Aesculus türleri ATKESTANELERİ

At kestanesigiller familyasının örnek bit-kileridir. Yaygın olarak Kuzey Yarıkü- re’nin ılıman iklim kuşağında yetişen, kışın yapraklarını döken ve 25 kadar türü bulunan Aesculuscinsi, ağaç ya da çalı formundaki bitkilere Türkçe’mizde atkestanesi denmektedir. Eskiden soluğan (soluk darlığı) atlara tohumları ilaç olarak yedirildiği için bitkiye bu ad verilmiştir. En çok 20-30 m. kadar boylanabilen atkestanelerinin gövdesi düz, sık dallı tacı yassı olur. El biçiminde büyük parçalı, kenarları dişli, koyu yeşil renkli iri yaprakları vardır. Yaz aylarında açan pi-ramit biçimli dik ve düzensiz başak halindeki çiçekleri, bitkinin türlerine göre beyaz, sarı, pembe ya da kırmızı renklidir. Bu çiçekler sonbahara doğru olgunlaşınca kapsül du-rumunda, üzeri dikenli kalın kabuklu meyvelere dönüşür, iyice olgunlaşan meyvelerin kabuğu yarılır ve içinden 1-3 adet gene atkestanesi adı verilen tohumu düşer. Yaz bo- Atkestanesi yunca çok diri kalan ama sonbaharda kızarıp dökülen göz alıcı yaprakları ve büyük ba-şaklar oluşturarak açan gösterişli çiçekleriyle atkestaneleri etkileyici bir görüntü sergi ler. Ancak, atkestanelerinin ağaç olan türlerinin iyice gelişmesi için geniş ve açıklık bahçelere dikilmesi, gerekir. Atkestanesi ağaçları kent caddelerinde veya geniş bahçelerde gölge bitkisi olarak, ayrıca bahçelerde örnek vurgulama ağacı olarak yetiştirilir. Bu ağaç-lar, dikildiği ortamlara biraz yabanıl bir at-mosfer katar. İSTEKLERİ VE ÜRETİMİ Atkestaneleri bol güneşli ya da yarıgölge ortamları; suyu iyi akıntılı (süzek) ve nemli toprakları sever. Toprak tipi konusunda seçici değildir. Hava kirliliğine karşı dayanıklı olan atkestaneleri, budanmaya pek az gereksinim duyarlar. Bitkinin üretimi ilkbahar başında ekilen tohumlarıyla ya da köklenmiş piçlerinin alınarak soğuk yastıklara daldırıl-masıyla gerçekleştirilir.