry, Ornamental currant Biberiye: Rosemary Boyacı katırtırnağı: Dyer’s broom Çam ağacı: Pine tree Çarkıfelek bitkisi: Passion flower Çınar ağacı: Plane, Plane tree Çingülü: Chinese hibiscus, Hawaian hibiscus, Rose mallow, Rose of China Çitlembik ağacı: Nettle tree Çobandeğneği: Mile-a-minute, Russian vine Çobanpüskülü: Holly, Hulver Çorizya ağacı: Chorisia tree Dafne: Daphne Dağmuşmulası: Cotoneaster Defne: Bay laurel, Laurel, Sweet bay Dişbudak ağacı: Ash tree Dumanağacı: Smoke bush, Smoke tree Dut ağacı: Mulberry tree Elma ağacı: Apple tree Erguvan: Judas tree,Judas thorn Erik ağacı: Plum tree Eskalonya: Escallonia Feniks: Phoenix date palm Fırçaçalısı: Bottle brush Filbahar: Mock orange, Seringa, Sy ringa Fotinya: Photinia Funda: Heath, Heather Gelinduvağı: Bougainvillea, Paper flower Gelintaci: Weigela Ginkgo ağacı: Maidenhair tree Glediçya: Gleditschia, Gleditsia Göknar: Fir, Silver fir Grevil: Silk oat, Silky oat, Spider flower Gül: Rose Gülibrişim ağacı: Albizia Günnük ağacı: Liquidambar tree, Storax Hanımeli: Honeysuckle Havlupüskülü: Deutzia Hayit: Chaste tree, Agnus castus, Hemp tree Hurma: Date palm Huş ağacı: Birch tree Ihlamur ağacı: Lime tree, Linden tree Ilgın: Tamarisk îğağacı: Spindle berry, Spindle tree iğde ağacı: Oleaster tree, Wild olive, Russian olive Ispirya: Spiraea Jakaranda: Jacaranda Japonayvasi: Japanese quince, Japonica Kadıntuzluğu: Barberry Kâğıtçalısı: Paper bush Kamelya: Camellia Kanaryagülü: Jew’s mallow, Jew’s mantle Kantaron: Rose of Sharon; St. John’s wort Kartopu: Snowball bush, Viburnum Katalpa ağacı: Catalpa tree, Indian bean tree Katırtırnağı: Broom, Spanish broom Kauçuk bitkisi: Indian rub¬ber fig, Indian rubber tree, Rubber plant Kavak: Poplar Keçiboynuzu ağacı: Carob tree Kelebekçalısı: Buddleja, Butterfly bush Kısmetağacı: Clerodendrum Kızılcık ağacı: Cornel tree, Dogwood Kivi asması: Actinidia Kocayemiş: Strawberry tree, Irish strawberry Kokarağaç: Ailanthus, Tree of heaven Kurtpençesi: Potentilla, Shrubby cinquefoil Küpeçiçegi: Fuchsia Laden: Rock rose, Sun rose Ladin: Spruce Lavanta: Lavender Lavantin: Cotton lavender, Garden lavender Leylak: Lilac Ligustrum: Privet Mahonya: Mahonia Manolya: Magnolia Mazı: Arbor-vitae Meksika portakalı: Mexican orange blossom Mersin: Myrtle Meşe ağacı: Oak tree Miyoporum: Myoporum Morsalkim: Wisteria Muz bitkisi: Banana plant Mürver: Elder Nandina: Nandina, Sacred bamboo Nar: Pomgranade, Punica Okaliptüs: Eucalyptus, Gum tree Orkide ağacı: Bauhinia Ormangülü: Rhododendron Ortanca: Hydrangea Osmantus: Osmanthus Oyaağacı: Crape myrtle, Crepe myrtle Palmiye: Palm Pampaotu: Pampa grass, Tussock grass Pavlovniya: Paulownia Pieris: Andromeda, Pieris Pitosporum: Pittosporum Porsuk: Yew Sakızağacı: Mastic tree Salkımağacı: False acacia, Bastard locust tree Sarısalkım: Goldenchain, Golden rain Sarmaşık: Ivy Sedir ağacı: Cedar tree Servi ağacı: Cypress tree Sikas: Sago palm Skimmiya: Skimmia Sofora: Sophora Söğüt ağacı: Willow tree Salkım söğüt: Weeping willow Sumak: Sumach Süpürgeçalısı: Heather, Ling, Scotch heather Şakayık: Peony, Tree paeony Şeftali ağacı: Peach tree Şimşir: Box Taflan: Spindleberry Tatula: Angel’s trompet, Thorn apple Tavşankirazı: Broom Tespihağacı: Margosa, Bead tree Trabzonhurması ağacı: Chinese persimmon, Japanese persimmon, Kaki tree Turunç ağacı: Bitter orange tree, Sour orange tree, Seville orange tree Üvez: Mountain ash, Rowan tree, Service tree, Whitebeam Üzüm asması: Grape vine, Ornamental vine, Vine Yabani gül: Dog rose, Wild rose Yalancı karabiber ağacı: False pepper tree Yasemin: Jasmin Yenidünya ağacı: Loquat tree Yıldız yasemini: Star jasmine, Confederate jasmine Zakkum: Oleander Zelkova: Zelkova Zeytin ağacı: Olive tree  Abelia türleri: Abelya’lar, 13 Abies türleri: Göknar’lar (ya da Köknar’lar), 69 Abutilotı türleri: Ağaçküpeleri, 17 Acacia türleri: Akasya’lar, 20 Acer türleri: Akçaağaç’lar, 22 Actinidia türleri: Kivi asmaları, 105 Aesculustürleri: Atkestaneleri, 32 Ailanthus altissima: Kokarağaç, 107 Albizia julibrissin: Gülibrişim ağacı Ampelopsis türleri: Amerikan sarmaşıkları, 27 Araucaria türleri: Arokarya’lar, 29 Arbutus türleri: Kocayemiş’ler, 106 Aucuba japonica: Avkuba, 34 Buahinia türleri: Orkideağaçla- rı, 131 Berberistürleri: Kadıntuzlukla- rı, 89 Betulatürleri: Huş’lar, 80 Bignonia (Camp sis) türleri: Acemboruları, 14 Bougainvilleatürleri: Gelindu- vakları, 64 Buddleja ya da (Buddleia) tür¬leri: Kelebekçalıları, 101 Buxustürleri: Şimşir’ler, 159 Caesalpinia türleri: Alevağaçla- rı, 24 Callistemon türleri: Fırçaçalıla- rı, 60 Callunavulgaris: