GLADIOLİ Glayör çiçeği

GLADIOLİ Glayör çiçeği Glayör, ekildiği her bahçe ye daha çok güzelleştiren ve çok renkli çiçekleri ile önem kazanan bir bitkidir. Kolay yetiştirilen çiçeklerden olup kesme çiçekçilikte ve deko¬rasyon için de aynı önemi ta şır. Glayör yetiştiriciliği es¬ki Yunan devirlerine ait olup, 1596 yılında da Ingiliz adaların¬da yetiştirilmiştir. Yabani olarak 150 türe ayrılmış, bu türle¬rin birçoğu Afrika?dan, Batı Asya?dan ve Avrupa?dan elde edilmiştir. Bu gün için modern usullerle yetiştirilen ve dayanıklılığı bakımından yabani türe benzeyen birkaç tür mevcuttur. Bu türler iyi gelişme ve yavrulama bakımından önemlidir. Büyük Çiçekli Glayör Çok sevilen bir tip olup sonbaharda iri çiçekler yapar. Bu çiçekler 10-12 cm. uzunluğunda sağlam bir sap üzerinde birbirine yakın ve simetrik bir şekilde sıralanmışlardır. 90 cm. ve 150 cm. kadar yükselirler. Primulinus Hybrid Sonbaharda çiçeklenen ve iç dekorasyonda kullanılan bir bitkidir. Büyük çiçekli primulinus türü 1902 yılında Zambezi  nehri kenarlarında yetiştirilmiştir. Bu tür çok hafif ve büyük çiçeklerden daha zarif görünüşlü olup kokuları da daha faz¬ladır. Diğer bir özelliği de nergis ve ayçiçeğinde olduğu gibi çiçeklerini ince sap üzerinde yaygın bir şekilde bulundurma¬sıdır. Tepe çanak yaprakları kukulâta şeklinde olup çiçekle¬ri de oldukça farklı ölçüde ve genellikle 60 ve 100 cm. yüksek- liğindedir. Miniature Glayör Bu tip glayör sonbaharda çiçeklenir, ismindeki gibi kü¬çük olmayıp, nergis ve ayçiçeği gibi çiçekleri 5-7,5 cm. bü-yüklüğünde olup sapı da 75 ile 105 cm. yüksekliğindedir. Or¬ta çiçeklerin büyüklüğü çiçeğin büyük boylu olanından daha küçüktür. Sap yüksekliği ve enliliği fazla değildir. Minyatür türler cazip olup kabarık ve gösterişli taç yapraklara sahip¬tir. Butterfly Bu tür, minyatür tipten bir derece daha az kaliteli olmak¬la beraber, sonbaharda çiçeklenir ve çiçeklerinin büyüklüğü 8-10 cm. olup sapı da 75 ve 120 cm. kadar yükselebilir. Çok renkli güzel çiçekleri olup taç yaprakları genişleyip açılır ve yeniden sap üzerine yaklaşırlar. Özellikleri Glayör uzun ömürlü bitki olup gladiol hyzantinius?da bu türe dahil olup bir çok seneler zarar görmeden dayanabilir. Glayör yıldız ve patatese oranla ilk kırağı ve dondan çabuk müteessir olur. Glayör soğanla üretilir. Erken Çiçeklenen (Colvillei) ilkbaharda çiçek veren ve sapı 75 cm. yüksekliğinde olan ve küçük yıldız şeklinde çanak yaprağı taşıyan bir bitkidir. <Çiçek için camekânlarda yetiştirilir. Toprak Her tip toprakta yetişebilir fakat açık ve geniş yerlerde daha iyi gelişen derin toprağının üst kısmı bol miktarda hu¬mus ihtiva etmeli ve bulunduğu yerlerin güneşli olmasına dik¬kat edilmelidir. Kemik unu gibi organik gübreler, suni gübre¬lerden daha iyidir. Büyüme devresinde glayör kökleri için normal miktarda neme ihtiyaç vardır. Ayrıca toprağının süzek ve drenaja el¬verişli olması çok önemlidir. Aksi halde toprak ekşime ve asitlenme yaparak içi su dolar. Yer ve