MANİSA LÂLESİ ÇİÇEĞİ ArtĞmone

Manisa lâlesi, Paskalya çiçeği ve Numan şakayıkı adlariyle tanınmış olan (Anemon) Doğunun en bol soğanlı çiçeklerindendir. Bunlar Girit lâleleriyle (Rononkül) birlikte lâle devrinde Sünbül ve lâle bahçelerinde Türk tarzında süslenmiş olan bölmelerde kullanılmıştır. Manisa, İzmir, Aydın ve Denizi illerinin ovalarında Allah vergisi biterek bolca yetişmektedir. Renkleri, güzelliği, güneşin tesiri altında renkleşmesi ve özellikle çeşitlerinin çokluğu dolayısiyle bu çiçekler pek çok rağbet bulmuştur. Son yirmi yıl içinde Avrupada pek çok yeni çeşidi elde edilmiştir. Elliye yakın çeşitleri arasında yetiştirdiğimiz güzel cinsleri ayırarak bunlardan bir liste sıralıyoruz: Manisa Lâlesi (Anemon) 1 — Kaen cinsi: Eu cinsin katmerli ve katmersiz çeşitleri vardır. Çiçekleri büyük ve renkleri pek değişiktir. Sapları uzun ve kalındır. 2 — Fiorist cinsi: Bu cinslerin de katmerli ve katmersiz çeşitleri ve her ikisinin renkli çiçeklere sahip yirmi beş kadar çeşitleri vardır. S — Rozet cinsi: Çiçekleri katmerli, dışardaki tüveycin rengi beyaz pembe ve ortası tamamen et renginde olup yavaş yavaş beyazlaşır. Katmersiz çeşidi yoktur. 4 — Ekiatant: Çiçekleri katmersiz ve kırmızı parlak renktedir. Turfanda çiçek açtığından makbuldür. Şubat’tan Ni- san'a kadar devamlı olarak görülür. Katmerli çeşidi daha çoktur. 5 —- Krizantem çiçekli cinsi: Değişik cinsleri arasında en zarif çeşitlere sahip olan bu cinsin çiçekleri Kasım ve Saray- patiarına benzer. Çiçekleri renkçe zengin ve şekilce sevimlidir. Ekserisi katmerlidir. Bol çiçek açarlar. 6 — Sen Brijit cinsi: Bu cinsi Krizantem çiçekli cinsine benzer. Renkleri daha parlak, çiçekleri daha büyük ve tüveye- leri daha uzun ve seyrekçedir. Diğer çeşitlerinden daha çok ve daha devamlı olarak görünür çeşitleri çoktur. 7 — Janponika cinsi: Çiçekleri pek büyük ve değişik renklidir. Bu cinsin en güzel çeşitleri şunlardır: Alis, Bote-Parfe, Jeant-Blanş, Honorin-Jober. Monroz, Ren-Şarlot, Roze, Süperba. Bunların çiçeklerinin katmerli ve katmersizi vardır. Soğanları saksıda pek güzel yetiştiği gibi bölmelerin göbeklerine ve özellikle yalnız bu çiçeklerden veya Lâle, Sümbül, Girit lâlesi, Zerrin, Fulya ve başkaları ile karışık kenar bölmelerine veya çimenlerin her tarafına serpilmiş bir şekilde dikilerek bahçeler süslenir. Gübreli ve kuvvetli topraktan hoşlanır, her bir soğan 5-10 çiçek açar. Çiçeklerin sapı uzun ve dayanıklıdır. Demet yapımında çoklukla kullanılır Yetiştirilmesi: Bu çiçeğin soğanı siyah renkte bir pençedir. Bu pençenin her bir parçası ayrıca bir fidan yetiştirir. Eylül sonunda gayet iyi işlenerek yumuşatılmış ve çürütülmüş eski gübre (beygir gübresi) ile gübrelenmiş, hazırlanmış tarlalara 8-10 santimetre derinliğinde ve 15-25 santimetre aralıkla pençeler dikilir. Hcıva kurak ise 1-2 defa sulanır. Fidanlar lâyikiyle yetişmeye başladığında aralarında ortaya çıkacak otlar çapaianarak temizlenir. Hava soğuk ve don yaparsa ilerisini düşünerek bu fidanların aralarına ve üzerlerine samanla karışık kurumuş yaprak koymalıdır. Bu şekilde dikilen pençe Marttan başlayarak ve şayet güneşe karşı ve soğuk rüzgârlardan korunmuş bir tarafa dikilmiş iseler, Şubattan Mayısa kadar görünürler. Bu şekilde en iyi bir usuldür. Çünkü hem pençeler kuvvetli olur, hem de bol ve kuvvetli çiçek verirler. Bununla beraber, pençeleri Martta ve Haziranda da dikmek mümkündür. Ancak bunların verecekleri çiçekler zayıf ve gösterişsiz olurlar. Pençelerin parçalarından da fidan yetiştirmek mümkündür. Fakat bunları kasalara dikmeli ki, ziyan olmasınlar. Bu parçalar tía ayni şekilde dikilirse de, bunların güzel ve kuvvetli çiçek açması için bir yıl beklemek lâzımdır. Yani birinci yıl çiçek verilirse de hem adedi az hem de zayıftır. Tohuma gelince, tohumla fidan yetiştirmek kolaydır. Hangi çiçekler beğenilirse onlara işaret koyman ve pamuk gibi lifli olan tohumları tamamiyle kuruyunca rüzgârdan uçmalarına meydan vermeden toplayarak Martta üç numaralı toprak harcını taşıyan kasalara seyrek oiarak ekmeiidir. Tohumları ince kumla ufalayıp liflerden ayırmak kolaydır. Ekilen tohumlar lüzum görüldükçe sulanır. Bunlardan tazıları küçük küçük çiçekler bile açarlar. Temmuz veya Ağustosta yapraklar kuruduktan sonra pençeler topraktan çıkarılarak serin ve nemsiz bir yerde torbab içinde saklanır, diğer pençeler gibi bölmelere dikilir. Bütün pençeleri her yıl yaprakları kuruduktan sonra topraktan çıkarmak lâzımdır. Saksı ve kasalar içinde pencere ve balkonları süslemekte de kullanılır.