Süpürgeçalı- sı, 156 Camellia japonica: Kamelya, 91 Catalpa türleri: Katalpa’lar, 95 Cedrus türleri: Sedirağaçları, 148 Celtis türleri: Çitlembik’ler, 44 Ceratonia siliqua: Keçiboynuzu ağacı, 100 Cercis siliquastrum: Erguvan, 56 Chaenomeles (Cydonia) japoni¬ca: Japonayvası (ya da Japon- baharı), 88 Chamaecyparis türleri: Yalancı serviler, 149 Choisya türleri: Meksika porta¬kalları, 120 Chorisia speciosa: Çorizya, 47 Cistus türleri: Laden’ler, 110 Citrus aurantium: Turunçağa- cı, 166 Clematis türleri: Akasma’lar, 19 Clerodendrum türleri: Kısmet- ağaçları, 102 Cornus türleri: Kızılcık’lar, 104 Cortaderia türleri: Pampaotla- rı, 138 Cotinus türleri: Dumanağaçla- rı, 52 Cotoneastenürleri: Dağmuşmu- laları, 49 Crataegus türleri: Alıç’lar, 25 Cuppressus türleri: Gerçek ser¬viler, 149 Cuppressoparis’ler: Melez servi¬ler, 150 Cycas revoluta: Sikas, 150 Cystitus türleri: Boyacı katırtır- nakları, 97 Daphne türleri: Dafne’ler, 48 Datura (Brugmansia) türleri: Tatula bitkileri, 161 Deutzia türleri: Havlupüskülle- ri, 77 Diospyros kaki: T rabzonhurma- sı ağacı, 165 Edgeworthia crysanta (ya da E. papyrifera): Kâgıtçalısı, 90 Elaeagnus türleri: İğde’ler, 85 Ericatürleri: Funda’lar, 63 Eriobotrya japonica: Yenidünya ağacı, 173 Erythrina türleri: Alevağaçları, 24 Escallonia türleri: Eskalonya’ lar, 58 Eucalyptustürleri: Okaliptüs’ ler, 130 Euonymus japonica: Taflan’lar, 160 Euonymus türleri: Iğağaçları, * 84 Ficus elastica: Kauçuk bitki¬si, 98 Forsythia türleri: Altınçanları, 26 Fraxinustürleri: Dişbudaklar, 51 Fuchsia türleri: Küpeçiçekleri, 109 Genista türleri: Boyacı katırtır- nakları, 97 Ginkgo biloba: Ginkgo ağa¬cı, 66 Gleditsia (Gleditschia) türleri: Glediçya’lar, 68 Grevillea türleri: Grevil’ler, 70 Hamamelistürleri: Açıtındık’ lar, 15 Hedera türleri: Sarmaşıklar, 147  Hibiscus rosa sinensis: Çingülü, 43 Hibiscus syriacus: Ağaçhatmi, 16 Hydrangea türleri: Ortancalar, 133 Hypericum türleri: Kantaron’ lar, 93 Ilex türleri: Çobanpüskülleri, 46 Jacarandatürleri: Jakaranda’ lar, 87 Jasminum türleri: Yasemin’ler, 172 Juniperus türleri: Ardıç’lar, 28 Kerria japónica:Kanaryagülü, 92 Laburnum türleri: Sarısalkım’ lar, 146 Lagerstroemia indica:Oyaağa- cı, 135 Lantana türleri: Ağaçmineleri, 18 Laurus nobilis: Defne, 50 Lavandula türleri: Lavanta’lar (ya da Lavanta çiçekleri), 113 Ligustrum türleri: Ligustrum’ lar, 116 Liquidambartürleri: Günnük (ya da Günlük) ağaçları, 74 Loniceratürleri: Hanımelleri, 76 Mahonia türleri: Mahonya’lar, 117 Malus türleri: Elma’lar, 55 Magnoliatürleri: Manolya’lar, 118 Melia azedarach: Tespihağacı, 163 Morus türleri: Dut’lar, 53 Musa türleri: Muz’lar, 125 Myoporum türleri: Miyoporum’ lar, 123 Myrtus türleri: Mersin’ler, 121 Nandina domestica: Nandina, 128 Nerium oleander: Zakkum, 175 Olea europea: Zeytin ağacı, 178 Osmantus türleri: Osmantus- lar, 134 Paeonia türleri: Şakayık’lar, 157 Palmae türleri: Palmiyeler, 136 Passiflora türleri: Çarkıfelek’ler, 41 Paulowniatürleri: Pavlovniya’ lar, 139 Persea americana (grattissima): Avokado ağacı, 35 Philadelphus türleri: Filbahar’ lar (ya da Filbahriler), 61 Phoenix canariensis: Feniks (ya da Finiks), 59 Phoenix dactylifernwa:Hurma, 79 Photinia türleri: Fotinya’lar, 62 Picea türleri: Ladinler, 111 Pieris (Andromeda) türleri: Pie- ris’ler, 140 Pinus türleri: Çamlar, 39 Pistachia türleri: Sakızağaçla- n, 143 Pistachia vera: Antepfıstığı ağa¬cı Pittosporum türleri: Pitospo- rum’lar, 141 Platanus türleri: Çınar’lar, 42 Poinsettia (Euphorbia) pulcher- rima: Atatürkbitkisi (ya da Atatürkçiçeği), 30 Polygonum baldschuanicum: Çobandeğneği, 45 Populus türleri: Kavak’lar, 99 Potentilla türleri: Kurtpençele- ri, 108 Prunus cerasifera ‘Pissardii’: Erik ağaçları, 57 Prunus pérsica:Şeftali ağacı, 158 Prunustürleri: Taflanlar, 160 Púnica granatum: Nar’lar, 129 Pyracantha türleri: Ateşdiken- leri, 31 Quercustürleri: Meşeler, 122 Rhamnus catharicus: Akdiken, 23 Rhodendron türleri: Ormangül- leri, 132 Rhus türleri: Sumaklar (ya da Somaklar), 155 Ribes türleri: Bektaşiüzümleri, 37 Robiniatürleri: Salkımağaçları, 144 Rosatürleri: Güller, 71 Rosa canina:Yabani gül, 73 Rosmarinus offtcinalis: Biberi¬ye, 38 Ruscustürleri: Tavşankirazla- rı, 162 Salixtürleri: Söğüt’ler, 153 Sambucus türleri: Mürverler, 127 Santolinatürleri: Lavantin’ler, 114 Schinus türleri: Yalancı karabi¬ber ağaçları, 171 Skimmia türleri: Skimmiya’lar, 151 Sophora türleri: Sofora’lar, 152 Sorbastürleri: Üvezler, 168 Spartium junceum: Katırtırna¬ğı, 96 Spiraea türleri: Ispirya’lar, 86 Syringa türleri: Leylaklar, 115 Tamarixtürleri: Ilgınlar, 83 Taxodiumtürleri: Bataklık