Mevkiin Seçilmesi Yerin hazırlanması diğer soğanlı bitkilerin hazırlığına çok benzer. Mümkün olduğu kadar dikimden evvel derin ola¬rak, toprak krizma yapılmalı ve çürümüş hayvan gübresini veya alt üst ederek kök kompostosu ve kemik unu gıdasını çapalama işleminden sonra toprağa vermelidir. Kışın toprak kireç bakımından yetersizse kireç atılmalı ve toprak üzerinde bir kaç cm. meselâ 3-5 cm. işlenmelidir. Eğer toprak ağırsa eski kurum artıkları verilmeli ve aym yıl içinde her ikisi birden (kireç ve kurum) kullanılmamalıdır Dikim Mart ayından Mayıs sonuna kadar dikilebilirse de doğ¬ru ekim bakımından esas mahalli şartlara dikkat edilmelidir. Hava ve toprak durumu da mühimdir. Eğer teşhir ve kesme çiçek için yetiştiriliyorsa o zaman glayör sıra halinde dikil¬melidir. El küreği veya tohum ekme aletleri ile delik açıp 35-40 cm. aralık ve 10-15 cm. derinlikte ağır toprağa soğanlar yerleştirilir. Glayör dekorasyon için dikiliyorsa halka, çember veya tepecik şeklinde 5-7 çiçek tomurcuğu olan soğan dikilir. F. 19 Gelişme ve Çoğalması Büyüme soğanın dikilmesinden hemen sonra başlar. Çi¬çek sapı hemen gözüktüğünden yeni tomurcuklanmalar esas sap üzerinde olur. Sadece tomurcuklarda veya soğanın üst tomurcuklarında ve aynı şekilde kök çevresindeki yara izle¬rinde de büyüme görülür. Eski soğanın üzerinde yeni kök sis¬temi ve yeni tomurcuklanma olur, bu arada kısa soğancık sap lan da esas yeni soğan etrafında salkım şeklinde bulunurlar. Çiçeklenmeden birkaç hafta sonra yapraklar kahverengi oluz? ve ölürler, yeni soğan tam olarak gelişir, eski soğan ise pörsüyüp formunu kaybeder. Yeni soğanlar eski soğanlara oranla daha büyük soğancıklar meydana getirirler. îlk mev¬simde çiçeğin uzun sapları bulunur. İkinci yılda ise çiçek miktarı fazladır. Tohumdan çoğaltmada bu yol takip edilerek yapılır, ilk yıl küçük soğanlar meydana gelir, fakat en az iki yıl çiçek yapmazlar. Glayör soğancıklardan büyüdüğünde ve bilhassa Bulbets tipinde renkler değişmeden meydana gelir, fakat tohumdan meydana gelen tiplerde ise renkler değişir, hatta tipleri bile başkalaşır. Çiçeklenme Mevsimi Çiçeklenme mevsimi varyetelere göre değişir, katalogla¬rın gösterdiğine göre çiçeklenme mevsimi; erken - mevsim ortası - geç çiçeklenme olarak üç kısma ayrılır. Varyeteler dikkatli seçilirse uzun çiçeklenme devresi sağlanır. Filiz Sürdürmek Filizlenmiş soğanlar normal zamanlarda ekilirse aynı varyeteden olan filizlenmemiş soğanlardan daha erken çiçek verirler. Glayörü erken filizlendirmek için, Şubat ve Mart ayından evvel kahverengi kabuğu çok dikkatli olarak soyu¬lup bir kap içinde ve sıcak camekânlardaki tezgâhlarda mu-hafaza etmelidir. Tomurcuklar şişerek büyümeye başlarlar ve goncalardaki filizler büyüyüp yükselmeye başlarlar. Herek Koymak Asma durumundaki büyük çiçekli tipler, herek konulma¬dıkça rüzgâr nedeniyle uçabilirler. Bitki teşhir gayesi ile di- kildiyse herek veya kamış kullanmak her sap için gereklidir. Her bitki için ayrı herek