ser-vileri, 36 Taxustürleri: Porsuklar, 142 Thujatürleri: Mazılar, 119 Tiliatürleri: Ihlamurlar, 81 Trachelospermum (ya da Rhyncospermum) türleri: Yıldızyaseminleri, 174 Viburnumtürleri: Kartopu’lar, 94 Vitextürleri: Hayıflar, 78 Vitis türleri: Üzüm asmaları, 169 Weigela(ya da Diervilla) türle ri: Gelintaçlan, 65 Wisteria(ya da Wistaria)türle¬ri: Morsalkım’lar, 124 Yuccatürleri: Avize bitkileri, 33 Zelkova türleri: Zelkova’lar, 176 Türkçe-Latince Dizin Abelya’lar: Abelia türleri, 13 Acemboruları: Bignonia türle-ri, 14 Acıfındık’lar: Hamamelis türle¬ri, 15 Acıhayıt, Ayıt, Ayıd, Hayıd (Bkz.) Hayıt’lar, Acıportakal ağacı (Bkz.) Tu- runçağacı Adi cehri (Bkz.) Akdiken Adisarmaşık (Bkz.) Sarmaşıklar Ağaçhatmi: Hibiscus syria- cus, 16 Ağaçküpeleri: Abutilotı türle¬ri, 17 Ağaçmineleri: Lantana türle¬ri, 18 Ağıağacı, Ağıçalısı (Bkz.) Zak¬kum Akasmalar: Clematis türleri, 19 Akasya’lar: Acaciatürleri, 20 Akçaağaçlar: Acer türleri, 22 Akdiken: Rhamnus cathari- cus, 23 Aktinidya (Bkz.) Kivi asma¬ları Alacalıdefhe (Bkz.) Avkuba Alevağaçları: Caesalpinia ve Erythrina türleri, 24 Alıç’lar: Crataegus türleri, 25 Altınçanları: Forsythiatürle¬ri, 26 Altınyağmuru (Bkz.) Sarısal¬kımlar Amberparis (Bkz.) Kadıntuz- lukları Amerikanarmudu ağacı (Bkz.) Avokado ağacı Amerikan sarmaşıkları: Ampé¬lopsistürleri, 27 Amme (Bkz.) Trabzonhurma- sı ağacı, Ardıç’lar: Juniperus türleri, 28 Arokarya’lar: Araucariatürle¬ri, 29 Atatürk bitkisi (ya da Atatürk- çiçeği): Poinsettia (Euphor¬bia) pulcherrima, 30 Ateşdikenleri: Pyracantha tür¬leri, 31 Atkestaneleri: Aesculus türle¬ri, 32 Avize bitkileri: Yuccatürle¬ri, 33 Avkuba: Aucuba japónica,34 Avokado ağacı: Persea america¬na (gratissima), 35 Aylandız (Bkz.) Kokarağaç Bataklık servileri: Taxodium türleri, 36 Bektaşiüzümleri: Ribes türle¬ri, 37 Beşparmakçalısı (Bkz.) Kurt- pençeleri Biberiye: Rosmarinus officina¬lis,38 Binbirdelikotu (Bkz.) Kanta¬ronlar Boyacı katırtırnakları: Cystitus ve Genistatürleri, 97 Bugenvilla (Bkz.) Gelinduvak- ları Bulutağacı (Bkz.) Dumanağaç- ları Cennetağacı (Bkz.) Kokarağaç Cennethurması (Bkz.) T rabzon- hurması ağacı Çam’lar: Pinus türleri, 39 Çarkıfelekler: Passiflora türle¬ri, 41 Çınar’lar: Platanus türleri, 42 Çingülü: Hibiscus rosa sinen¬sis,43 Çitlembikler: Celtis türleri, 44 Çobandeğneği: Polygonum baldschuanicum, 45 Çobanpüskülleri: Ilextürle¬ri, 46 Çobantuzluğu (Bkz.) Kadıntuz- lukları Çorizya: Chorisia speciosa, 47 Dafne’ler: Daphnetürleri, 48 Dağmuşmulaları: Cotoneaster türleri, 49 Defne: Laurus nobilis, 50 Demirağacı (Bkz.) Dişbudak’ lar Dikenüzümü (Bkz.) Kadıntuz- lukları Dişbudaklar: Fraxinustürle¬ri, 51 Dulaptalotu (Bkz.) Dafne’ler Dumanağaçları: Cotinus türle-ri, 52 Dutlar: Morus türleri, 53 Duvarsarmaşığı (Bkz.) Sarma-şıklar Elmalar: Malustürleri, 55 Erguvan: Cercis siliquastrum,56 Erik ağaçları: Prunus cerasifera ‘Pissardii’, 57 Eskalonya’lar: Escallonia türle-ri, 58 Feniks (ya da Finiks): Phoenix canariensis, 59 Fırçaçalıları: Callistemon türle¬ri, 60 Fırıldakçiçeği (Bkz.) Çarkıfelek Filbaharlar (ya da Filbahriler): Philadelphus türleri, 61 Floş ipekağacı (Bkz.) Çorizya Fotinya’lar: Photinia (ya da Stranvaesia) türleri, 62 Frenküzümü (Bkz.) Bektaşiü¬zümleri Funda’lar: Ericatürleri, 63 Gelinduvakları: Bougainvillea türleri, 64 Gelintaçları: Weigela(ya da Diervilla) türleri, 65 Geyikdikeni (Bkz.) Alıç’lar Gezağacı (Bkz.) Ilgınlar Ginkgo ağacı: Ginkgo biloba, 66 Glediçyalar: Gleditsia (ya da Gleditschia) türleri, 68 Göknar’lar (ya da Köknar’lar): Abies türleri, 69 Grevil’ler: Grevillea türleri, 70 Grevilya (Bkz.) Grevil’ler Gül’ler: Rosatürleri, 71 Gülibrişim ağacı: Albizia julib- rissin, 73 Günnük (ya da Günlük) ağaç¬ları: Liquidambartürleri, 74 Güvercinağacı (Bkz.) Acıfındık Hanımelleri: Lonicera türleri, 76 Har (Bkz.) Defne Harnup (Bkz.) Keçiboynuzu ağacı Hasalban (Bkz.) Biberiye Havlupüskülleri: Deutzia tür-leri, 77 Hayıt’lar: Vitextürleri, 78 Herdemtaze (Bkz.) Tavşanki- razları Hintleylağı (Bkz.) Tespihağacı Hurma: Phoenix dactylifernwa, 79 Huş’lar: Betulatürleri, 80 Ihlamur’lar: Tilia türleri, 81 Ilgm’lar: Tamarixtürleri, 83 Işığan, Işılgan (Bkz.) Çobanpüs- külleri îğağaçları: Euonymus türleri, 84 İğde’ler: Elaeagnus türleri, 85 İpekağacı (Bkz.) Gülibrişim ağacı İsfendan (Bkz.) Akçaağaç Ispanyolleylağı (Bkz.) Oyaağa- cı Ispirya’lar: Spiraea türleri, 86 Istanbulakasyası (Bkz.) Gülibri¬şim ağacı İtburnu (Bkz.) Yabani gül Jakaranda’lar: Jacarandatürle¬ri, 87 Japonayvası (ya da Japonba- harı): Chaenomeles (ya da Cydonia) japónica,88 Japonhurması (Bkz.) Trabzon- hurması ağacı Japonmuşmulası (Bkz.) Yeni- dünya ağacı Japonsikası (Bkz.) Sikas Kadıntuzluklan: Berberístürle¬ri, 89 Kâğıtçalısı: Edgeworthia crysan- ta (ya da E.papyrifera), 90 Kamelya: Camellia japónica,91 Kanaryagülü: Kerria japóni¬ca,92 Kantaron’lar: Hypericum türle¬ri, 93 Karamuk (Bkz.) Kadıntuzluk- ları Kartopu’lar: Viburnum türleri, 94 Katalpa’lar: Catalpa türleri, 95 Katırtırnağı: Spartiumjunceum, 96 Kauçuk bitkisi: Ficus elasti- ca, 98 Kavak’lar: Populus türleri, 99 Keçiboynuzu ağacı: Ceratonia siliqua,100 Keçisakalı (Bkz.) Ispirya’lar Kelebekçalıları: Buddleja (ya da Buddleia) türleri, 101 Kerya (Bkz.) Kanaryagülü Kısmetağaçları: Clerodendrum türleri, 102 Kızılcıklar: Cornus türleri, 104 Kivi asmaları: Actinidia türle¬ri, 105 Kocayemiş’ler: Arbutustürleri, 106 Kokarağaç: Ailanthus altissima, 107 Kotonaster (Bkz.) Dağmuşmu- laları Koyunkıran (Bkz.) Kantaron’lar Köpek gülü (Bkz.) Yabani gül Kurtbağrı (Bkz.) Ligustrum’lar Kurtpençeleri: Potentilla tür¬leri, 108 Kurtpençesi (Bkz.) Çobandeğ¬neği Kurtyemezağacı (Bkz.) Katal¬pa’lar Kuşburnu (Bkz.) Yabani gül Kuşdili (Bkz.) Biberiye Küpeçiçekleri: Fuchsiatürleri, 109 Ladenler: Cistus türleri, 110 Ladinler: Picea türleri, 111 Lavantalar (ya da Lavanta çi¬çekleri): Lavandulatürleri, 113 Lavantin’ler: Santolina türleri, 114 Leylaklar: Syringa türleri, 115 Ligustrum’lar: Ligustrum türle¬ri, 116 Mabet ağacı (Bkz.) Ginkgo ağacı Mahonya’lar: Mahonia türleri, 117 Maltaeriği (Bkz.) Yenidünya ağacı Manolyalar: Magnoliatürleri, 118 Mazılar: Thujatürleri, 119 Meksika portakalları: Choisya türleri, 120 Mersinler: Myrtus türleri, 121 Meşeler: Quercustürleri, 122 Mısır palmiyesi (Bkz.) Sikas Miyoporumlar: Myoporum türleri, 123 Morsalkım’lar: Wisteria(ya da Wistaria)türleri, 124 Murt (Bkz.) Mersin’ler Muşmula (Bkz.) Yenidünya ağacı Muz’lar: Musa türleri, 125 Mürver’ler: Sambucus türleri, 127 Nandina: Nandina domestica, 128 Nar’lar: Punica granatum, 129 Nehtel (Bkz.) Defne Okaliptüs’ler: Eucalyptustürle¬ri, 130 Onbirayçiçeği (Bkz.) Gelindu- vakları Orkideağaçları: Bauhinia tür¬leri, 131 Ormangülleri: Rhododendron türleri, 132 Ormansarmaşığı (Bkz.) Sarma¬şıklar Ortanca’lar: Hydrangea türleri, 133 Osmantuslar: Osmantus türle¬ri, 134 Osurukağacı (!) (Bkz.) Kokar- ağaç Oyaağacı: Lagerstroemia indica, 135 Oyaçiçeği (Bkz.) Oyaağacı Palmiyeler: Palmae türleri, 136 Pampaotları: Cortaderia tür-leri, 138 Papazkülahı: Papaztakkesi (Bkz.) Iğağacı Parmakçalısı (Bkz.) Kurtpen- çeleri Pavlovniya’lar: Paulowniatür¬leri, 139 Pençeçalısı (Bkz.) Kurtpençele- ri Perükeçalısı (Bkz.) Dumanağaç- ları Pieris’ler: Pieris (Andromeda) türleri, 140 Pitosporum’lar: Pittosporum türleri, 141 Porsuk’lar: Taxus türleri, 142 Puroagacı (Bkz.) Katalpa’lar Pürekeçalısı (Bkz.) Duman- ağaçları Pürem (Bkz.) Funda’lar Ruskus (Bkz.) Tavşankirazları Saatçiçegi (Bkz.) Çarkıfelekler Sakızağaçları: Pistachia türleri, 143 Salkımağaçları: Robinia türleri, 144 Sarıçalı (Bkz.) Kadmtuzlukları Sarıkantaron (Bkz.) Kantaron’ lar Sarısalkımlar: Laburnum türle¬ri, 146 Sarmaşıklar: Hedera türleri, 147 Sazakağacı (Bkz.) Mersin’ler Sedirağaçları: Cedrus türleri, 148 Serviler (ya da Selvi’ler): Cuppressus, Chamaecyparis, Cuppressoparis türleri, 149 Sığla (veya Sığala) ağaçları (Bkz.) Günnükağacı Sıtmaağacı (Bkz.) Okaliptüsler Sikas: Cycas revoluta, 150 Skimmiya’lar: Skimmia türleri, 151 Sofora’lar: Sophora türleri, 152 Söğüt’ler: Salixtürleri, 153 Sulfataağacı (Bkz.) Okaliptüs’ ler Sumaklar (ya da Somak’lar): Rhus türleri, 155 Süpürgeçalısı: Calluna vulgaris, 156 Süpürgeotu (Bkz.) Funda’lar Şakayıklar: Paeonia türleri, 157 Şeftali ağacı: Prunuspersica, 158 Şimşirler: Buxustürleri, 159 Taflanlar: Prunus ve Euonymus türleri, 160 Tatula bitkileri: Datura (Brug- mansia) türleri, 161 Tavşanelması (Bkz.) Ateşdiken- leri Tavşankirazları: Ruscus türleri, 162 Tavşanmemesi (Bkz.) Tavşan- kirazları Tehnel (Bkz.) Defne Tereyağıarmudu ağacı (Bkz.) Avokado ağacı Tespihağacı: Melia azedarach, 163 Trabzonhurması ağacı: Diospy- ros kaki, 165 Turunçağacı: Citrus aurantium, 166 Üvezler: Sorbus türleri, 168 Üzüm asmaları: Vitis türleri, 169 Yabani gül: Rosa canina, 73 Yalancıakasyalar (Bkz.) Salkım- ağaçları Yalancıhurma (Bkz.) Feniks Yalancı karabiber ağaçları: Schinus türleri, 171 Yalancı sagu palmiyesi (Bkz.) Sikas Yalancıyasemin (Bkz.) Filba¬harlar Yaseminler: Jasminum türleri, 172 Yemişen (Bkz.) Alıçlar Yenidünya ağacı: Eriobotrya japonica, 173 Yıldızyaseminleri: Trachelosper- mum (ya da Rhyncospermum) türleri, 174 Yukka’lar (Bkz.) Avize bitkileri Zakkum: Nerium oleander, 175 Zelkovalar: Zelkova türleri, 176 Zeytin ağacı: Olea europea, 178