kullanılıyorsa ipin gelişmekte olan sap ortasında gevşek kalmasına ve sap etrafında kaymama¬sına dikkat edilmelidir. Glayörler sıra halinde dikildiyse ye¬ter miktardaki herek, aralıklı bir şekilde dikilmelidir. Genel¬likle bir çok glayör tipleri, için bilhassa primilinus hybridler için herek kullanılması gereksizdir. Sulama ve Beslenme Sulama, toprak drenaja müsait değilse gelişmeye engel olur ve böylelikle tehlikeli bir sonuç elde edilir. Toprak ger¬çekten çok kuru ise sulamaya Mayıs sonunda başlanır, bu arada bitki iyice sulanmalı ve suyun köke kadar ulaşması te¬min edilmelidir. Daha sonraki kurak havaların önemi yoktur. Glayör her 10-15 günde bir sulanmaya ihtiyaç gösterir. De¬korasyon veya kesme çiçekçilik için yetiştiriliyorsa ve toprak zengin olarak hazırlanmışsa ayrı bir beslenmeye ihtiyaç yok¬tur. Sergilenme gayesi ile yetiştiriliyorsa çiçek sapı gözük¬meden önce, yavaş tesir eden gıdalar, verilir. Kullanılan di¬ğer gıdalarından organik olmasına ve eğer toz halinde kullam- hyorsa iyi sulandırılmasına dikkat edilmeli, yumuşak ve ya¬vaş tesir eden gübreleri sık sık değil, 15 günde bir defa ver-melidir. Çiçek Kesim Zamanı Çiçeğin kesilme için en iyi zamanı dip çiçeğin yarım aç¬mış olduğu zamandır. Tamamı su içinde açar, petals (Çanak yaprak) m rüzgâr ve yağmurdan zarar görmemesine dikkat edilir. Çiçekler kesilirken çok dikkat edilmeli çünkü yeni so¬ğan yarı gelişmiş bir haldedir ve zarara uğrarsa yapraklar-daki gelişme ve büyüme için tehlike yaratırlar. Çiçekler çiçek sapı üzerinden 10-15 cm. (toprak yüzünden) yükseklikte ve dip kısmı yumuşak bir şekilde bir elle bükülerek kesilir. Uzun sap dişle koparılarak yaprak kımna zarar vermeden çekilir. Toplama ve Muhafaza Etmek Yumuşak kışlarda soğanlar toprak altında uzun müddet kalabilirler, fakat bu arada tehlikeyi de hesaba katmak ge-rekir. Sonbaharda büyüme durunca ve yapraklar kahveren¬giye dönüşerek yapraklanma durunca bitkiyi gayet dikkatli şekilde diğrenle kaldırmalı ve artan toprağı temizlemelidir. Yeni soğanın 1,5 cm. üzerinden, büyüyen kısımlar kesilmeli ve kuru, havalı (saksı gölgeliği veya camekân) gibi yerlerde bırakılarak iyice kurudukları zaman kırağı ve don tehlikesi olmayan havadar ve kuru yerlerde depo etmelidir. Kış esna¬sında ve ilkbahardan önce eski soğanın filizleri atılır ve te¬mizlenir, her safhada soğanların ayrı ayrı muhafaza edilme¬sine, varyete ve doğru isimlerinin kaybedilmemesine itina edilmelidir. Eski metodlarla yapılan toplama ve depolama gös termiştir ki, sap ve yaprakları temizlenip kuruyuncaya ka¬dar hastalıkların yayılmasına sebep olur. Hastalık ve Zararlılar Yaprakların bir veya ikisi büyüme devresinde vaktinden önce sararırlarsa bu gibi bitkilerin hastalığın bulaşmasına engeı olmak için söküp yakmalıdır. Glayöre zarar veren bir¬kaç haşare vardır. Eğer kökleri tahrip eden bir zararlı var¬sa soğanın bir tarafını keserek zarar verir. Bu durumda di-kimden birkaç hafta önce glayörlerin üzerinden dezenfekte yapmalıdır.