Fikus Elastika Var. Dekora Kauçuk

Fikus Elastika Var. Dekora Kauçuk  Salonlarda yetiştirilen türleri olan çok güzel bir camekân bitkisidir. Çiçek Fukus. Elastica 15 ve 30 cm. uzunluğundaki kalın ve parlak yaprakları ile dekorasyon için ideal olup, normal şartlarda uzun büyür. Diğer türlerle birlikte yetiştirilerek güzel bir arranjman yapılabilir. Fukus. Lyrata da diğer bir türdür. Bütün bu türlerin hepsinin yetiştirilmesi kolaydır ve büyüdükçe, zengin kumlu ve özlü toprak bulunan daha geniş saksılara alınırlar. Mart ayından Ekim ayma kadar, büyümeye yardımcı olmak ve yaprak temizliğini sağlamak üzere yağmur şeklinde su verilmelidir, iyi bir büyüme yapabilmek için kışın ısı en az 18-20 derece olmalıdır. Yazın ısı ve nemli atmosferde güzel gelişir.Çiçekçi




Euphorbıa Pulcherıma Poinsettia Atatürk Çiçeği

 (Poinsettia) Atatürk Çiçeği Yeni yılda, parlak kırmızı ve göz alıcı çiçekler veren poinsettia Aralık ayında da şahane bir görünüştedir. Sıcak camekânlarda kolayca yetişebilir. Bu bitki ülkemize Cumhuriyetin ilânında gelmiş ve tanınmış olduğundan Atatürk çiçeği olarak da isimlendirilmiştir. Haziran ayında satın alınan genç bitki, John Innes kompostosu bulunan 10-12 cm. çaplı saksılarda ve camekânlar için de muhafaza edilirler. Büyüme döneminde toprağının kurumamasına dikkat edilerek sulama yapılmalıdır. Bitki aydınlık yerlere konmalı fakat güneşin kuvvetli geldiği zamanlar gölgelik yapılarak korunmalıdır.Çiçek Bitki sapının tepe kısmında kırmızı renkli, burgulu çiçek kısmı gelişmeye başlayınca, geceleri ısı 20-22 derece olmalı, olgunlaşma döneminde ise çiçeklerin uzun ömürlü olması için hafif serin bir ortam olmalıdır. Çiçekler solunca toprağın kurumasına müsaade edilen bitkinin dinlenme devresine girmesi sağlanır. Mart ayında, sap kısmı 1/3 oranında kesilerek su yeniden verilir. Bir müddet sonra yeni filizler görünür ve bunlar çelik olarak kullanılırlar. Adi kum karışımlı komposto içinde çabucak köklenen çelikler 7,5 cm. ve içinde kum bulunan saksılara dikilirler. Bitkinin kesilen yerlerine ise kömür tozu sürülerek öz suyun akmaması ve yaraların çabuk iyileşmesi sağlanır.Çiçekçi




Euphorbıa Fulgens Çiçeği Japon Kaktüsü

EUPHORBIA MÎLlt Japon Kaktüsü Dallarının ucundaki  Çiçek kılçığa benzer dikenleri ve yaralandığı zaman, etli olduğu için salgıladığı zehir ihtiva eden beyaz sıvı ile kaktüsleri andırır. Güneşli ve hafif ısıtılmış yerlerde, normal ısıdaki yerlerden daha fazla çiçek verirler, ve yılın büyük bir kısmında bu çiçeklerini korurlar. Kırmızı ve küçük çiçekleri ise bitkiye çok değişik, güzel bir görünüş kazandırır. Bazı hallerde bitkinin yeşil yaprakları sarararak düşer. Bu zamanda dinlenmeye terkedilerek sulama ve gübreleme çok seyrekleştirilir. Altı hafta sonra yeşil tomurcuk ve küçük yapraklar meydana gelerek geliştiklerinde sulama ve gübrelemeye yeniden başlanır. Sulamada ılık su kullanılmalıdır. Saksı değişimi, yeni büyüme başladığı zaman yapılmalıdır. Normal saksı harcı kullanılırsa da özel kaktüs toprağı kullanmak başarılı bir yetiştirmeyi garanti eder. Çelikle yapılan çoğaltmada 10 cm. lik genç filizler kullanılır. Bu filizler, kumlu toprak bulunan saksılarda köklendirüirler.Çiçekçi 




Euphorbıa Fulgens Çiçeği

Euphorbıa Fulgens Çiçeği Dar yaprakları, uç taraflarındaki top halinde açan portakal renkli çiçekleri ile, fazla yetiştirilmeyen bir ev bitkisidir. Büyümesi kolay olmamakla birlikte bir parça dikkat ve ihtimam sonucu, kışın gelişen bol miktarda çiçek alınabilir. Ve ilgi çekici yaprakları ile güzel bir ev bitkisi elde edilebilir. Bilhassa kış mevsiminde bitki bol miktarda güneşe ihtiyaç duyar, ayrıca saksı toprağı nemli tutulmalı ve bitkiye çok zararlı olduğu için soğuk su da, verilmemelidir. Çiçeklenmeden sonraki dinlenme devresinde kasa içine konan bitki, yapraklarını döker, ilkbahardan önce de hayatiyet kazanması için bakım yapılır. Eski saksısından alınan Çiçek sarsıtılarak köklerinden ayrılarak yeni saksı kompostosu bulunan saksıya konur. 25-30 cm. uzunluğundaki dalları buda-narak saksısı, normal ısıtılmış ve güneşli camekânlara yerleştirilir. Bu arada bitki saksıya alınırken saksı dibine kiremit parçaları konmalıdır. Yazın saksısı ile toprağa daldırılan bitki Ekim ayından önce içeri alınmalıdır. Çoğaltılması ise ilk-baharın ilk günlerinde genç sürgünlerden alman çeliklerle olur.Çiçekçi 




Halandırma Ve İhtimamlı Bakaımı

Halandırma Ve İhtimamlı Bakaımı insanlar gibi Çiçek bitkilerin de havalandırılmaya ihtiyaçları olduğu bir gerçektir, içerde yetiştirilen Çiçek bitkiler hava akımı ve şiddetli rüzgârdan zarar görmemek şartıyla temiz havada başarılı olarak yetiştirilebilir. Hava akımını temin için vantilâsyon tertibatı Çiçek  bitkiler için gerekli bir yoldur. Bitki yetiştiriciliğinde temizlik çok önemlidir, pis ve tozlu yerlerde bulunan bitkilerin yapraklarının üzerindeki çok küçük gözenekler tıkanır. Bitki sistemi bu nedenle fonksiyonunu yapamaz, bunun için bitkiyi ince kıl veya yumuşak fırça veya bezlerle fırçalamalı, tozlanma şartlarına göre her hafta veya iki üç haftada bu işlem tekrarlanmalıdır. Püskürtme metodu ile su ve nem temini bitkilerin temiz ve canlı kalmasını sağlar, bununla birlikte dip ve üst yaprakların geniş yüzeyleri de temizlenmelidir. Muntazam bir şekilde ve fazla olmamak şartıyla gübre verilmeli, aksi halde bitkinin bodur kalma tehlikesi belirir. Bu arada tam tertipli sıvı gübreler hazır paketlerindeki tarif-lerine uygun şekilde kullanılabilir. Bitkileri hastalıktan korumak için çalı diplerini, bilhassa ev ve ev içini ilâçlamalıdır, Eğer aerosol kullanılıyorsa bitkiler en az 150 cm. uzakta bulunmalıdır, aksi halde yapraklar zarar görebilir. Dışardan alman bitkiler de küçük aphids, thrips gibi zararlılar taşımadıkları anlaşılmak için kontrol edilmelidir, aksi halde yaprakları sıhhatsiz ve değişik renkte, çizgi ve damarlı olur. Bitkide herhangi bir hastalık belirtisi gözükürse malathion, lindane, aramite veya pyrethrum, ihtiva eden ilâçlar kullanılır. Zayıf ve çürümüş yapraklar genellikle mildiyö hastalığına sebep olurlar, küflenme, bozulma, çürümeler olur. Hastalıklı kısımları ortadan kaldırmalı ve bitkiyi toz ve kimyevi ilâçlarla tedavi etmelidir. Bu arada sulamayı kesmeli ve bitkiyi kuru tutmalıdır. Eğer çok fazla çürümüşse saksısı ile birlikte imha etmelidir. Bitkiye çok dikkatli bir bakım tatbik etmeli, bilhassa fazla sulama ve fazla ısı, durgun bozulmuş havanın zararlı olabileceğini unutmamalıdır. Tohum atma işleminde, tohum paketlerindeki tarife uygulanır, tohum karışımı toprak veya kum karışımı ile hazırlanıp, daha sonra da aralıklı olarak atılmalıdır.Çiçekçi




Çiçek, insanların manevî kaynagı

Çiçek, insanların manevî ve estetik hislerinin kaynağı, sevgi ve inceliklerinin en güzel bir sembolüdür. Tarihte ilk kez Türk’lerde karşı cinse olan hayranlığın ve sevginin ifadesi olarak Çiçek kullanılmış ve gönderilmiştir. Bu zarif davranış daha sonra bütün dünyaya yayılmıştır. Bilhassa 15 ve 18. yüzyıllarda Osmanlı imparatorluğu devrinde çiçek zevki çok yaygın bir hal almış, lâle gibi zarif bir çiçeğin adı ile anılan (Lâle devri) tarih sayfalarına geç-miştir. Bu devirde, dünyanın en güzel ve zarif lâleleri İstanbul’da yetiştirilmiş, bir Lâle Soğanı 500 ile 1000 altın arasında satılarak büyük değer kazanmıştır. Ayrıca, lâlenin yanında gül, karanfil, sümbül ve zambak gibi Çiçekler de yetiştirilmiştir. Karanfil ve lâle motifleri bulunan, dünyanın en nadide çinileri de yine Osmanlı imparatorluğu devrinde meydana getirilmiştir. Bu dönemde, şairler sevgililerinin yanaklarını güle, saçlarım sümbüle benzeterek, zamanımıza kadar gelen çok güzel şiirler yazmışlar, müzisyenler ise besteler yapmışlardır. Zamanımızda ise, büyük şehirlerdeki nüfus yoğunluğu ve yer darlığı nedeni ile blok apartman katlarında oturma zo runluğu doğmuş, insanlar tabiattan uzak kalmışlardır. Böyle durumlarda, katlarda yapılan camekânlarda yetiştirilen veya sadece saksılarda büyütülen çiçeklerle, tabiata olan ih-tiyaç az da olsa giderilebilmiştir. Bunun yanısıra yeri müsait olan mülk sahipleri; yalı, köşk, apartman ve evlerinin önüne ve arkasına küçük de olsa bir bahçe yapmaya gayret et-mektedirler ve bu herkesçe bilinmektedir. Eski bir evin penceresinde dahi bir kaç saksı çiçek görmek mümkündür. Bütün bunlar göstermektedir ki: Hangi yer ve şartta olursa olsun, büyük veya küçük herkesin tabiata ve onun ürünlerinin en güzeli olan çiçeğe karşı daimi bir hayranlığı vardır. Ancak, içeride yetiştirilen çiçeklerden her birinin ayrı bir bakıma ihtiyaçları vardır. Hepsinin çoğaltma, sulama, te-mizleme ve hastalıklarını tedavi metodları ayrıdır. Bu nedenle, Hollanda ve îngilterede yapılan iki yıllık bir ihtisas ve diğer kaynaklardan da faydalanılması sonucunda meydana getirilen bu kitapta, yukardaki sorunların halli bu-lunmaktadır. Yüzden fazla çiçek çeşidinin bakımı ve hastalıkları ile mücadele yolları, en son teknik araştırmalardan yararlanılarak izah edilmiştir. Ayrıca her çiçeğin bir resmi bulunmaktadır. Bakım ve mücadele yolları çok basit ve herkesin evinde rahatça tatbik edebileceği şekildedir. Bütün Çiçek meraklılarının yararlanması için çaba sarf edilmiştir.




çiçekçi,çiçek buketi,gül,orkide,arajman

 

İlgili resim

Lâlenin Tarihçesi

Çiçek, yıllar boyunca dünyanın her yerinde duyguların anlatılmasında en güzel

sembol olmuş, yaşamın zorluklarını, streslerini törpüleyen, sinirsel gerilimleri
azaltan bir araç olarak günlük yaşamımızda yer almıştır.

Soğanlı ve otsu bir bitki olan lale çiçeğinin asıl vatanının Orta Asya olduğu ve
Türkler tarafından Anadolu’ya getirildiği sanılmaktadır. Anadolu’da 12.yüzyıldan
itibaren el sanatlarında süsleme motifi olarak kullanılmaya başlayan laleyi,
şiirlerinde kullanan ilk şair de Mevlana Celaleddin-i Rumi olmuştur. Divan ve
rubailerin de lale ile ilgili pek çok mısra bulunmaktadır.

Şehriyara buldı alem devletinde itidal 
Lalelerle geldi bağa başka bir hüsnü cemal 
Ruz-ü şeb kılmak da gülşen lutf-ı teşrifin hayal 
Lale faslı iyd hengamı bahar eyyamıdır 

Nedim 

Laleli

Lalelim 
Lalelide oturur 
Laleli, lale olur lalelimden

Laleliden gecilir 
Lalelimden gecilmez!

Orhan Murat Arıburnu




Çok Yıllık Bahçe Çiçekleri

Çok Yıllık Bahçe Çiçekleri  Çok yıllık bahçe çiçek, dikilişten sonra uzun yıllar varlıklarını sürdürebilen, kışın toprak üstü kısımları kurusa bile, kökleri canlı kalan ve ilkbaharda tekrar süren Çiçekdir. Erken ilkbahardan geç sonbahara kadar çeşitli renklerde ve değişik aylarda açan çok sayıda tür ve formları vardır. Genellikle sade görünüşlü, küçük ve bol çiçeklidirler. Bununla birlikte, büyük, yalınkat ve katmerli, gösterişli çiçek açan örnekleri de bulunmaktadır. Park ve bahçe düzenle (Achillea millefolium) 30-60 cm. boylanır. Sürgünleri dikine büyür, veya yerde yayılır. Yaprakları gümüşi yeşil, küçük ve tüysüz dizilişte yaprakçıklardan oluşur. Haziran-ağustos süresince açan kırmızı, pembe ve beyaz formları vardır. mesinde en çok yararlanılan bitkilerdir. Sayılarının fazla ve çiçek renklerinin pek değişik olması, yeşil alan plâncısına istediği yerde, istediği renkte ve istediği anda çiçeklenen bir düzenleme kolaylığı sağlar. Tek çeşitli veya karışık gruplar oluşturma yanında, arzuya göre tek çeşitten bordürler de düzenlenebilir. Çok yıllık çiçekler, çevre koşullarına dayanıklıdır, üretim ve bakımları kolaydır. Başlıca çok yıllık çiçekler şunlardır: Arapsaçı çok dayanıklı bir bitkidir. Kurak ve güneşli ortamda, geçirgen toprakta iyi yetişir, üretim kökten ayırma veya yeşil çelikledir. Dikitn mevsimi erken ilkbahardır. Karışık bahçe bordürle- rin oluşturulmasına uygundur. Çiçekçi 




Mart Ayında Çiçekçinin Hali

Mart Ayında Çiçekçinin Hali çok perişan çiçekçi esnafı mart ayı boyünca çiçekleri ve gülleri inanılmz pahalı fiatlara satın aldılar canlı bombalar yüzünden esnafın elinde kaldı çiçek ve güller eğer piyasalar böyle devam ederse bir çok çiçekçi iflas edeçek




14 Mart Tıp Bayramı Çiçek Çiçekçi

14 Mart  2005 Tarihde Tıp Bayramı  ilk kez  1. Dünya savaşı sonunda  İstanbul'un işgal edildiği günlerde, yabancı işgal kuvvetlerine karşı tıp öğrencilerinin bir tepkisi olarak 1919 yılında kutlandı. Günümüze kadar gelen bu 14 Mart kutlamaları, artık içinde bulunduğu haftayı da kapsayacak şekilde Sağlık Haftası olarak kutlanıyor Tıbbın ilk insanla birlikte başladığı söylense de, genelde kabul görmüş olan ilk tıp büyüğü Aesculapius'dur. Kendisinden ilk kez İlyada'da Homeros bahsetmiştir Çağır Asklepios oğlunu, kusursuz hekimi” demektedir. Önce Zeus'un gazabıyla yıldırım çarpmasıyla öldürülen Asklepios daha sonra yine Zeus tarafından tıp tanrısı olarak ilan edilir. Tıp amblemlerinde yer eden, temeli doğu kültürüne dayanan ve tarihi M.Ö. 3000' lere uzanan yılan figürü de, Asklepios ve O'nun asası ile bütünleşmiştir. Hatta Asklepios sözcüğünün grekçe  Askalabos  sözcüğünden geldiği söylenir ki, bu da yılan anlamına gelir. Ve Asklepios'un şifa veren gücünü yılandan aldığı, halkın da adaklarını Asklepios'a değil de bu yılana sunduğu söylenir. Öyle ya da böyle, yılanlı asası ile Asklepios tıp tarihinin önemli dönemeçlerinden birini tutan bir sembol olarak yerini almıştır.




8 mart dünya kadınlar günü,kadınlar günü,kırmızı beyaz ve pembe karanfil, Karanfil Aranjmanı

8

Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" kutlanmaya devam ediliyor




Çiçekçi Esnafı Kan Ağlıyor

Çiçekçi Esnafı 14 Şubat Sevgililer Günü Dolayısıyla Almış Olduğu Çiçekleri Esnafın Ellinde Kalarak Esnaf Zarar Etti Çiçekçilerin Bir Çoğu Bu Zarardan Dolayı Kepenk İndirdi  Önümüdeki Günlerde Diğer Esnafımızda İşleri. Açılmassa İşlerini Kaybedecekler




çiçek, çiçek gönder, çiçek siparişi, Kalpte Kırmızı Gül, istanbul çiçek, ankara çiçek, izmir çiçek

Kardelen ve hercai birbirini seven iki çiçektir. Bir gün bu iki çiçek aralarında kavilleşirler. Birbirlerine olan sevgilerini doyasıya yaşayabilmek için hiçbir çiçeğin açmaya cesaret edemediği kış ve karlı bir mevsimde açacaklardır. Söz verirler birbirlerine. Kış mevsimi gelir. Kardelen karlı bir kış mevsiminde karları delip çıkar. Ancak etrafta hercai yoktur. Hercai ahde vefa göstermeyip kardeleni yarı yolda bırakmıştır. Bu duruma çok üzülür kardelen ve boynunu eğer. O gündür bu gündür, bu asil çiçek, kış aylarının sona yaklaştığı mevsimde karların erimeye yüz tuttuğu dönemlerde açar ve eriyen karlarla arkadaşlık eder.”

Kardelenler eksi 15 derece soğukta yaşayabilen ve çiçek açabilen en dayanıklı çiçeklerdendir. İlaç yapımında son derece değerli bir ham madde kaynağıdır.

Kardelene sormuşlar bütün çiçekler sıradan yerlerde açıp insanlara yakın dururken, Sen neden böyle yüksek dağlarda ve özellikle uçurum kenarlarında açarsın demişler. Kardelen şöyle cevap vermiş; “gülü seven dikenine, menekşeyi seven rengine, beni seven ölümü göze alır demiş.”




14 Şubat Sevgililer Günü Özel

Sevgililer günü her yıl şubat ayının 14'ünde kutlanan ve geçmişi çok eskiye dayanan özel bir gündür.Aziz Valentin Sevgililer gününün kuşkusuz en güzel yanı eş sevgililerin birbirlerine olan aşklarını pekiştirmelerine ve birbirilerine duydukları sevgilerinin temellerini sağlamlaştırabilmelerine vesile lerinolmasıdır. ciceksatis bu yıl da biricik sevdiğinizi çok mutlu edecek yüzlerce ürün seçeneği ile bir tık uzağınızda.wwwcicekstis.com çiçeğin sanatla buluştuğu adres sevgilinizin kalbini yeniden fethetmenin en kolay yolu!




Özel Günler ve Hediyeleşme

Özel günler, Güzel günler;

 

Mutlulukların paylaşıldığı, sevinçlerin sevgilerin ortak olduğu günler. Bu günlerde insanlar bir arada olmak, birlikte birşeyleri paylaşmak ve sevgilerini tazelemek isterler.

Mutluluğu ve sevgiyi artırmanın yolu da hediyeleşmekten geçer. Hediyenin yolu da ciceksatis.com dan geçer.

sevgiler daim olsun.




14 Şubat Sevgililer Gününe Yalın Bir Bakış

14 Şubat Sevgililer Günü, insanların sevgiyi kartlar, çiçekler, çikolata ya da sevgi mesajları yollayarak gösterme fırsatı buldukları bir gün.

Sevgilim yok, aşk yok, sevgiliye ihtiyacım yok, sevmem öyle 14 şubat falanı, ama yine de olsa iyi olmazmı? Sevdiğine bir hediye, bir çiçek, bir güzel söz iyi olmaz  mı?

Yada sevdiğinden bunları beklemek tabi ki herkesin hakkı. Bir bayram gibi, bir özel gün gibi, iple çekilen, özlemle beklenen bir gün.

Sevdiğini ifade edebilmek, sevildiğini tekrar duyabilmek; kime ne sakıncası var.

Bu gün 14 Şubat olmaz da 24 Mayıs olur, ya da 18 Ekim, ne farkeder. Önemli olan Sevgiyi saklamadan gizlemeden hakedene iletmek. Ama bir hediyeyle, ama bir çiçekle..

Kutlu olsun.




14 Şubat Sevgililer Günü

14 Şubat Sevgililer Günü Eşiniz ya da sevgiliniz için bugün güzel ve anlamlı bir günü yaşamasını istiyorsunuz ama arada mesafeler olduğu için, kuru bir telefon yerine ne yapacağınız konusunda sıkıntınız mı var ? Sizde yüzyıllardır kullanılan ve kadınları her zaman memnun eden çiçeklerin gücünü kullanabilir ve harika çiçekleri gönderebilirsiniz. Üstelik artık çiçek gönder için, çiçekçi aramanıza gerek olmadan, direk olarak www.ciceksatis.com sitesine girerek, yılın her döneminde, aynı fiyatlara ve aynı gün içerisinde teslimat yaptırabilirsiniz. Böylelikle çiçek göndermenin ve güzelliklerini yaşamanın, fırsatlarını değerlendireceksiniz.




kırmızı gül,sevgiliye gül,gül buketi,

Aşk ve Sadakatin simgesi. 




On Dört Şubat Sevgililer Günü

On Dört Şubat Sevgililer Günü Güzel Çiçekler arasında, en özel ve anlamlı olanlarını seçerek, bunları sevdiklerinize göndermek sadece bir kaç dakikanızı alacaktır. Öte yandan sizin seçmiş olduğunuz çiçekler, tazeliğini koruyarak ve birebir aynı aranjman ile sevdiklerinize aynı gün, istediğiniz saatler içerisinde teslim edilecektir. Sonuçta artık Çiçek gönder için, sizde imkanları dolu dolu kullanabileceğiniz ve internettin en iyi Çiçekçi adresi olan www.ciceksatis.com firmasını tercih etmiş olacaksınız. Böylelikle Çiçek ile mutluluğu yaşamak hayal değil, gerçek olacaktır.




Yeni Çiçek kampanyalarımızı bekleyin. Çok yakında.

Yeni Çiçek kampanyalarımızı bekleyin. Çok yakında çok özel kampanyalarımızla geliyoruz.




Ciceksatis Sevgililer Günü Kampanyası

 
Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500'lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960'larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.Çiçek
 
Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500'lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960'larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.
 
Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500'lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960'larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.Çiçek
 
Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500'lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960'larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.
 
Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500'lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960'larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.
 
Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500'lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960'larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.
 
Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500'lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960'larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.